Öne Çıkanlar

Sayın başkan, size çok net bir şekilde sormak istiyorum. Comolli'yi kovmak için ne bekliyorsunuz?

Bu çarpıcı soruyu soruyorum çünkü Fenerbahçe her geçen gün daha da dibe doğru ilerliyor. Aklım almıyor, algılayamıyorum, anlayamıyorum. Bu kadar çok hata yapan, son 25 sezonda 14. haftalar itibariyle sadece 1 kez ilk 4'ün dışarısında kalmış (Guus Hiddink ile 9.) Fenerbahçe'nin 15.'liğe adeta demir atmasının baş mimarı olan, Türkiye'de hiçbir spor adamının elde edemediği size layık görülen krediyi bile aşağı çekmeye başlayan, Fenerbahçe'yi tanımayan, hiçbir ama hiçbir sorunu çözemeyen, varolan sorunlar yetmezmiş gibi daha fazla sorun üreten, Fenerbahçe'den önce uzun bir süre futboldan uzak kalmış ve en önemlisi dürüstlüğü çok fazla kişi tarafından tartışılan Comolli'nin hala görevinin başında olmasını ben idrak edemiyorum.

Ön yargılı birisi olmadım. Hele muhabirlik hayatımda hiçbir futbolcuya, spor adamına ön yargıyla yaklaşmadım. Fakat maalesef geldiği günden beri Damien Comolli ile ilgili herhangi bir kademedeki insandan olumlu tek bir şey bile duymadım.

Gelelim neler duyduklarımıza, neler gördüklerimize... Gelelim Comolli'nin 6 aylık performansına...

İşe Fernandao'yu satarak başladı. Yaşı gelmiş, sözleşmesinin son yılındaki futbolcunun satılmasını eleştirecek halim yok. Ama bu sportif direktörün aşağı yukarı aynı paralara Fenerbahçe'ye Frey gibi C sınıfı bir forveti layık görmesi nereden baksanız skandaldır. Bugün Frey koştuğu ve mücadele ettiği için ligde 15. olan takımda belki pozitif yorumlar almaktadır. Fakat bu durum ligde gol krallığı yaşamış, leblebi gibi gol atmasına rağmen bile tam anlamıyla kendini Fenerbahçe camiasına kabul ettirememiş Fernandao'nun yerine, pozisyon alma, sezgiler, topa vurma, pas verme gibi çok temel konularda dahi C sınıfı seviyesinde olan Frey'in yakın maliyetlerle transfer edilmesini aklamaz. Comolli'nin Frey transferi Fenerbahçe'yi de Türkiye Ligi'ni de hiç tanımadığının en büyük kanıtlarından biridir.

Transfer dönemi boyunca bonservisi elinde olan oyuncuların peşinden gidilmesi elbette Fenerbahçe için çok normaldi fakat ayak bilekleri 4 bilemedin 5 cm çapında olan Diego Reyes'in bırakın aylarca beklenilmesin, bu maaşlar verilerek transfer edilmesi bu kulübe yapılan çok ciddi bir kötülüktür. Üstelik satın alma opsiyonu 2.5 milyon Euro olan ve bu bedelin çok daha altına transfer edilebilecek Neto orada dururken... Belki Fenerbahçe'nin 1. stoperi olabilecek seviyede olmasa da Reyes'ten kat be kat daha garanti tercih olacak Neto 31 Ağustos'a kadar evini boşaltmayıp Fenerbahçe'den haber bekledi. Fakat Comolli ne yaptı? Yiğithan'ın bile gerisinde olan, fiziğiyle takım arkadaşlarını bile şaşırtan, buna rağmen neredeyse fitness'a hiç girmeyen Reyes'i kulübe kattı. Fenerbahçe'ye as stoper olarak Reyes'i düşünmek, Porto'nun yediği en büyük kazıklardan biri olarak tanımlanan Meksikalı'yı as stoper maaş bütçeleriyle bu takıma katmak kabul edilebilir bir hata değil.

