Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

SEMA EREREN / GAZETE HABERTÜRK

 

Geçen haftalarda ‘Seksenler’ dizisinde yeni bir karakter gördük; noter. Bu karakterin amacı hem diziye renk katmak hem de insanlara noterliğin ne olduğunu anlatmak. Yani kamu spotu dediğin böyle olur; eğlence ve bilgi... Seksenler dizisinin Çınaraltı Mahallesi’ndeki noter heyecanını Noterler Birliği Başkanı Yunus Tutar anlattı.

■ Dizide yer almak nereden aklınıza geldi? Noterler Birliği olarak 3-4 yıldır çalışmalarımız var.

Mesleğin bilinirliğini artırmak, halkımıza kendimizi anlatabilmek için bir şeyler yapmak istedik. Bunu gerçekleştirmenin en etkili yollarından biri de televizyon... Seksenler dizisi noterlik kültürüne uygun diye düşündük. Dizide mahalle kültürü var ne de olsa. İnsan çatışmaları, şiddet içeren diğer diziler düşünüldüğünde daha ‘steril’ dizi. Birol Bey’le (Güven) hayalimizi gerçekleştirdik ve çok iyi dönüşler aldık.

■ Hakkında çok az şey biliyoruz aslında değil mi?

Evet. Noterlik mesleğinin hukukçu mesleği olduğunun bile bilinmediği toplumda kendimizi anlatmak istedik. İnsanların noterlikle ilgili ezberleri var ve bu ezberi bozmayacak kadar da konformistler. Meslek hep ekonomik yönüyle öne çıkıyor, insanlar ödedikleri makbuzla aldıkları hizmeti karşılaştırmak istiyorlar ve aldığı hizmet makbuzun gerisinde kalıyor. Oysa ödediğiniz parayla aldığınız hizmet ileride başınıza gelebileceklerle doğacak olan ağır yüklerin önüne geçiyor. Kendimizi anlatmaya devam edeceğiz.

‘Ne hukukun sıkıcılığına düştük ne de laf olsun diye yaptık’

Birol Güven (Yapımcı)

■ Fikri diziye entegre etmek zor oldu mu?

Gündelik hayatımızda önemli noterlik. Biz de o hayatı anlatan bir diziyiz. Fikir sunulduğunda başta garipsedik ama başta ben olmak üzere hiç birimiz noterliğin ne olduğunu tam olarak bilmiyoruz. TRT ile Seksenler dizisi zaten kamu yararını gözetiyor. Ama sıkıcı olma riski de vardı. Montaigne’in bir sözü var: “Çiçeği çok sularsanız da ölür, az su verirseniz de” diye... Ama çok dozajında yaptık. Sıkıcı olmadı iş, eğlenceli sahneler oldu. Noter karakterimizin olması bize de çok şey kattı, güzel hikâyeler yarattık. Ne hukukun sıkıcılığına düştük ne de laf olsun diye yaptık.

‘Çektiğim sahneye kimse tek bir laf edemez, noter onaylı!’

Alper Düzen

“Noter Ömer karakterini canlandırabilmek için dışarıda çok noter dolaştım. Noterliği ben de öğrendim, güzel deneyim oldu. Oyuncu olarak noter olunca hata yapma riskim yok. Yazılanı söylemek zorundayım. Hukukta doğaçlama olmuyor. Çektiğim sahneye kimse tek bir laf edemez. Çünkü noter onaylı! Gerçekçi de oldu, sokakta “Noter Bey bir işimiz vardı” diye gelenler oluyor...”