Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar
Pınar ERBAŞ / HT PAZAR

Hepimiz biliyoruz; polisin asli görevi toplumun huzur ve güvenliğini, kamu düzenini korumak. Demokrasilerin olmazsa olmazı toplumsal olaylarda göstericilerin ifade haklarını gerçekleştirmeleri için gerekli güvenli ortamı sağlamak, onları kollamakla da yükümlüler. Ancak bugün gelinen nokta farklı. Sokaklarda demokratik eylemler değil polis ve eylemciler arasında çatışma yaşanıyor. Son olarak İstanbul Okmeydanı’nda polis aracına molotof sallayan eylemciye, bu sebeple araçtan çıkıp havaya rastgele ateş açan polise tanık olduk. İpler iyice gerildi. Kaç can yitirdik. Ve işte Gezi’nin yıldönümü... Ortantısız güç kavramını kafamıza kazıyan o günden bu yana neler değişti? Toplumsal olaylara müdahale nasıl olmalı, neden aşırı güvenliğe ihtiyaç duyuluyor, polisle gösterici nasıl barışacak gibi pek çok meseleyi iç güvenlik uzmanı, Polis Akademisi Öğretim Görevlisi, sosyolog Prof. Dr. İbrahim Cerrah’la konuştuk.

Toplumsal olaylara müdahalelerde şiddet şart mıdır?

Aksine. Gösteriler; sivil toplumun yönetime karşı koyduğu muhalefet yöntemlerinden biri. Ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilir. Polis bu tür toplumsal olayları bir angarya ya da anormallik olarak göremez. Çünkü dünyada hiçbir yönetim, eleştirilmeyecek kadar mükemmel değil. Fakat tabii ki uygulamalar barışçıl yöntemler ve meşru sınırlar içerisinde kalmalı.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