Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Mehmet Emin DEMİREZEN

İlk sinemaya gittiğim zamanı hatırlıyorum, 4 yaşımdaydım... Aslan Kral’ı izlediğim o günü dün gibi hatırlarım. Ben mahallesinde sinema salonu olan şanslı çocuklardandım. Anlattığım yıl 1994 ama bugün hâlâ hiç sinemaya gidememiş çocuklar var. Ülker de çocuklar sinemayla daha erken tanışsın diye 9 yıldır Ülker Çocuk Sinema Şenliği’ni düzenliyor. Şimdiye kadar 59 şehirde hiç sinemaya gidemeyen ya da sinemayı çok seven 1 milyon 100 bin çocuğun yüzünü güldürdüler. Geçen hafta Denizli Yenişehir’deki etkinliğine ben de katıldım. Onlarca çocuk, nasıl da heyecanlı...

Vizyonda Madagaskar Penguenleri, kimisi korkmuş annesinin yanından ayrılmak istemiyor kimisi de beyazperdedeki filmi heyecanla bekliyor. Öyle heyecanlı izlediler ki çıt çıkmadı, film bitince de eski zamanlarda olduğu gibi bir alkış seremonisi... Onların bu mutluluğuna dahil olmak etkleyiciydi. Küçüklerin sinema heyecanını yıllardır paylaşan projenin en büyük destekçilerinden Pladis MENAT&CA Kurumsal İletişim Genel Müdürü Hande Gün Ertan “Bu gibi kültür ve sanat alanında yaptığımız sosyal sorumluluk çalışmalarıyla çocukların hayal güçlerini beslemeyi hedefliyoruz” diyor. Uzmanlara göre de sinema, çocuğun zihinsel, duygusal ve toplumsal gelişiminde önemli işlevi olan önemli bir sanat dalı. Buna rağmen şimdi söyleyeceğim veri, durumun biraz vahim olduğunu gösteriyor. Markanın yaptığı araştırmaya göre Türkiye’de sinema ile tanışma yaş ortalaması 29. Fakat son zamanlarda vizyona giren çocuk ve animasyon filmlerin artmasıyla bu yaş ortalamasının düşeceği varsayılıyor. Tabii anca 10 yıl sonra 15 yaşına düşmesi bekleniyor. Bu gibi etkinliklerle süreç daha hızlanacak gibi görünüyor.