Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam Asırlardır yaşatılan nevruz geleneği: "Semeni"
        6

        Semeninin özenle hazırlanması gerektiğine işaret eden Akın, şöyle devam etti: "Nevruzdan 2 veya 3 hafta önce suya ve toprağa düşen cemrelerin ortasında başlayan bayram hazırlıklarında ilk olarak semeniler hazırlanır. Birbirinden farklı renk ve şekillerde oluşturulan kapların içine doldurulan toprağa çeşitli tahıllar ekilir. Bir süre bekletilen bu kaplar, bahar güneşinin gördüğü alanda muhafaza edilir. Her semeni yetiştiren kendi semenisine özenle bakım yapıp süsler. Bazı semenilerin boyu yaklaşık 30 santimetreye kadar yaklaşır. Bu tür semeniler ise gelin gibi süslenerek dostlara götürülür.

        7

        "Semeninin "umutların simgesi" olduğunu vurgulayan Filiz Akın, "Nevruz 'yeni yıl', yeni yıl da 'yeni bir hayat' demektir. Semeni de tüm bunların simgesidir. Bir semeni ne kadar çabuk yeşerip büyürse, dilediğimiz dileklerin kabul olacağına inanırız. Semeninin yeşermesi bizi mutlu ediyor." ifadesini kullandı.

        8

        "Küskünleri ve kırgınları barıştırıyor"

        Semeni hazırlayan vatandaşlardan Coşkun Oluz da "Türk halk kültüründe 'yaşam otu' olarak bilinen semeni, kırgınların, küskünlerin yumuşayıp barışmasını sağlar. Komşular arasında geçmişte kırgınlık yaşanmışsa, diğer nevruz hediyeleriyle taraflar birbirlerine semeni gönderir. Semeni, değer verilen insanlara gönderilir. Komşularından semeni hediyesi alan insanlar, bundan büyük mutluluk duyarlar.

        9

        Vatandaşlar Nevruz Bayramı öncesi büyük bir coşkuyla semeni yetiştirirler. Yeniden, topraktan doğuşu simgeleyen semeni, Nevruz Bayramı geleneklerinin olmazsa olmazlarındandır." dedi.Iğdırlı vatandaşlardan Yakup Akpolat ise geçmişte nevruzun daha canlı kutlandığını belirterek, bunun asırlık geleneklerden olduğunu vurguladı.

        10

        Bu gelenekte semenini yeşertilip hediye edilmesinin yanı sıra helvasının da yapılıp dostlara dağıtıldığını anlatan Akpolat, "Çile çıktığı zaman herkes kendi nüfusuna göre torbalara ıslanmış buğday koyup ıslatarak iyice sıkıştırılır. Buğday burada biraz filiz verince torbalar açılıp yere serilerek kurutulur. Elde edilen filizli buğdaylar el değirmenlerinde öğütülür, daha sonra yağda kavrulur. İçine şeker veya yağ katılmaz, o haliyle çok tatlı olur. Pişirildikten sonra semeni helvası elde edilir. Bu helva, dağıtılacak hane sayısına göre paylanır, bayramda da dağıtılır." şeklinde konuştu.

        11