Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Bilgi Yaşam 12 Eylül Darbesi hangi yılda oldu? 12 Eylül'ün nedenleri neydi, sonuçları ne oldu?

        Kötü muamele, idam, insan hakları ihlâli gibi kavramlarla anılan bu tarihin detayları günümüzde hâlâ merak edilmekte. Darbeden 32 yıl sonra darbecilerin hâkim karşısına çıkmasıyla söz konusu darbenin etkileri tazelenmiş ve söz konusu gece birçok kişi tarafından yeniden araştırılmaya başlamıştı. Peki 12 Eylül kime yapıldı? Detaylar yazının devamında…

        12 EYLÜL DARBESİ NE?

        12 Eylül Darbesi bilinen bir diğer adıyla 1980 İhtilali, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 12 Eylül 1980 tarihinde gerçekleştirdiği darbedir. Emir komuta zinciri içinde yapılan bu askeri darbenin resmi isimlendirilmesi ise 12 Eylül 1980 Harekâtı’dır. 12 Eylül Darbesi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Silahlı Kuvvetlerin yönetime yönelik yaptığı üçüncü darbe olma niteliği taşır.

        12 EYLÜL NEDEN OLDU?

        Günümüzde dahi konuşulan darbe gecesi için en sık sorulan soruların başında “12 Eylül neden oldu?” sorusu gelir. Bu darbenin olma nedenleri arasında şunlar kabul edilir;

        • Bölücülük
        • Suikastlar
        • Sağ- sol çatışması
        • Katliamlar
        • Sosyal, ekonomik ve siyasi kriz
        • Cumhurbaşkanı seçimi krizi

        12 Eylül Darbesi, 1970’lerin sonunda gelişen siyasal ve ekonomik krizler ile baş edemeyen işçi sınıfının örgütlü direnciyle ortaya çıkmıştır.

        12 EYLÜL DARBESİ NASIL OLDU?

        12 Eylül 1980 gecesinde Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yapılan darbe, saat 03.00’de başlamıştır. TRT, PTT ve bunlar dışındaki tüm iletişim dairelerine el konulmuştur. Emniyet Genel Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığı ve Süleyman Demirel’in (o zamanki başbakan) konutu ele geçirilmiştir. Ardından saat 04.00’te radyolar aracılığıyla tüm ülkeye darbe duyurusu yapılmıştır.

        Halka duyurulan ilk bildiride şu ifadeler yer almıştır;

        "Girişilen harekâtın amacı; ülke bütünlüğünü korumak, millî birlik ve beraberliği sağlamak, muhtemel bir iç savaşı ve kardeş kavgasını önlemek, devlet otoritesini ve varlığını yeniden tesis etmek ve demokratik düzenin işlemesine mâni olan sebepleri ortadan kaldırmaktır."

        Saat 13.00’te, Genelkurmay Başkanı olan Orgeneral Kenan Evren, canlı yayına çıkar ve yaptığı uzun bir konuşmayla müdahalenin gerekçelerini halka anlatır. Müdahale sonucunda Süleyman Demirel’in başbakanı olduğu hükumet faaliyetlerine ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne son verilmiştir. Ayrıca parlamento üyelerindeki dokunulmazlık da kaldırılmıştır. Darbe sonucunda ülkenin her tarafında sıkıyönetim ilan edilerek ülke dışına çıkışlar kapatılmıştır. Ayrıca Orgeneral Kenan Evren, yeni devlet başkanı olmuştur.

        Yeni düzende yasama yetkisini kullanmak üzere Milli Güvenlik Konseyi kurulmuştur. Başkanlığında Kenan Evren olan konseyde Jandarma Genel Komutanı ve Kuvvet Komutanları vardır. Parti liderleri ise ilk olarak askeri üslerde gözetim altında tutulmuş, daha sonra serbest bırakılmış, ardından ise kimileri yargılanmıştır. Bu gelişmeleri takiben 1961 Anayasası uygulamadan kaldırılarak yerine Türkiye siyasetinin yeniden tasarladığı bir döneme geçilmiştir. Bu değişiklikler, 7 Kasım 1982 günü kamuoyuna sunulmuştur. Ayrıca %91,37 oy oranıyla Kenan Evren’in cumhurbaşkanlığı ve 1982 Anayasası kabul almıştır.

        12 EYLÜL’DEN SONRA NELER OLDU?

        12 Eylül sonrasında birçok alanda gelişmeler olmuştur. Bunlardan bazıları;

        • Sağ- sol çatışması bitti.
        • Eğitim ve öğretim kesintisiz şekilde devam etti.
        • Yükseköğretim Kurulu’nun kuruluşu gerçekleşti.
        • Enflasyon indirildi.
        • 12 Eylül tarihinden önce olan siyasi partiler tamamen kapatıldı.
        • 1981, Atatürk yılı ilan edilerek yıl boyunca kutlamalar yapıldı.
        • %10 oranında seçim barajı sistemi getirildi.
        • Cumhuriyet Senatosu kaldırılarak bunun yerine tek meclis sistemine dönüş yapıldı.
        • Kürtaj yasağının kaldırılmasına karar verildi.
        • Kamu Kurum ve Kuruluşlarında çalışan personellerin kıyafetlerine yönelik yönetmelik sunuldu.
        • Başörtüsü yasağı getirildi.
        • 1982 Türkiye Anayasası hazırlandı ve kabul edildi.
        • Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’nun kuruluşu gerçekleşti.

