Alman otomobil üreticisi BMW'nin, geçtiğimiz yıl yenilediği d-segment modeli 3 Serisi'nin Türkiye lansmanı gerçekleşti. 

Aslında bir süredir Türkiye'de satışta olan yeni nesil 3 Serisi'ni, İzmir'de gerçekleştirilen tanıtım etkinliğinde ilk kez canlı olarak görme ve inceleme şansımız oldu.

7'inci jenerasyonunda gövde kodu G20 olarak belirlenen modele dışarıdan bakıldığında, yerini aldığı F30 kodlu 6'ıncı nesle göre büyük bir değişim geçirdiği net bir biçimde fark ediliyor.

Bu değişim hem boyutlarda hem de tasarım dilinde kendini gösteriyor.

Öyle ki, yerini aldığı modele göre uzunluğu 76 mm artan yeni 3 Serisi'nin, yüksekliğinde ise 6 mm azalma meydana geldiği açıklanıyor.

Aracın genişliği de 16 mm artarken, dingil mesafesinde de 41 mm kadar bir büyümenin söz konusu olduğu belirtiliyor.

Ölçülerde yapılan değişiklikler, BMW'nin tüm dünyadaki satışlarının yüzde 25'ini oluşturan 3 Serisi'nin bir üst sınıfa göz kırpmasına neden olurken, bu sayede otomobilin 44 yıllık tarihinde ilk kez 5 Serisi'ne bu kadar yaklaştığını söyleyebiliriz.

Modelin bu yeni duruşunda ise artan ölçülerin payı olduğu kadar, sürüş özellikleri ve iç mekan kalitesinin de etkili olduğunu belirtelim. 

Bu konulara geçmeden önce ise, BMW'nin Türkiye distribütörü Borusan Otomotiv'in İcra Kurulu Başkanı Hakan Tiftik ile yeni 3 Serisi ve sektör üzerine yaptığımız sohbetten notlar aktarmakta fayda var.

'CARİ AÇIK HİBRİT İLE AZALIR'

Yeni 3 Serisi'nin yaklaşık 3 aydır satışta olduğunu belirten Hakan Tiftik, modelin bu zaman zarfında kendi beklentilerini aşarak 750 adetlik satış rakamına ulaştığının bilgisini verdi.

Yıl sonuna kadar ise 2 bin adet satmayı hedefledikleri 3 Serisi'ni ilk etapta 1.6 litrelik benzinli motor ile pazarda satışa sunduklarını aktaran Tiftik, dizel motor seçeneğinin Türkiye'de satışa çıkmasının ise şimdilik netleşmediğini vurguladı.

Otomobilin yurtdışında satılan hibrit versiyonlarının ise mevcut vergi sistemi yüzünden Türkiye'ye gelmesinin söz konusu olmadığının altını çizen Hakan Tiftik, "Çevre, tüketici ve ekonomi açısından hibrit araçlara destek lazım. Ülkenin en büyük cari açık kalemlerinden birisinin enerji olduğu göz önüne alındığında, hibrit araç kullanımı ile akaryakıt tüketimi düşürülerek cari açığı azaltmak mümkün olabilir" dedi.

'YIL SONU BEKLENTİMİZ YÜZDE 10 ARTTI'

Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Hakan Tiftik, sektörde yaşanan son gelişmeler üzerine de değerlendirmelerde bulundu.

Faizlerin düşmesinin pazarda canlılık yarattığını aktaran Tiftik, "Özellikle Kurban Bayramı'ndan sonra pazarda pozitif bir hareketlenme görüyoruz. Bunda, döviz kurlarındaki yaşanan stabilite ve kredi faiz oranlarındaki düşüşün payı büyük. Durum böyle olunca da araçlara ulaşılabilirlik artıyor" dedi.

Gelişmelerin böyle devam etmesi halinde Türkiye otomobil pazarının yılı beklentilerin üzerinde kapatacağını kaydeden Tiftik, "Otomobil pazarında yıl sonu beklentimiz daha önce 300 bin adet seviyesindeydi. Fakat gelinen noktada bu beklentimizi revize ederek yüzde 10 kadar yukarı çektik" diye konuştu.

