Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Sema EREREN / HABERTÜRK CUMARTESİ

Fransa Sarayı’nda düzenlediği kültürel içerikli ve sosyal duyarlılığı yüksek etkinliklerle adını sıkça duyduğumuz, sarayı İstanbullulara açan Fransa İstanbul Başkonsolosu Muriel Domenach, göreve geldiği 2013’ten bu yana büyük dedesi Osmanlı’nın son Fransa Büyükelçisi olan Osmanlı tarihçisi eşi Olivier Bouquet ve 3 çocuğuyla İstanbul’da yaşıyor. Geçtiğimiz günlerde Fransa Sarayı’nın bahçesindeki Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü için Başkonsolos Muriel Domenach’ın davetlisiydik... Benim için sürpriz olan Domenach’ın “Çok az biliyorum” dese de Türkçe’yi gayet güzel konuşuyor olmasıydı... Enstitünün içindeki paha biçilemez değerdeki kitapları ve haritaları masaya yatırdık.

‘YENİ DOSTLAR KAZANMAK İSTİYORUZ’

Muriel Domenach (Fransa İstanbul Başkonsolosu)

“Sarayımız Beyoğlu tarihinin bir parçası. Geçtiğimiz hafta iftarımız vardı, sarayımızı açmaya devam ediyoruz. 2 yıldır eylül aylarında Ulusal Miras Günü düzenliyoruz. Beyoğlu Belediye Başkanı’mız da geliyor. Sarayın kapılarını açmak Türk dostlarımız için önemli bir mesaj diye düşünüyorum. Her ne kadar diplomatik bir yerde bulunsa da kütüphanemizin kapıları halka açık. Ortak mirasımıza şahitlik eden kitaplarımızı korumamız gerekiyor. Daha çok kişi tarafından bilinmeli. Üstelik İstanbul’da çok güzel manzaralar var biliyorum ama en güzellerinden birine de enstitümüzden şahit olabilirsiniz. Bir de Beyoğlu Belediyesi’yle çalışmalarımız dışında İBB ile de ortak yayınlarımız var. Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü IFEA’nın dostları var ama yeni dostlar kazanmak istiyoruz.”

'KÜTÜPHANE ORTAK MİRASIMIZ'

Jean-François Pérouse (Enstitü Müdürü)

“Enstitü 1930’da kuruldu. İlk olarak Arkeoloji ve Türkoloji Enstitüsü’ydü. 1970’lerden sonraysa odak noktası daha çok sosyal bilimler oldu. 1874’te inşa edilmiş enstitü binası İstanbul’daki Fransa Sarayı’nın kalbinde... Kütüphanemiz de enstitünün kalbinde bir damar desek yeridir. Bugün epey zengin kaynaklara sahip. En eski kitaplarımız 15’inci yüzyıldan kalma. 40 bin kitabımız var. Çok geniş bir Osmanlı İmparatorluğu ve haritaları koleksiyonu var. Kütüphanemiz yeni oluşturulmuş BiblioPera Beyoğlu Araştırmaları Kütüphaneleri ağına ait. İstanbul Kalkınma Ajansı tarafından desteklenmiş bir girişim bu. Türk-Fransız ortaklığının teminatçısı olan kütüphanemiz herkese açık, ortak mirasımız. Bize size ait diye bir şey yok. Gelin mirası hep beraber değerlendirelim. Ücretsiz üye olabilirsiniz.”

'BU KİTAPLAR KALBİN KALBİ...'

Isabella Gilles (Restorasyon Projesi Sorumlusu)

“1931’den beri halka açık enstitümüz. Restore etmeye çalıştığımız çok değerli kitaplar ‘Kalbin kalbi’ denebilecek kadar kıymetli. Restorasyon projemiz 2013’te başladı. Çok nadir bulunan kitaplar maalesef zamanla başta nem, sıcaklık, insan vücudundaki bakteriler olmak üzere çeşitli sebeplerden dolayı çok hasar gördü. Kitaplar en uygun şartlarda muhafaza edilse bile zamanla bu sonuç kaçınılmaz oluyor. Ne yapabiliriz diye düşündük, en yıpranmış olanları tespit ettik. Nadir kitaplarımızı ve haritalarımızı restore etmek için yaklaşık 15 bin Euro’ya ihtiyacımız var. 2013’ten beri 20 kitap ve bir o kadar harita restore edildi.

Kitlesel fonlama kampanyasına da başladık. Bunun için ‘Kiss Kiss Bank Bank’ ile yollarımız kesişti. Bizlerin çabası her zaman devam edecek ama sponsorlara ihtiyacımız var. Bir destek Groupama Türkiye’den geldi. 2013’ten beri destekçimiz.”

'HER DİLDE KİTABIMIZ VAR'

Ümit Sevgi Topuz (Kütüphane Sorumlusu)

“Fransızlara ait bir enstitü olduğundan kütüphanemizdeki kitapların sadece Fransızca olduğu sanılıyor. Oysa kütüphane Anadolu araştırmaları üzerine... Arkeolojiden tarihe ve şehirciliğe, Osmanlı İmparatorluğu’ndan, Modern Cumhuriyet’e, günümüz Türkiye’sine ve daha pek çoğuyla kapsamı oldukça geniş. Her dilde kitabımız var.”

KAÇIRMAYIN

Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü ile Arkas Sanat Merkezi işbirliğinde İzmir’de açılan 17. yüzyıldan 19. yüzyıla Üç Denizin Arasında Osmanlı ve Fransız Boğazı Haritaları sergisinde Fransa Ulusal Kütüphanesi ve Fransa Milli Arşivi’nin ilk kez ödünç verdiği İstanbul ve Çanakkale boğazlarına ait haritalar da olmak üzere 88 orijinal, 44 röprodüksiyon harita sergileniyor. Sergi, haritalar üzerinden antik çağ yerleşimleri, ordu ve silahlı kuvvetlerin sahip olduğu yerleşkeler, coğrafi ve kültürel sınırlar bağlamında iki medeniyetin birbiriyle teması gibi pek çok konuda geçmişe ışık tutuyor.