Potter aleminde siyaset oyunları
J. K. Rowling'in eserlerinden Harry Potter dünyasının alt metinlerinde yatan gizli konular
ABONE OLJ.K. Rowling, “Ölüm Yadigârları” adlı son kitaptan tam 9 yıl sonra “The Cursed Child” adlı 8’inci Harry Potter macerasını kaleme aldı. Önce tiyatro oyunu olarak sahnelenen, 31 Temmuz’da okura sunulan kitap, ilk 3 günde 2 milyondan fazla sattı. Yeni öyküde kahramanımız, 3 çocuklu bir aile babası olarak karşımıza çıkıyor. Ama bugünün konusu yeni kitap değil, onu biraz daha bekleyeceğiz. Konumuz, birçok kişinin sandığından çok daha politik bir yazar olan Rowling’in Harry Potter kitaplarının alt metinlerinde neler anlattığı...
İnsanlığın bilmediği, şahit olmadığı bir hayat biçimi ya da sistemi hayal edecek yaratıcılıkta bir zihin yeryüzüne daha gelmedi. Bu yüzden bilimkurgu filmlerinde kostümler hep geçmişin şu veya bu zamanından fırlamış gibi duruyor, fantastik romanlarda olaylar insanların arasında hep yaşanan türden ilişkilerin hazırlayıcı unsurlarını ya da muhtemel sonuçlarını andırıyor. Kısacası tarih ezelden geleceğe galiba pek değişmiyor. Kimseyi harcamak istemem; bilimkurgu ya da fantastik gibi türlerde yazanların hayal güçlerinin kısır olduğunu ima etmiyorum. Jules Verne ve J.R.R. Tolkien varken kimse böyle bir şey iddia edemez. Ben sadece, bizimkine hiç benzemeyen bir dünyada geçse ve tamamen düş gücü ürünü olsa bile bütün sanat eserlerinin, aynı kaynaktan, yani insandan beslendiğini, bu dünyanın çözümsüz görünen sorunlarına cevap aradığını söylüyorum. Mesela J.K. Rowling’in Harry Potter romanları... Rowling’in tarihten, edebiyattan beslenerek yarattığı bu süper başarılı seri, çocuk kitaplarının sadece çocukların meselelerine odaklanması gerektiği yolundaki yerleşik önyargıyı radikal bir biçimde kırmıştı. En azından benim gözümde...