Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

Sporun sadece çocukluk ve gençlik döneminde yapıldığına dair ön yargılar yersizdir; yaşam boyu hareketli olarak, hayata daha olumlu bakmak, sağlığımızı korumak ve zindeliğimizi korumak, sporla gençlik kazanmak mümkündür. 7’den 70’e herkesin yapması gereken en önemli aktivitelerden birisi spordur. 50 yaş ve üzerinde yapılacak egzersizler mutlaka bir fizyoterapistte danışarak, bireye özel belirlenip kontrollü yapılmalıdır.

Yapılan spora göre koruyucu dizlik, bileklik gibi teçhizatlar mutlaka kullanılmalıdır.

50-55 yaş egzersizlerinde püf noktaları

Egzersiz yoluyla sağlığımıza dair birçok avantaj elde edebiliriz. Şeker, kalp-damar hastalığı, kas ve kemik erimesi, kanser gibi pek çok hastalık riskini azaltabiliriz. Kilo verip kilomuzu sabit tutabiliriz.

Bunun için; çocuklarla top oynayabiliriz, evimizi veya malzeme depo odasını düzenleyip temizleyebiliriz, köpeğimiz varsa yürüyüşe çıkarabiliriz, öğle-akşam yemek aralarında yürüyebiliriz, alışveriş merkezinde veya parkta yürüyebiliriz. Günde 40 defa sıçrama ve yüzme de bu yaşların ideal egzersizlerindendir. Günlük kilo taşıma egzersizleriyle birlikte fiziksel aktivite de yapılabilir. Ağırlık çalışmak osteoporozla savaşta oldukça etkin bir rol oynar.

Spor sabah erken veya akşam geç saatlerde yapılmalıdır. En önemli nokta, tok karına spor yapılmaz.

Spor kıyafeti açık renkte ve terlemeye izin verecek uygunlukta olmalı, güneşli havalarda şapka ve güneş gözlüğü kullanılmalıdır.

Egzersize bağlı oluşan kramplar adale içinde biriken laktik asitten kaynaklanır, bunu önlemek için günlük 1000 mg antioksidan Vitamin C alınması kısmen yardımcı olur.

Düşük dozlarda potasyum alınması adale krampları ve kasılmayı azaltabilir. Spor öncesi ve sonrası muz yenilmesi faydalı olacaktır.

Çok uzun yürüyüşlerle zorlanmamak gerekir.

Ayak ağrısı veya giyilen ayakkabıdan kaynaklanan vurma ve ağrıları engellemek için iyi destekli ayakkabı giyerek en aza indirilebilir.

Enerji ihtiyacı için esansiyel yağ asitleri içeren somon, fındık ve bol tahıllı gıdalar tüketmelisiniz. Spor yapmadan önceki gün mutlaka yemeliyiz.

Ayakta su toplanması varsa, bunların temizlenip bir bantla kapatılması gerekir. Aldığımız ayakkabının topuk kısmının sıkmamasına dikkat edilmeli ve topuk rampası konulmalıdır.

Sıcak ve nemli havalarda bol su veya sportif içecek içilmelidir. Susuz kalmak kan basıncını düşürüp, kalp atış hızını artırır. Uzun süreli yürüyüş ve sporlarda suyun yanı sıra şeker ve mineral de almayı unutmayalım.

Yaş ilerledikçe gücümüzde, kalp ve damar kapasitesinde, metabolizma hızında, esneklikte azalma olur, osteoporoz riski artar. Hareketlilik azalıp, yürüme hızı ve adımlarımız yavaşlar. Dokunma, ağrıya dayanıklılık bozulur, eklemlere daha çok basınç biner. Düzenli yapılacak egzersizlerle yarı yarıya bu fonksiyonel düşüş azaltılabilir. Fiziksel hareketlilik hem fiziksel, hem de psikolojik birçok yarar sağlar.

Devamlı yapılan egzersizlerle yaşlanma yavaşlar, kendimizi iyi hissederiz. Enerji seviyemiz artıp, kalp ve akciğerlerimizin etkinliği artar, koroner, arter hastalık riski azalır. Kas gücümüz artar. Eklem, tendon ve bağ sertliği önlenir. Osteoporoza karşı kemikler güçlenir. Kolesterol miktarı düşüp, diyabet riski azalır. Denge ve kabiliyetimiz artar. Büyük ve küçük tansiyon dengelenir, stres azalır, kendimizi daha iyi hissederiz. Böylece kendimize güvenimiz artar, günümüz olumlu yönde değişir. Bir egzersiz programına başlamak için asla çok geç değildir. Bir egzersiz programına başlamadan önce bir checkup’dan geçmek uygundur. Böylece egzersize engel bir durum veya sakatlanma riski olup olmadığını öğrenebiliriz.

Esneklik, kasların kısa ve gergin olmasını önleyip sakatlığı önler, her türlü hareket rahatça yapılabilir.

Egzersizden önce mutlaka ısınmalı ve germe hareketleri yapılmalıdır. Isınma esnasında herhangi bir ağrı hissedilirse zorlanmamalıdır.

Sonrasında aerobik çalışmaya geçilir, kalbimiz için idealdir. Aerobik egzersizler ritmik ve tekrarlamalı hareketler olup, bisiklet, yüzme ve jogging gibi hareketler kalp hızı ve solunum artırır. Yavaş yavaş artırarak, belirli aralıklarla ve düzenli yapılmalıdır.

Adale ve kemik dokusunun zedelenmesini önleyen güç egzersizleri üçüncü sırada yer alır. Vücudumuzu bu sayede daha güçlü hissedip, zedelenme riskimizi azaltırız.

Hafif ve orta terlemelerde daha sıkı çalışmalıyız. Vücudun soğutma sisteminin çalıştığının göstergesidir. Kalp ve solunum hızının artması kaslara oksijen pompalandığını gösterir. Çalışma sonrası birkaç gün kaslarda acı veya arı görülebilir. Sık sık sıvı gıda almayı ihmal etmemeliyiz.

Çalışmalar esnasında sürekli vücudumuzu dinlemeliyiz. Göğüste baskı, gerginlik ve buna eşlik eden sol kol ve boyuna uzanan ağrı veya nefes almakta güçlük, çınlama ve bulantı görülürse derhal bırakıp doktora başvurmalıyız.