Ben bunları 2012'ye havale ettim, amin!
Yıllardan bir şey istenmez biliyorum. İnsanlardan istenir, rica edilir, umut edilir... Dua edilir, dilek tutulur, hayal kurulur. Bu defa, bıkıp usandığım, düzelmeyen-düzelemeyen ama düzelmesinin şart olduğunu düşündüğüm hissettiğim meseleleri 2012’ye havale ettim. Umarım yılın sonunda 2013’e devretmezler...
Neler mi istiyorum? İşte:
·Hayattan zevk almasını bilen, güler yüzlü ve mutlu insanlardan sırf bu sebeple nefret edenlerin başka gezegene taşınmasını...
·Başarılı-başarısız ayırt etmeden mağdur edildiğini düşündüğümüzü göklere çıkarmak yerine, başarılı olanın alkışlanmasını...
·Şartlar sebebiyle tekelleşen bazı markaların kendilerine gelmek, adil ücretlendirmeyle kaliteli hizmet vermek için batmayı beklememelerini...
·İstanbul trafiğinde bir gün topluca cinnet getirip birbirimizi öldürmeye başlamadan önce çözülmesini...
·Bana “Abla nerelisin?” diye sorup, aldığı “İstanbulluyum” cevabını kabul etmeyen, ısrarla “Yani? Aslen?” sorusunu devam ettirenlerin zihinlerinin mucizevi şekilde açılmasını...
·“Elimde ne kasetler, fotoğraflar var. Her şeyi açıklarım!” seviyesindeki adamlara medyada yer verilmemesini...
·Acaba biz ne çocuğuysak, her köy doğumlunun çıkıp “Biz Anadolu çocuuğuyuz!” deyivermesi geleneğinin sona ermesini....
·Eurovision'a gitmek istiyor-istemiyor tartışmalarından usandığımız insanların bir susup işlerini ciddiyetle ve olabildiğince “dünya çapında” yapmaya çalışmasını...
·Gazeteciler ve özellikle köşe yazarları için “Yaa bırak! Kimbilir kimin nesi! Ben olsam daha iyi yazarım” diyenlerin soyunun tükenmesini...
·Kitap yayınlanması ve dağıtılmasındaki en sıkıntılı meselelerin ülke meselesi haline gelmesini ve çözümler bulunmasını...
·Ülkemizde kadına yönelik şiddetle ilgili, zihinlerin açılmasını, şiddetin her türlüsünün temelden ele alınmaya başlamasını...
·İçi boş “açılım” konuşmaları yerine yapıcı ve kalıcı çözümler getirilmesini...
·Televizyon programları için “Halk bunu istiyor biz ne yapalım” geyiğinin sona ermesini...
·Bazılarının mesnetsizce “sallamak” (ki bu tür sadece bilgisayar başında yapıyor bunu da) ve her şeye çemkirmek yerine elini taşın altına sokması gerektiğini idrak etmesini...
Tabii bir de hepinize iyi yıllar dilerim!