İkisi devlet olmak üzere İstanbul’da 4 üniversitede ilk yıllarını okuyan öğrencilerle yapılan araştırma, üniversiteli gençlerin ortak sorununun parasızlık ve yalnızlık olduğunu ortaya çıkardı. Devlet üniversitesindeki öğrencinin aylık cep harçlığı 572 TL. Vakıf üniversitesindeki öğrencinin cep harçlığıysa devletteki öğrencinin iki katı 1104 TL. Ancak yalnızlık ikisinin de ortak sorunu. Devlet üniversitesi öğrencilerinin yüzde 30’u, vakıf öğrencilerinin yüzde 17’si yalnızlıktan yakınıyor.

 

İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Yardımcı Doç. Dr. Fatih Gürsul ve Boğaziçi Üniversitesi araştırma görevlisi Hakan Ergin, üniversitede öğrenimgören 120 öğrenciyle araştırma yaptı. Buna göre devlet üniversitelerinde okuyan öğrencilerin ailelerinin yüzde 48.3’ü 1500-3000 TL, yüzde 43.3’ü 1500 ve altı gelir aralığında. Vakıf’ta okuyan öğrencilerin yüzde 35’inin ailesinin geliri de 6 bin liranın üzerinde.

Öğrenci sorunları arasında ilk sırada, İstanbul’da yaşayanların tümünün şikâyet ettiği ulaşımyer alıyor. İkinci sırada ise hemdevlet hemde vakıf üniversitesi öğrencileri farklı cep harçlıklarına sahip olsalar da parasızlıktan yakınıyor.

 

 

AKADEMİK KADRODAN ŞİKÂYET

Devlet üniversitesi öğrencilerinin üçüncü sıradaki şikâyeti, akademik kadronun yetersizliği. Öğrencilerin yüzde 40’ı akademisyenlerin yetersizliğinden yakınırken, bu şikâyet vakıf üniversitelerinde yüzde 3 oranında kalıyor.

 

 

YALNIZLIK ORTAK SORUNLARI

Her iki üniversitenin öğrencilerinin ortak sorununun ise yalnızlık olduğu görülüyor. Araştırmayı gerçekleştiren akademisyenlerden Yrd. Doç. Dr. Fatih Gürsul, özellikle üniversitenin ilk yıllarında yalnızlık duygusunun gençler arasında çok yoğun olduğunu belirterek şöyle konuşuyor:

“Bu yıllarda gençler arasında depresyon çok yaşanıyor. İlk kez küçük kentlerden büyük şehirlere geliyorlar. Ailelerinden ilk kez ayrılıyorlar. Üniversitelerde oryantasyon faaliyetlerine ağırlık verilmesi gerekiyor. Büyük kente uyumda sorunlar yaşandığı gibi özellikle devlet üniversitesi öğrencileri 570 TL gibi çok düşük cep harçlıklarıyla geçinmek zorunda kalıyorlar. Bu durumonlarda beslenme bozukluklarına neden oluyor. Araştırmaya katılanlara söz verdiğimiz için üniversitelerin adını açıklamıyoruz. Ancak bu üniversiteler yurt sorunlarını büyük ölçüde çözmüş durumda. Ancak İstanbul gibi büyük kentlerde bir de barınma sorunu ciddi çözülmesi gereken bir sorun."

1881 -
1938