Hodorkovski, Putin’e karşı
Rusya'nın en zengini, dünyanın ise 17'ncisiyken nasıl apar topar hapse atılıp tüm mal varlığına el konuldu? Neden 10 yıl hapiste yattı. 2014'te Putin tarafından affedilmesine rağmen niçin tekrar hedef tahtasına kondu. İşte Mikhail Hodorkovski'nin öyküsü...
Anıl EMRE/ GAZETE HABERTURK-PAZAR
İLLÜSTRASYON: M. K. PERKER
Sıfırdan geldi. Rusya’nın en büyül petrol üreticisi Yukos’un sahibi oldu. Ülkenin en zengini, dünyanın ise 17. zengini oldu. Siyasete merak sardı. Bir iş seyahati dönüşü uçağı basıldı, dolandırıcılık ve vergi kaçırma suçlamalarıyla apar topar hapse atıldı. Şirketlerine el koyuldu. Neredeyse tüm servetini kaybetti. 10 yıl hapis yattı. Hiç umut yokken salıverildi. Ülkesinden kaçarak İsviçre’ye yerleşti. Şimdi ise 17 yıl önce işlenmiş bir cinayetten sorumlu tutuluyor. Yakalanması için Interpol’e başvuruldu. Mikhail Hodorkovski’nin öyküsü Rusya’nın sert iklimine özgü, Dostoyevski’nin hayat verdiği karakterlere yakışan bir hırs, intikam ve mücadele balladı. Ve son raund henüz başladı.
“KREMLİN İYİCE ÇILDIRDI”
İddia; 1998 yılında Sibirya’nın petrol yataklarıyla ünlü Nefteyugansk şehrinin valisi Vladimir Pethukov’un öldürülmesi olayında, suikast emrini Hodorkovski’nin vermiş olduğu. Kendisi için uluslar arası yakalama emri çıkarmak için çalışan Rus makamlarınca; Hodorkovski’nin emri ‘Pethukov’un (Hodorkovski’ye ait) Yukos şirketinin vergi borçlarını ödemesi için yaptığı ısrarlı telkinler’ üzerine vermiş olduğu belirtiliyor. Ayrıca bölgede rakibi olan başka bir işadamına suikast düzenletmek, kendisinin yaralı kurtulduğu saldırıda bir korumasını öldürtmek suçundan da Hodorkovski sorumlu tutuluyor. Suçlamaları “Kremlindekiler iyice çıldırdı” sözleriyle değerlendiriyor. 2003 yılından beri bu cinayetin kendisini susturmak için kullanıldığını söyleyen Hodorkovski, cinayetin işlendiği yıl sorumluların yakalandığını da ekliyor. “Ancak daha sonra serbest bırakıldılar ve kısa süre sonra ölü bulundular. Acaba neden?”
O yıllarda Hodorkovski’nin sahibi olduğu Yukos şirketi Rusya’nın en büyük petrol üreticisiydi, şirketin en değerli varlığı ise Nefteyugansk şehrinde bulunan Yuganskneftegaz petrol üretim tesisiydi. Kremlin’in ışıltılı odalarından, Moskova’nın müthiş şatafatından oldukça uzakta da olsa, Yugenskneftegaz güç savaşlarının odağında yer alıyor. 2003 yılında Yukos’a el koyulmasının arkasında devletin petrol şirketi Rosneft’in özellikle bu tesisi ele geçirme isteğinin yattığı Rusya’da yıllardır konuşuluyor. Nitekim Yukos’un ana hissedarlarının açtığı tazminat davasına bakan Lahey Tahkim Mahkemesi, Yukos’a el koyulması sürecini ‘planlı, siyasi ve sistematik bir devletleştirme operasyonu’ olarak tanımladı.