Jack Wilshere ve Marco Fabian isimleriyle aslında daha transfer döneminde herkese bir acaba dedirtti Comolli. Kendi karizması geçmişte zaten çizilmişti ama ayağının tozuyla Fenerbahçe'nin ve doğal olarak çiçeği burnunda başkan Sayın Ali Koç'un da karizmasını çizdi. Bu iki ismin de transfer süreçleri normal şartlar altında ciddi gündem yaratacak olaylardı fakat Başkan Ali Koç'un yarattığı pozitif rüzgar sayesinde Comolli bu olaylardan neredeyse hasarsız sıyrılmayı başardı.

Bize maddi açıdan başarı olarak anlattığı Ayew, Slimani gibi transferlerin hiç de öyle olmadığını öğrendik sonra. Evet belki yapılan hamleler Fenerbahçe'yi FFP kıskacından kurtardı fakat bu iki oyuncuya ödenen maaşlar, hele ki mevcut performanslar da göz önüne alındığında tam bir şok yarattı. Evet iki oyuncuya da 1 sene için 5 milyon Euro'nun üzerinde toplam bedel ödüyor Fenerbahçe. Üstelik Ayew'in satın alma opsiyonu 15 milyon Euro, Slimani'nin yok bile. Yani her ikisi de 1 sezonluk oyuncular. Üstelik Ayew hiç ama hiç hazır gelmedi... Yine de kağıt üzerinde bu iki transferi isim olarak eleştiremeyiz ama kiralama yöntemleri ciddi şekilde aidiyet sorunu yaratacak şekilde. Üstelik harcanan bu paralar düşünüldüğünde atılan adımların doğruluğu da açık bir şekilde tartışmaya açılıyor. Bir diğer kiralık oyuncu Benzia'nın ise mental açıdan ne kadar sorunlu olduğunu herkes net bir şekilde gördü. Sayın Başkan, Comolli sizin anlattıklarınızı, vaadettiklerinizi bile anlayamamış olacak ki Benzia gibi mental açıdan sorunlu, Ayew gibi hazır olmayan isimleri bu takıma getirdi. Bu transferlerle ilgili negatif olaylar bununla da sınırlı değil aslında ama ben şimdilik sınırda durayım.

Buraya kadar sadece transferlerle ilgili Comolli'nin yaptıklarını anlattık. Ama bana göre zaten asıl problem idareciliğinde. Hiç unutmayacağım, sene başında eski bir Fenerbahçe futbolcusu bana Comolli için, "Samandıra'nın anahtarını tek başına ona verirlerse facia olur" demişti. Ne kadar da haklıymış... Fenerbahçe'de aralık ayına gelmemize rağmen oyuncular düzensizlikten dolayı saha içinde sürekli tartışma yaşıyor. Fenerbahçe ligin 15. sırasından bir türlü kurtulamıyor. Resmen facia...

Comolli kameralara istediği gibi görüntü veremediği için tekrar antrenman açtıran bir isim. Kendisine Fransızca sorulan soruları başkan Ali Koç'un anlaması adına İngilizce cevaplayan bir isim. Böyle garip hesapları olan bir isim Fenerbahçe Sportif Direktörlüğü'nü yürütüyor. Samandıra'da değişime değil, yıkıma gelmişti ve bunu herkese hissettirdi. Samandıra'da tepeden tırnağa herkesi değiştireceğini gizlemedi. Taşları bu kadar çok oynatmanın bu sonuçları getireceğini kestirmek zor olmamalıydı. Üstelik altındaki adamlar bunu iftiralarla, 'basına haber sızdırıyor' gibi komik iddialarla yaptırmaya başladılar. Özetle huzuru bozmaya başladı.

