Alkali Beslenme Nedir, Nasıl Yapılmalı? Alkali Beslenmede Nelere Dikkat Edilmeli?
Son yıllarda sağlıklı yaşam ve hastalıklardan korunma arayışları kapsamında öne çıkan beslenme yaklaşımlarından biri de alkali beslenme modelidir. Vücudun pH dengesini korumayı hedefleyen bu yaklaşım, bazı hastalıkların oluşumunu engelleme ve genel sağlık durumunu iyileştirme amacıyla benimsenmektedir. Alkali beslenme, özellikle asidik etkisi yüksek olan işlenmiş gıdalardan uzak durmayı ve bitkisel ağırlıklı bir diyeti teşvik eder. Peki, alkali beslenme tam olarak nedir, nasıl uygulanır ve bu beslenme modelinde hangi noktalara dikkat edilmelidir?
ABONE OLAlkali beslenme, vücut sıvılarının pH seviyesini dengelemeye yönelik bir beslenme tarzıdır. İnsan vücudu doğal olarak hafif alkali bir yapıya sahiptir (kan pH'ı yaklaşık 7.35-7.45 aralığında). Bu denge, organ fonksiyonlarının sağlıklı çalışabilmesi açısından hayati öneme sahiptir. Alkali beslenme, vücutta asidik yük oluşturan gıdaların tüketimini sınırlandırmayı ve daha çok alkali özellikteki besinleri artırmayı amaçlar.
Bu yaklaşım, bazı gıdaların sindirimden sonra vücutta oluşturduğu etkiye dayanır. Örneğin limon, asidik bir tada sahip olsa da metabolize edildiğinde alkali etki yaratır. Et, şeker, işlenmiş gıdalar ve rafine un ise vücutta asidik yük oluşturur.
Bitkisel Temelli Besinler Öncelikli Olmalı: Alkali beslenmede sebze ve meyveler ana besin grubunu oluşturur. Özellikle ıspanak, brokoli, salatalık, limon, karpuz, kabak, avokado ve pancar gibi gıdalar alkali etkileriyle ön plana çıkar. Günlük öğünlerin büyük bölümü bu tür gıdalardan oluşmalıdır.
Asidik Gıdalar Azaltılmalı: Kırmızı et, süt ürünleri, beyaz un, işlenmiş gıdalar, rafine şeker, alkol ve kahve gibi asidik etki yaratan besinlerin tüketimi mümkün olduğunca sınırlandırılmalıdır. Bu gıdalar vücutta asidik yükü artırarak inflamasyonu tetikleyebilir.