♦ Bir Adam Yaratmak... Necip Fazıl Kısakürek
♦ Şair Evlenmesi... Şinasi
♦ Vatan Yahut Silistre... Namık Kemal
♦ Lüküs Hayat... Ekrem Reşit Rey - Cemal Reşit Rey
Üstat Necip Fazıl Kısakürek'in 'Bir Adam Yaratmak' adlı ölümsüz eseri, zamansızlığın sinematik bir manifestosu olarak gösterime girecek.
İran'da düzenlenen 43'üncü Fecr Film Festivali'nde dünya prömiyerini gerçekleştiren 'Bir Adam Yaratmak', Hindistan’daki Chennai Uluslararası Film Festivali kapsamında 'Second Best International Feature Film' ödülüne lâyık görüldü. Ayrıca Engin Altan Düzyatan, filmdeki performansıyla 13'üncü Boğaziçi Film Festivali 'En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü kazandı.Yapımcılığını Filimetre Medya Yapım'ın üstlendiği 'Bir Adam Yaratmak'ı Murat Çeri yönetti. Engin Altan Düzyatan'ın 'Hüsrev'i canlandırdığı filmin oyuncu kadrosunda; Deniz Barut, Altan Erkekli, Murat Serezli, Caner Topçu, Gülper Özdemir, Serpil Temur, Hakan Meriçliler ve İsmail Hakkı Ürün yer alıyor.
'Bir Adam Yaratmak'ın sinema filmi olarak çekilmesi, Türk klasiklerinin; değişen sosyo - ekonomik dinamiklere rağmen güncelliğini nasıl koruduğu ve her kuşağa nasıl hitap edebildiği sorusunu yeniden akıllara getirdi.
Bu bağlamda; Tanzimat’tan Cumhuriyet'e, oradan modern döneme uzanan süreçte; toplumsal dönüşümleri, kültürel çatışmaları ve bireyin varoluş sancılarını sahneye taşıyan Türk klasiklerinden özel bir seçki yapmamız gerekirse 4 eserin, en az 4 kuşağın ilgi alanına girdiğini görüyoruz. Türk tiyatro tarihinin köşe taşlarından olan bu eserlerden en eskisi; 153 yıl, en yenisi ise 89 yıldır kesintisiz olarak sahneleniyor.
Türkiye ve dünyada yaşanan tüm sosyo - ekonomik dinamiklerinin değişimlerine rağmen 4 eserin, her kuşak tarafından ilgi görmesinin nedenlerini analiz edecek olursak zamansız bir kimliğe bürünmelerini sağlayan özellikleri ortaya daha net bir şekilde çıkıyor.
• Bir Adam Yaratmak... Necip Fazıl Kısakürek'in 1937'de yazdığı oyun, ilk kez aynı yıl, İstanbul Şehir Tiyatroları'nda sahnelendi. Türk tiyatrosunun en güçlü entelektüel ve varoluşsal metinlerinden biri olan 'Bir Adam Yaratmak', başkarakter 'Hüsrev'i canlandırmak, rolün zorluğu nedeniyle tiyatro oyuncuları için kariyerlerinin zirve noktası olarak görülüyor.
Necip Fazıl Kısakürek (1904 - 1983)Merkezinde; insanın kaderi ve varoluşsal sorgulamaların zihinlerde oluşturduğu "Nereden geldim, nereye gidiyorum?" sorusu, 'Bir Adam Yaratmak'ı, 4 kuşağın en çok ilgi gösterdiği eserlerden biri haline getirdi.
'Bir Adam Yaratmak'ın tiyatro oyunlarından biri Günay Yunus Güney tarafından yönetildi.• Şair Evlenmesi... Şinasi tarafından 1859'da yazılan ve 1860'ta Tercüman-ı Ahvâl Gazetesi'nde okurlara bölümler halinde ulaştırıldıktan sonra kitap olarak yayımlandı. Tiyatro oyunu olarak ilk kez ne zaman sahnelendiği hakkında net bir tarih olmamakla birlikte, bazı kaynaklar bunun 1908'de ilan edilen II. Meşrutiyet'ten hemen sonrasına dayandığını belirtiyor.
Şinasi (1826 - 1871)Batılı anlamda yazılmış ilk Türk tiyatrosu metnine sahip olması hasebiyle tarihi bir saygı duruşu niteliği taşıyor. Görücü usulü evlilik ve cehalet temasını komedi tarzında işlediği için halkın her kesimine hitap etti / ediyor. Didaktik ve bir o kadar da eğlenceli bir yapıya sahip oyun, 5 kuşaktır gördüğü ilgi nedeniyle tiyatro sahnelerinin vazgeçilmez oyunları arasında yer alıyor.
'Şair Evlenmesi', Aile ve sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın 'Sahnede Parlayan Küçük Yıldızlar' projesi kapsamında korunma ve bakım altındaki çocuklar tarafından da sahnelendi.• Vatan Yahut Silistre... Namık Kemal'in 1872'de kaleme aldığı oyun, yazıldığı dönemden bu yana Türk milletinin kolektif hafızasında vatanseverliği en yüksek perdeden temsil eden eserlerden biri olarak 6 kuşak boyunca milli duyguların dışavurumu için bir meşale görevi görüyor.
Namık Kemal (1840 - 1888)'İslam Bey' ile 'Zekiye' karakterleri üzerinden işlenen fedakârlık teması, izleyiciyi duygusal bir arınma sürecine sokuyor. Oyun, ilk kez 1 Nisan 1873'te Gedikpaşa Tiyatrosu'nda sahnelendikten sonra halkı sokağa dökecek kadar bastırılmış duyguların dışa vurumunu sağladı.
'Vatan Yahut Silistre'nin ilk temsilini seyredenlere ait bir fotoğraf.• Lüküs Hayat... İlk kez Cumhuriyet'in 10'uncu yılı kutlamaları kapsamında 1933'te İstanbul Şehir Tiyatroları'nda sahnelendi. Metni; Ekrem Reşit Rey'e bestesi ise Cemal Reşit Rey'e ait olan müzikal, operet türünün en başarılı örneği olarak kabul ediliyor. Eseri hiç seyretmeyenlerin bile sözlerini ve melodisini ezbere bildiği adeta bir sanat marşına dönüşen 'Lüküs Hayat', Batılılaşma sancılarını, hırsızlık - soyluluk paradoksunu ve halktan birinin yüksek sosyeteye girmesiyle yaşanan absürtlükleri hicivle anlatıyor.
Cemal Reşit Rey (1904 - 1985) - Ekrem Reşit Rey (1900 - 1959)Halktan birinin yüksek sosyeteye girmesiyle yaşanan komik durumlar, her devirde güncelliğini koruyor. 'Lüküs Hayat', o komik durumlara sahip hikâyesiyle 4 kuşağın ilgi alanına yüksek ölçüde girmeyi başardı.
'Lüküs Hayat', Türk tiyatrosunun en çok sahnelenen oyunu olma özelliğine sahip.