Transfer teklifi gelen oyunculara karşı tavrı futbolda olmaması gerektiği kadar materyalistti. Futbolculara özellikle de kendini kanıtlamış futbolculara alınıp satılan bir mal muamelesi yapamazsınız. 1 yıldır ayrı olduğu ailesini İstanbul'a getirirken, Soldado gibi bir isme "Seni satıyoruz" diyemezsiniz. Josef ve Giuliano'yu kastederek "Transfer tamamlanmışsa, oyuncu gitmeyi kabul etmişse mutludur, aksi olmaz" gibi duygusuz ve saçmasapan laflar etti. Bu durum da doğal olarak huzursuzluk yaratmaya başladı. Soldado, Dirar, Ozan başta olmak üzere oyuncular ciddi problemler yaşadı. Yeni kurallar çok fazla benimsenmedi. Onun dünyasında duygusallığa hiç yer yoktu. Zaten futbol anlayışının da temelini oluşturan Moneyball Felsefesi tamamen rakamlara dayalı bir anlayış. Ve bu anlayışın ne günümüz futbolunda ne de gelecekteki futbolda hiçbir şekilde yeri yok. Zaten olmadığı için de Comolli 6 yıldır işsizdi. Ve bu anlayışın ne kötü sonuçlar verdiği önceki kulüplerinde kanıtlanmıştı. Comolli hiçbir şeyiyle Fenerbahçe'ye, Samandıra'ya uyum sağlayamadı.

Kötü sonuçların da katkısıyla Samandıra'da her geçen gün artan kara bulutlar bir yana, gelen-giden oyuncu fazlalığı da bir etken oldu ve gruplaşmalar üst seviyeye çıktı. Aynı dili konuşanlar, aynı mevkiide oynayanlar, yerliler vs. derken Samandıra paramparça oldu. Herkes kafasına göre takılmaya başladı. Comolli Bey de bu büyük yarayı bırakın iyileştirmeyi, pansuman bile yapamadı. Gruplaşmalar aldı başını gitti, bir türlü birlik ortamı sağlanamadı. Arada tutulmayan sözler, dikkate alınmayan talepler de olunca futbolcuların tamamı Comolli'ye soğuk baktı. Ve bakış açısı her geçen gün daha da negatife gidiyor. Teknik direktör konusu belirsiz, Koeman da bundan etkileniyor. Takım doğru düzgün çalışmıyor bile. Tüm bunları gören futbolcular bu kötü gidişatın Comolli'nin çok fazla umrunda olmadığını düşünüyorlar. Aslında şunu söylemekte fayda var. O işlere hiçbir şekilde duygusal bakan birisi değil ve gerçekten de çok etkilendiği söylenemez.

Fenerbahçe'de kadro dışı kararları da oldukça tartışılması gereken bir konu. Belki yönetim tarafından alınan kararlar ama mevcut kadro dışıların takıma, kulübe ve doğal olarak da yönetime zarar verdiğini yine yönetime rapor etmek bu durumu çözmek de futbolun başındaki adam olan Comolli'ye ait. Futbolcu kaybetmek çok kolaydır. Önemli olan futbolcuyu kazanabilmektir. Sahi Ozan neden kadro dışı bırakıldı? Şeffaf olunsun, açıklansın. Bırakılma sebebi haklı da olabilir. 23 yaşındaki bir oyuncuyu böyle tamamen dışarıda bırakarak kim kazanacak işin sonucunda? Dirar, Aatif geçen yılın kilit oyuncuları. Performansları ortada. Yaptıkları yanlış olabilir ama bu kadar uzun cezalandırmak neyi çözdü? Daha iyi bir konuma geldi mi Sarı-Lacivertliler? Fenerbahçe'nin mevcut kadrosunda bu isimleri dışarıda bırakma lüksü var mı? Volkan Demirel'in Samandıra'daki ağırlığını, etkisini göremeyen, çözemeyen Comolli, neyi çözebilir, neyi görebilir? Tüm bu futbolcuların dışarıda tutulması kime fayda getiriyor? Bu oyuncuları iyice değersizleştirerek nasıl elden çıkarılması planlanıyor? Bu durum kulübe potansiyel maddi zarar yaratmıyor mu? Comolli bu dengeleri de sağlayamayacaksa, yönetime bu konuda doğru yönlendirmeler yapamayacaksa ne işe yarayacak? Bu işin sonunda asıl kaybeden ya da hadi büyük kaybeden bu futbolcular mı olacak yoksa Fenerbahçe mi? Peki ya diğer geride kalan futbolcular? Sizce onlar nasıl bakıyorlardır tüm bu olanlara?

