Nükleer saldırı bir savaştaki en tehlikeli saldırı türüdür. Ülkemizde çoğu insan tarafından 'savaş' halâ cepheye gidilip cesaretle kazanılan, yiğitliğin sahne aldığı bir oyun olarak görülüyor. Oysa teknolojinin gelişmesiyle birlikte soğuk savaş yıllarından bu yana olumsuz etkilere sahip olan silahlar güçlenmiştir. Böyle bir ortamda, nükleer saldırı en büyük tehdit olmuştur.
Nükleer bombanın asıl tesiri patladıktan sonra etrafa saçtığı uzun süreli tesirlerdir. Elbette aşağıda yer alan öneriler, kimseye %100 bir güvenlik sağlamaz ancak nükleer saldırının etkilerini azaltabilir. İşte,
NÜKLEER SALDIRIDAN KORUNMADA ANA PRENSİPLER
Nükleer infilakın kalıntı tesirleri, radyoaktif çürüme tamamlanıncaya kadar derece derece korunma zorunluluğu bulunan ve korunma kurallarına uymayanları öldürebilen kesin bir tehlikedir. Bu büyük tehlikeden korunmada üç ana prensip vardır.
1. Mesafe
Tehlikeden korunma durumunda bulunan canlı ile radyoaktif kaynak yahut radyoaktiviteli alan arasındaki mesafenin canlının korunması bakımından başlı başına rol oynadığı bilinmelidir. Radyoaktif kaynakla arasındaki uzaklık dört metre olan bir canlı bu kaynaktaki şiddetin üçte birinden, uzaklığı 7,5 metre olan canlı yarısından, uzaklığı 30 metre olan canlı ise dörtte üçünden korunmuştur.O halde serpinti sığınağı yapmak için seçilecek yerin; bir binadaki üst kat yerine bodrum, kenarda bulunan oda yerine ortadaki bir oda olmasına dikkat edilmelidir.