2003 yılında Hodorkovski’nin hapse girmesiyle el konulan Yukos şirketinin varlıkları, şirkete çıkarılan 25 milyar dolarlık vergi borcu faturasını kapatmak için açık artırmayla satışa çıkarıldı. İlk satılan varlık olan Yuganskneftegaz’ı almak için ihaleye tek şirket katıldı. Baikal Finans Grubu isminin herkesi şaşırtmasının sebebi, şirketin adresinin bir cep telefonu bayisi ile aynı yerde görünmesi değildi sadece. Rusya Finans Bakanı Aleksey Kudrin de dahil kimse, ülkenin en değerli petrol şirketini almaya talip olan bu grubun ismini daha önce duymamıştı. Baikal Finans Grubu’nun kağıt üstünde sadece birkaç aylık bir geçmişi vardı. Ancak Rusya’daki güç oyunlarını anlamak, kağıdın çok ötesini görebilmekten geçer. Nitekim bu satıştan sadece 3 gün sonra, devletin petrol şirketi Rosneft, Baikal’ın ve dolayısıyla Yuganskneftegaz’ın yeni sahibi olmuştu. Tesis bugün hala Rosneft’in en değerli varlığı.
HODORKOVSKİ NEDEN YENİDEN HEDEF TAHTASINDA?
Peki salıverildikten sonra bir daha Rusya’ya ayak basmayan Hodorkovski neden tekrar hedef tahtasına kondu? Yakalama emri çıkarılması, 2 yıl önce tam da bugünlerde Putin’in kendisini affetmesiyle çelişkili değil mi? Putin, Hodorkosvki’yi affettiğini açıkladığı metinde, ünlü işadamının 10 yıldır hapis yattığını, bunun yeterince ağır bir ceza olduğunu ve kendisine yolladığı mektupta annesinin hasta olduğunu yazdığını söylüyordu. Ancak affın zamanlaması, Putin’in 2014 Şubat’ında Soçi’de düzenlenecek Kış Olimpiyatları’ndan önce batının gözünde imaj tazeleme amaçlı olduğu yorumlarını beraberinde getirdi. Haklarında af kararı verilen diğer mahkumlar da buna işaret ediyordu. Pussy Riots ve Greenpeace üyeleri. Hodorkovski’nin neden yeniden Kremlin’in hışmına uğradığını tam olarak kestirebilmek güç.
2014 Ağustos’unda Lahey Tahkim Mahkemesi’nden Rusya aleyhine, Yukos’un iflasa sürüklendiği gerekçesiyle çıkan 50 milyar dolarlık tazminatın Rusya’dan alınabilmesi için ülkenin dünyanın çeşitli ülkelerindeki ticari varlıklarının son aylarda hedef haline geliyor olması bir sebep olarak gösteriliyor. Hodorkovski de bu duruma işaret etse de, açılan davada davacı olmadığı gibi, Yukos’taki tüm hisselerini 10 yıl önce ortaklarına devrettiği için tazminattan herhangi bir pay da alamıyor. Ayrıca Rusya’ya karşı girişilen icra prosedürleri de henüz sonuç verebilmiş değil.
Hodorkovski’nin yeniden hedef olmasında son zamanlarda Kremlin’e yönelik yaptığı sert açıklamaların dozunu artırması rol oynamış olabilir. Başına gelenlerin fitilini, 2003 yılında Kremlin’den canlı yayınlanan bir yuvarlak masa toplantısında Putin’in yüzüne karşı yakın çalışma arkadaşlarını rüşvetçilikle suçlamasıyla ateşleyen Hodorkovski, savaşın bu son raundunu da geçtiğimiz günlerde Londra’da katıldığı bir toplantıda, Rusya’da bir devrimin ‘kaçınılmaz’ olduğu açıklamasını yaparak başlatmış olabilir. Tek başına bir siyasi figür olarak Putin için tehlike teşkil etmese de, başında olduğu Açık Toplum Vakfı Rusya’da birçok yolsuzluk iddiasını gündeme getiriyor. Zaten yakalama kararı talebinde bulunulmadan önce Açık Rusya Vakfı’nın Rusya’daki ofisleri hatta çalışanlarının evleri bile polis tarafından basıldı.
