Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA / HABERTURK.COM

Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi 3 yıl aradan sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yeniden açıldı. Mimar Arif Hikmet Koyunoğlu tarafından, Mustafa Kemal Atatürk yönetiminde 1927 yılında kurulmuştu. Binanın 1980’de onarılmasının ardından açılan müze, kısa bir zaman süresi içerisinde modern bir müzenin tüm özelliklerine sahip bir kuruluş haline geldi.

Müze, günümüzde diğer sanat dallarıyla karşılaştırıldığında çok daha kısa bir tarihe sahip Türk resim ve heykel sanatının gelişmesinde büyük rol oynayan sanatçıların en göze çarpan eserlerinin sergilendiği bir sanat merkezi durumunda.

SANAT ESERLERİ TİTİZLİKLE KORUNUYOR

Türk plastik sanatının oluşum ve gelişim dönemlerini yansıtan sanat eserleri koleksiyonlarının ve bunların sınıflandırmalarının bulunduğu ve bu alandaki boşluğu dolduran plastik sanat kütüphanesi devlet, yurtiçi, yurtdışı ve de yabancı elçiliklerin bağışlarıyla ve yeni satın almalarla her yıl zenginleştirilmekte, bu alanda çalışma yapan araştırmacıların ihtiyaçlarına burada bulunan Türk sanatçılarının arşivleri yeterli ölçüde cevap vermekte. Müzenin en önemli sorumluluklarından biri olan sanat eserlerinin korunması, sıcaklıktan ve nemden kaynaklanan problemleri çözerken, en başarılı sonuçları veren yöntemler kullanılarak yapılmakta. Bütün koruma önlemlerine karşın eserlerde olabilecek herhangi bir zarar için uzmanlar tarafından oluşturulmuş ayrı bir bölüm müze içerisinde yer alıyor.

ÇAĞDAŞ MÜZECİLİĞE ÖRNEK BİR YAPI

Binanın 1980 yılında ve de sonraki yıllarda onarıldığında hem amatör hem de profesyonel sanatçılara hizmet veren resim, heykel ve seramik atölyelerinin oluşturulmasına büyük bir önem verilmiştir. Güvenlik nedeniyle tüm bina kapalı devre televizyon sistemi, ultrasonik ve yangın alarmı sistemleriyle donatılmış ve böylelikle müzenin her kısmı kontrol edilebilmekte. Müzede yer alan sergilerin yanı sıra kişisel sergiler ve yarışma sergileri Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen Müzenin diğer faaliyetleri arasındadır. Onarımlar sırasında özgün (orijinal) haline dönüştürülen tarihi büyük salon konserler, tiyatro oyunları ve sinema gösterimleri için kullanılmaktadır. Çağdaş Sanat Müzelerinin tüm doğal özelliklerini içeren, modern kafeteryası, satış mağazaları ve ses düzeniyle halka hizmet veren bu kurum eski sanat eserleri için düzenlenen bir sergi sarayının ötesine gitmekte.

"ZARF İLE MAZRUFUN BİRLEŞTİĞİ ZARİF MEKÂN"

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Ankara Devlet, Resim ve Heykel Müzesi'nin açılışıyla ilgili olara sosyal medya hesabı Twiter'den yayınladığı mesajda "zarf ile mazrufun birleştiği zarif mekân" nitelemesinde bulundu. Kalın, mesajında şu ifadelere yer verdi: Ankara Resim ve Heykel müzesi restore edilerek bugün yeniden hizmete açıldı. Zarf ve mazrufun güzellikte birleştiği bu zarif mekanı mutlaka ziyaret edin ve kıymetli kolleksiyonunu görün. Bu büyük kültür hizmetinde emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.

"ESTETİK VE ZERAFET ANLAYIŞINI YANSITAN SANAT HAFIZASI"

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara Resim ve Heykel Müzesinin 3 bin 629 esere ev sahipliği yaptığını söyledi.

Ersoy, Ankara Resim ve Heykel Müzesinin açılışında yaptığı konuşmasında, müzenin kapılarını ilk kez 90 yıl önce açtığını, bu köklü mazinin, genç Cumhuriyetin idari ve iktisadi hafızasından, Türk milletinin estetik ve zarafet anlayışını yansıtan sanat hafızasına uzanan bir süreci barındırdığını kaydetti.

Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'nin harf inkılabından neredeyse bir yıl önce Latin harfleriyle ilk kez mermer bir panoya yazılarak müzenin giriş fuayesine konulduğunu, ilk Türk Dil Kurultayı'nın Atatürk'ün başkanlığında burada gerçekleştirildiğini belirten Ersoy, kültürel diplomasinin kullanıldığı en önemli örneklerden biri olarak, İran ile ilişkilerin güçlendirilmesi yolunda bestelenen ilk Türk Operası "Özsoy" un yine ilk kez burada sahnelendiğini bildirdi.

Ersoy, "Görülüyor ki Resim ve Heykel Müzesi yani Türk Ocağı Binası, Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceğine yön verecek milli düşüncenin, siyasetin, sosyal oluşumun dilden sanata temellerinin atıldığı ve ilan edildiği yerlerden biri olmuştur. Ankara Resim ve Heykel Müzesi sanatla başlayan ve sanatla devam eden bir yolculuğun simgesidir. Bu bina bir tablonun hayat bulmuş halidir. 1926'da açılan yarışmada, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, mimar Arif Hikmet Koyunoğlu’nun çizdiği suluboya resimden beğenerek projeyi onaylamış ve binada Türk süslemelerinin kullanılmasını, inşaatında da Türk işçilerin çalışmasını özellikle istemiştir. Neticede 1927 yılında Namazgah Tepesi olarak bilinen bölgede eserin temelleri atılmış ve Birinci Ulusal Mimarlık Döneminin eşsiz bir abidesi olarak 1930 yılında tamamlanmıştır." ifadesini kullandı.

Cumhuriyet tarihinin en önde gelen kültür ve sanat evlerinden biri olan yapının inşa amacının Türk Ocağı Merkez Binası olarak hizmete başlaması olduğuna değinen Ersoy, Ankara Halkevinden Bakanlıklara, 46 yıl boyunca birçok kurumun çalışmalarına ev sahipliği yaptığına dikkati çekti.

"O yıllarda önemli toplantılar ve törenlerin yanında konserler, tiyatro, opera ve bale temsilleri yapının görkemli salonunda çok erken dönemlerden itibaren yerini almış, sanat, ilham verdiği bu eseri kendi evi yapmaya başlamıştır." diyen Ersoy, binanın 1976'da dönemin Kültür Bakanlığına devredildiğini, ardından da restorasyona alınarak tamamlanan çalışmalar sonrasında 2 Nisan 1980'de Ankara Resim ve Heykel Müzesi olarak yeni dönemine başladığını anımsattı.

Ersoy, 2017'de ilk etapta binada güçlendirme ve depolara yönelik projelendirme çalışmalarını başlattıklarını, bu dönemde ziyaretçilere kapıların açık olduğunu, geniş kapsamlı restorasyon çalışmalarını ise 7 Nisan 2018'de başlatarak müzeyi geçici olarak kapattıklarına değindi.