LEVENT ÖZÇELİK / HT CUMARTESİ
Londra her mevsim güzeldir ama yaz aylarında o dev parkların çimlerine uzanıp saatlerce dinlenmek, özgürce yürümek başka güzel. Geçtiğimiz mayıs ayında yağmurlu bir Londra gününde şehri bir uçtan diğer uca, daha doğrusu bir parktan diğerine geçerek tüm gün yürümüştüm. Bu kez bir hafta Londra’dayım. Aslında geliş sebebim World Class Dünya Barmenler Finali. Ancak onun detaylarını HT Pazar’da yazacağım. Önce 7 gün 7 gecelik taze Londra notları...
PARKIN İÇİNDE İKİ MÜTHİŞ DENEYİM
Gezecek çok yer, yürüyecek çok sokak var. İlk dört gün Regent Park’ın yanı başında diğer üç gün ise şehrin diğer tarafında Tower Bridge’in hemen yanı başında St. Katerine Dock’ın o kırmızı tuğlalı eski binalarından birinde, Cem’in teras katında kaldım. Hyde Park’taki Serpentine Galeri’de Marina Abramoviç ve Ed Atkins’in müthiş sergilerinden Thames kıyılarında Nothing Hill, Soho, China Town’a, başta Tower Bridge olmak üzere köprülerde yürüyüşlere bir haftalık keyifli bir Londra kaçamağı oldu anlayacağınız. Bu Londra seyahatimde en büyük keşfim ise London Tower ve Tower Sridge’in hemen yanı başındaki St. Katerine Dock. Londra içinde başka bir köşe... Küçük limana demirleyen tekneler, marinayı çevreleyen şık restoran ve kafeler... Şık ve sakin bir köşe oldu benim için St.Katerine Dock.