“10 YIL İÇİNDE REJİM DEĞİŞİKLİĞİ OLACAK”
Hodorkovski’nin Rusya’ya ayak basmadığı sürece herhangi bir risk altında bulunduğunu söylemek zor. Rusya’nın bütün kırmızı bülten talepleri Interpol tarafından kabul edilmiyor. Aktivist kimliği tüm dünyada bilinen Hodorkovski sözkonusu olunca da bu talebin reddi kesin gibi görünüyor. Zamanının büyük çoğunluğunu Londra’da geçiren eski işadamı, İngiltere’ye sığınma talebinde bulunacağını söylüyor. Ancak Londra’nın, rejimle sorunlu Rus oligarklarının yaşam beklentisi açısından sicili pek de parlak değil. Modern Rusya’nın en önemli muhbirlerinden kabul edilen eski FSB ajanı Aleksandr Litvinenko polonyumla zehirlenerek öldürüldükten sonra geçtiğimiz yıl eski patronu ve Rusya’nın ilk milyarderi olan, yeminli Putin karşıtı Boris Berezovksy de malikanesinde asılı bulunmuştu.
BBC’nin burada kendini güvende hissedip hissetmediği sorusuna Khodorkovsky, “10 yılımı hapiste geçirdim, isteseler her gün öldürebilirlerdi. Burada kendimi çok daha güvende hissediyorum.” oluyor.
Hodorkovski’nin ‘süt gibi temiz’ olduğuna Rusya’da inanan kimseyi bulamazsınız. Küçük bir şirket sahibiyken Menatep bankasını nasıl kurduğu ve ülkenin en büyük petrol yataklarına nasıl talip olduğu hikayesini yakından incelerseniz mutlaka usulsüzlükler bulabilirsiniz. Ancak Rusya’nın ‘gangster kapitalizmi’ olarak da adlandırılan 1990’lı yıllarının altın kuralı, ilk milyonunuzu nasıl kazandığınızın asla sorulmaması gerektiğidir. Anlaşmazlıkların her zaman silahlarla çözüldüğü, mafya gruplarının güçlerinin doruğuna ulaştığı, ekonomik liberalleşmenin organize suçla kol kola gittiği Yeltsin yıllarında, tüm oligarkların adı hukuksuzluklarla anılmıştır. 19. yüzyılda yaşamış ünlü Rus hiciv ustası Mikhail Saltıkov’un da dediği gibi, “Rus yasalarının ağırlığı, onlara uymak zorunda olmamanız nedeniyle hafif”lemiştir.
Hodorkovski oligarklar arasında en saygın ve en Avrupai olanlardan biri olarak görülse de tüm bunlardan istisna sayılmaz. Yukos’un vergi kaçırmış olabileceğini, Rusya’yı tazminata mahkum eden Lahey Tahkim Mahkemesi ve AİHM de kararlarında kabul ediyor. Mesele Yukos’un vergi kaçırıp kaçırmaması değil, Lahey’deki mahkemenin sözleriyle “devlet mekanizmasının bu açığı Yukos’u iflasa sürüklemek, varlıklarına el koymak ve Hodorkovski’yi siyaset sahnesinden silmek için bir fırsat olarak kullanması”.
90’ların günahlarından ötürü hiçbir oligarkın yargılanmadığı Rusya’da Hodorkovski’nin hedef yapılmasının altında siyasi nedenlerin yattığı konusunda herkes hemfikir. Hodorkovski ise başına gelenlerden ‘ders almış’ gibi görünmüyor. En azından Rus siyasetinde etkin olma hayalinden vazgeçmediği aşikar. Şu anda Rusya’da bir rejim değişikliği beklemenin ‘hayalcilik’ olacağını söylese de, 10 yıl içinde bu ihtimali olası görüyor. “Umarım benim de bu değişiklikte bir payım olabilir.” Bu gidişle Putin-Hodorkovski kavgasını daha çok uzun yıllar izleyeceğiz gibi görünüyor.