Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam Askerler Dağlıca Komutanı'nı suçladı

        Van Askeri Mahkemesi'nde yargılanan 8 asker, tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. Ancak Ramazan Yüce'nin avukatı Dincel Aslan, Tabur Komutanı Yarbay Onur Dirik'in saldırı öncesi gerekli güvenlik önlemlerini almadığı ve tedbirsizlik sonucu birden fazla kişinin ölümüne, yaralanmasına ve kaçırılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle Askeri Savcılığı suç duyurusunda bulundu. Hakkari'de Dağlıca bölgesindeki askeri tabura 21 Ekim 2007 gecesi terör örgütü tarafından yapılan saldırıda 12 askerin şehit düştüğü PKK baskını ile ilgili yargılanan 8 asker serbest bırakıldı.

        Dağlıca Tabur Komutanı Yarbay Onur Dirik ve diğer rütbeliler hakkında suç duyurusunda bulunan sanık avukatları, şok iddialarda bulundu.

        Ağırlaştırılmış müebbet hapisle yargılanan Mardinli Er Ramazan Yüce'nin avukatı Dinçel Aslan'ın, Yarbay Dirik ve Dağlıca Taburu'nda görevli diğer rütbeliler hakkındaki suç duyuruları, Askeri Savcılık tarafından teslim alınarak işleme konuldu.

        Askeri makamların izin vermesi halinde askeri savcılık, Yarbay Dirik ve diğer rütbeli askerler hakkında ceza soruşturması başlatılabilecek.

        Avukatın askeri savcılığa verdiği 5 sayfalık suç duyurusu dilekçesinde şok iddialar bulunuyor. İşte o iddialardan bazıları:

        1 -Şikayet dilekçesinde 13 tanığın ifadelerindeki beyana göre dinleme ve kestirme cihazındaki ses kayıtları ile termal kamera görüntüsünden saldırı olabileceği anlaşıldığı ancak gerekli tedbirler alınmadığı belirtiliyor

        2 -Tabur'un güvenliğini sağlayan Keri, Meri ve Pey tepelerinde kol görev listesinden kol komutanları dışındaki diğer tüm personelin er ve erbaş oldukları.

        3 -Tabura hakim niteliğinde olan Gerçek Keri, Oramar, 2520 rakımlı Tepe, Büyük serland ve Geper tepelerinde hiçbir asker bulundurulmamıştır. Kuzeybatıda olan Sedir Tepe'de yine güvenlik zafiyeti yaşanmıştır.

        4 -Keri ve Meri tepelerindeki her tepede 12 mevzi mevcut olup, bu mevzilerde sadece 8 asker bulunduruluyordu. Baskın anında mevzilerde bulunan ağır makineli tüfeği taşıyan uçaksavar ve MK 19 bomba atarı asker olmadığı için kullanılamamıştır.

        5 -Olayın olduğu gece, üs bölgesinden kobra helikopter talebi Yarbay Dirik tarafından uygun görülmedi. Tanık askerlerin ifadelerine göre, sabaha karşı kobra helikopterlerin gelişi ile terör örgütü üyeleri geri çekildiği, eğer helikopter talebinin zamanında karşılansaydı bu kadar ağır zayiat verilmezdi. 21 Ekim gecesi saat 00:05'te başlayan çatışma aralıklarla 23 Ekim saat 18:20'de sona ermiştir. Örgüt elemanları nasıl oluyor da sadece 4 -5 kayıp verebiliyor.

        6 -Terör örgütü üyelerinin saldırı gecesi havan, roket ve dokça gibi ağır silahlar kullandıkları tanık ifadelerinden yer alıyor. Örgüt üyeleri bu ağır silahları zor coğrafya şartlarına rağmen getirmeleri güvenlik ve istihbarat zafiyetinden kaynaklanmaktadır.

        7 -Saldırıdan yarım saat öncesinde bir uydu telefonu dinlenmesinde bir örgüt mensubunun Türkçe net olarak "Şuan korucularla beraberiz. Zirvedeyiz. Korucularından telefonundan görüşüyorum. Fazla müsait değilim" konuşması korucuların içinde köstebeklerin olduğu anlaşılıyor.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