Bir de Cocu meselesi var... Her şeyi geçtim revaçta bir teknik adam olarak getirildi buraya Comolli tarafından. Cocu dışındaki Pellegrini, Fonseca gibi adayların ne kadar gerçek dışı hedefler olduğundan bahsetmiyorum bile. Zaten en son elde bir tek Cocu kaldı. O da kabul etmese Kocaman ile yola devam edilecekti. Yine de Cocu'yu getirmek pozitif bir hamleydi, Hollandalı teknik direktörlerin çok kötü Türkiye özgeçmişlerine rağmen. Fakat Comolli ne yaptı? Cocu ile de sorun yaşadı. Siz yalanlamış olsanız da aralarında kara kediler sürekli dolaştı. Cocu bir türlü huzurla çalışamadı. İkili yeri geldi konuşmadı, Cocu'nun eline bırakın fırsatlar vermeyi elinde olanlar da alındı. Sonuç olarak ilk günah keçisi o oldu. Sözleşmesi Fenerbahçe'yi koruyan müthiş bir sözleşmeydi ama şimdi gördük ki o kadar mükemmel bir sözleşme değilmiş... Cocu bir gün konuşursa ki karakterli bir futbol adamı konuşacağını çok sanmıyorum bazı şeyleri bizim anlatmamızdan çok daha etkili olacaktır.

İşte Comolli'nin 6 aylık performansı bu şekilde... Emin olun çok eksiği var fazlası yok vukuatlarının... Ve başka Fenerbahçe de yok. Sayın başkanın tüm bu olanlardan haberinin olmama ihtimali yok. Ama ona olayların Samandıra'dan doğru aktarılmıyor olma ihtimali var. Ki bence bu ihtimal gerçekten çok yüksek. Başkan artık kontrolü tamamen eline almak zorunda.

Fenerbahçe'de sorunun başı Comolli. Yönetimsel problemler de yok mu elbette var. Yönetim içinde de sorunlar var. Ama Samandıra'ya huzur gelirse, Samandıra düzene kavuşursa, futbolda en azından toparlanma gerçekleşirse büyük bir teveccüh ile yola çıkan Başkan Ali Koç diğer problemleri doğru adımlar atarak çözecektir. Çünkü Fenerbahçe'de futbol o kadar önemli bir yer kaplıyor ki oradaki ekran simsiyah olduğunda geri kalan hiçbir şeyi göremeyebilirsiniz. Ne zaman oradaki karanlık kaybolur, diğer sorunlar da kolaylıkla çözülür.

Yine de tüm bu olanlara belki 'uyum süreci' başlığı altında bir kılıf bulunabilirdi. Ama Comolli Fenerbahçe'ye gelmeden 6 ay da sözde bu takıma ve bu göreve çalışmıştı. Buna rağmen Fenerbahçe'yi, ligi ve ülkemizi bu kadar bilmemesi onun hiçbir bahanesi olamayacağının ispatı. Hem 6 ay hazırlanmasa ne olacak? Futbolda aldığı görevlere bakarsak onun konumundaki birinin bu kadar Türkiye futbolundan bihaber olması kabul edilebilir gibi değil.

Tüm bu yazdıklarımdan sebep bir kez daha soruyorum.

Sayın Başkan Comolli'yi kovmak için ne bekliyorsunuz?

GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

Sen de Düşüncelerini Paylaş!
300
Puan Durumu