        12 Eylül darbesinden sonra halkın durumu da merak edilmiştir. Kenan Evren, gerçekleşen darbenin ardından insanların bankalara hücum etmesinden ve fazla para çekmesinden endişe etmiştir. 15 Eylül Pazartesi akşamında bankalara yatırılan mevduatın çekilenden çok daha yüksek olduğunu öğrenen Evren, bu durumu "halkın yeni yönetime duyduğu güvenin güzel bir örneği" şeklinde yorumlamıştır.

        Öte yandan Kenan Evren ve Milli Güvenlik Konseyi üyelerinin 2 Ekim 1980’de yaptığı Van ziyaretinde onları büyük bir kalabalık karşılamıştır. Bu karşılamada halk tezahüratları yapılmış ve kurbanlar kesilmiştir. Kenan Evren, darbeden sonra halk karşısındaki konuşmasını ilk kez Van’da yapmıştır. Ayrıca Evren ve Güvenlik Konseyi’nin darbeden sonra Türkiye’nin birçok ilinde halk tarafından karşılanmaları bundan farksız olmamıştır. Bu süreçte bilhassa "Ya ya ya şa şa şa Evren Paşa çok yaşa!" tezahüratının popüler olduğu bilinir.

        12 EYLÜL DARBESİ CAN KAYBI VE KAYIPLAR

        12 Eylül Darbesi sonrasında;

        • Resmi rakamlara göre 650.000 kişi gözaltına alınmıştır.
        • Cezaevlerinde 300 kişi hayatını kaybetmiştir.
        • 230.000 kişi, askeri mahkemeler tarafından yargılanmıştır.
        • 48 kişi idam edilmiştir.
        • 1.683.000 kişi fişlenmiştir.

        DARBECİLER HAKKINDA DAVA AÇILDI MI?

        Türkiye tarihine “kara leke” olarak geçen darbenin ardından danışma meclisinin hazırlamış olduğu anayasa, 1982’de %92’lik “evet” oyu almıştır. Kenan Evren ve diğer darbeciler, bu anayasaya “geçici 15.maddeyi” dâhil ederek olası bir yargılanmaya karşı kendilerine dokunulmazlık getirmiştir. Milli Güvenlik Konseyi üyelerinin yargılanmayacağına dair olan 15. Madde, 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referendum ile birlikte anayasadan kaldırılmıştır. Bu şekilde darbecilerin yargılanması durumunun önü açılmış oldu.

        Sözü geçen referandumdan bir gün sonrasında ülkenin dört bir tarafında darbeciler ve onların yönergelerini uygulayanlar ile ilgili suç duyurusu yapılmıştır. O dönem hayatta olan Milli Güvenlik Konseyi üyelerinden biri olan Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya ile ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştır.

        Tahsin Şahinkaya ve Kenan Evren hakkındaki iddianame, yetkili mahkeme tarafından 10 Ocak 2012 tarihinde kabul edilen darbeciler, "Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın tamamını veya bir kısmını değiştirmeye veya ortadan kaldırmaya ve anayasa ile teşekkül etmiş olan Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasına engel olmaya cebren teşebbüs etmek" faaliyetiyle suçlanmıştır.

        Darbeci generaller ise sağlık gerekçesiyle duruşmalara katılmamıştır. Ancak video konferans aracılığı ile savunmalarını yapmışlardır. Evren ve Şahinkaya, üzerlerine yönelik atılan suçlamaları kabul etmemiş ve kurucu iktidar olduklarını ifade etmişlerdir. Ayrıca söz konusu mahkemelerin kendilerini yargılayamayacağını da eklemişlerdir.

        Darbeciler üzerine yapılan yargılamanın sürdüğü dönemde Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi yasayla kapatılmış ve söz konusu dosya, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesine devredilmiştir. Mahkeme, takvimler 18 Haziran 2014’ü gösterdiğinde darbecileri, 1979 yılında verdikleri muhtırayla "anayasa ve TBMM'yi ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs", 1980'deki darbeyle de "anayasayı tağyir, tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teşekkül eden TBMM'yi ıskat ve cebren men" suçlarını işlemeleri sebebiyle "ağırlaştırılmış müebbet hapis" cezasına çarptırmıştır. Takdiri indirimle söz konusu ceza, müebbet hapse çevrilmiş ve darbecilerin rütbelerinin sökülmesinde karar kılınmıştır.

        ÖNERİLEN VİDEO
        Haberi Hazırlayan: Rıza Gereniz
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