Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Ayşe ÖZEK KARASU/GAZETE HABERTÜRK-PAZAR

 

Olay dört yıl önce, Florida’daki bir inşaat projesiyle ilgili emlâk kralı Donald Trump’a açılan davada yaşanıyor. Proje yatmış, 8 milyon dolar yatıran müşteriler dava açmış. Trump’ın yeminli ifade verdiği oturumun orta yerinde davacı tarafın avukatı Elizabeth Beck, bazı tıbbi nedenlerle ara verilmesini istiyor. Trump’ın avukatı itiraz ediyor. Bunun üzerine Beck, çantasından göğüs pompası çıkarıp, “Durum acil. Üç aylık bebeğim için süt sağmam lazım” diyor. Trump öfkeden kızararak patlıyor: “İğrençsin!”

Mazide geçen bu olay New York Times’ın haberiyle yeni ortaya çıkıyor. Cumhuriyetçi Parti’den Başkan aday adayı olan Trump zaten projektör altında. Meksikalı kaçak göçmenlere “tecavüzcü” dediği için tepki çekmiş (alkışlayanların yanı sıra),üstüne bir de bu emzirme olayı patlak veriyor.

Trump’ın avukatı “Emzirme için değil, kadının hareketi için ‘iğrenç’ dedi. Çünkü ortalık yerde süt sağacaktı. Pompayı göğsüne doğru götürdü. Soracak sorusu kalmadığı için fena halde köşeye sıkışmıştı” diye savunma getirdi.

Öyle ya da böyle Trump’a hücum başladı. “İşyerleri sadece erkeklerin dünyası değildir”, “Sen de süt emseydin adam olurdun”, “Kadınlar iş ortamında da emzirme/süt sağma hakkına sahiptir” diye tepki yağdı sosyal medyadan. Ve tam bu ortamda Arjantinli milletvekili Victoria Donda Perez’in fotoğrafı ortaya çıktı, birkaç gün içinde de internette viral oldu. Meclis oturumu sırasında 8 aylık kızı Trilce’yi emzirirken çekilen fotoğraf. Kadınlara kamusal alanda emzirme özgürlüğünü öteden beri savunan Perez’in bu hareketini son derece “edepsiz” bulanlar oldu. Kimileri de “Siyasetçilerin ne kadar imtiyazlı olduğunu gösteren bir tablo” dedi. Ancak çoğunluk, çalışan annelerin emzirme hakkı adına bir model olarak Perez’i alkışladı. Meclis çatısı altında da kadına ilişen olmadı.

Benzer bir olay yıllar önce Avustralya’da da yaşanmış ve çok aşağılayıcı bir şekilde sonuçlanmıştı. İşçi Partisi’nin havalı vekillerinden Kirstie Marshall, henüz 12 günlük olan bebeği Charlotte’u Meclis koltuğunda emzirmeye kalkınca, genel kuruldan çıkarılmıştı. Çünkü yönetmeliğe göre milletvekilleri ve görevli personel dışında yabancıların genel kurul salonuna girişi yasaktı ve 12 günlük bebek de yabancıdan sayılıyordu. Marshall fazla alınmadı ama kadın hakları örgütlerinden öfke yağdı. Yönetmeliğin kadına emzirme hakkı içerecek şekilde değiştirilmesini istediler. Sonunda emzirme odası yapıldı, mesele kapandı.

İngiltere’de de kadın milletvekilleri oturumda emzirme için bastırmış, ret kararının ardından 4 adet emzirme odası yapılmak suretiyle kadınlar susturulmuştu.

GÖRÜNÜR OLMAK

Siyasette olunca kadınların söz geçirmesi daha kolay da, sıradan çalışan anneler o hakkı nasıl elde edecek? Tabii ki susmayarak. Her yıl 1-7 Ağustos arasında, Türkiye dahil 120 ülkede Dünya Emzirme Haftası kutlanıyor. Amaç, çocuk sağlığı için anne sütünü desteklemek ve yaygınlaştırmak. Ancak aynı zamanda emzirmeyi gündelik hayatın doğal parçası haline getirmek, annelere toplum içinde güven kazandırmak da gerek. Bu amaçla son 10 yıldır 31 Temmuz-1 Ağustos tarihlerinde dünyanın dört bir yanında toplu emzirme eylemleri düzenleniyor. Yeni Zelanda çıkışlı bu hareket 31 ülkeye yayıldı. Kadınlar parklarda, meydanlarda toplanıp bebeklerini emziriyor, toplumu ehlileştirmeye çalışıyorlar.

Mesela New York ehlileşeli 20 yıl oldu. 1994’te çıkarılan yasayla kadınlar istedikleri yer ve zamanda emzirme özgürlüğüne sahipler. Kimsenin “Kadın git evinde emzir” demeye hakkı yok.

Yok, çünkü Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre her çocuğun iyi beslenme hakkı var. Dünyada çocuk ölümlerinin yüzde 45’i yetersiz beslenmeden kaynaklanıyor. Bu da 3.1 milyon can demek. Dünya Sağlık Örgütü diyor ki; “0-23 ay arası bebekler yeterli anne sütü aldığı takdirde yılda 5 yaş altı 800 bin çocuğun ölümü engellenebilir.”

Ve Dünya Sağlık Örgütü “6 aya kadar sadece anne sütü, 2 yaşına kadar tamamlayıcı besinle anne sütü ve 2 yaşından sonra da mümkünse emzirmeye devam” diyor. Çünkü anne sütü bebeğin ihtiyaç duyduğu tüm enerji ve proteinleri içeriyor, hastalıklardan koruyor. İyi de, neden kapalı kapılar ardında