Otomotiv sektörüne yönelik vergi düzenlemelerinin uzun vadeli ve kalıcı bir şekilde yapılmasının önemini de işaret eden Hakan Tiftik, "Uzun vadeli bir vergi mevzuatı, ülke açısından daha sağlıklı ve belirgin bir görüntü yaratır. Bu yatırımcı açısından da olumlu bir algı oluşturur" ifadesini kullandı.

KALİTESİ İLE ÜST SINIFA GÖZ KIRPIYOR 

Yeni 3 Serisi'nin tasarım ve sürüş özellikleri ile devam edelim.

Daha agresif çizgilere kavuşan otomobil, ön farları ile 5 Serisi'ni andırsa da, 3 boyutlu arka stop grubu ile kendine has bir duruş sergiliyor.

Otomobilin bir üst segmentte yer alan 5 Serisi ile benzerliği daha çok iç mekanda kendisini gösteriyor.

Kokpitin genel tasarım çizgileri de bu durumu gözler önüne sererken, malzeme ve işçilik kalitesi ise 3 Serisi'nin geçirdiği evrimi ortaya koyuyor.

Çok yumuşak olmayan fakat kaliteli hissettiren plastiklerin kullanıldığı iç mekanda, alüminyum ve ahşap malzemelerin bolca yer alması da buradaki kalite hissini artırıyor.

Ayrıca, vites topuzu, iç aydınlatmalar, dijital gösterge tablosu, havalandırma ızgaraları, yenilenen direksiyon simidi ve ambiyans aydınlatmaları bir bütün halinde aracın kalitesini yerini aldığı modele göre daha çok artıran unsurlar olarak göze çarpıyor. 

Otomobilin 44 yıllık üretim tarihinde ilk kez elektronik bir park frenine yer verilmesi ise, 3 Serisi için radikal bir değişiklik olarak nitelendirilebilir. 

Bu durum otomobil için herhangi bir olumsuzluk oluşturmuyor, aksine orta konsol da yarattığı boşluk ile fazladan eşya gözüne yer açıyor.

Öte yandan, bir önceki 3 Serisi'nde yer alan ön kol dayamanın yerini alan parçanın kokpitin kalite algısının yukarı çıkmasına katkı sağladığını da söyleyelim.

Eski versiyondaki konvansiyonel el freni sebebiyle sürücü tarafı yarım olan bu parça artık ileri geri hareket ettirilemiyor, fakat eskisi gibi de ses çıkarmıyor ve yerinden oynamıyor!

Yeni 3 Serisi'nin, dingil mesafesinin artması ile arka koltuklarda artık daha fazla diz mesafesi sunuluyor. Aracın büyüyen ve tavanın yarısını kaplayan sunroofun da etkisiyle arka koltuk yolcularına daha ferah bir yaşam alanı sunulduğunu gözlemledik.

3 Serisi'nin iç mekanı ile ilgili son olarak ön yolcu kısmına da değinmekte fayda var.

F30 gövde kodlu bir önceki nesilde, orta konsol tasarımı yüzünden ön yolcu koltuğunda seyahat edenlerin sol dizi yolcuyu rahatsız edecek konumda kalıyordu. Yenilenen konsol tasarımı ile artık böyle bir durumun söz konusu olmadığını da aktaralım.

3 Serisi'nin iç mekanında eleştirilebilecek nokta ise, arka koltuklarda sunulan havalandırma ızgarasının yeni nesilde yer almıyor olması. 

337 bin 900 TL’den başlayan fiyatlar ile satışa çıkan bir otomobilde standart olarak beklenen donanım arasında yer alan arka koltuk havalandırmalarının opsiyonel olarak tercih edilebildiğini aktaran Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Hakan Tiftik, aracın yeni neslinde uçaklardaki gibi ortam havalandırması yapabildiğini belirtti.

Tiftik, bu sayede arka sırada oturan yolcuların bu kısımda bir havalandırma ızgarası olmasa bile aracın içinde havasız kalmadıklarını aktardı.

Ön klima grubunun eskisi gibi çift bölgeli yerine tek bölgeliye geçmesi de aynı gelişmenin sonucu olarak karşımıza çıkıyor.

CAMLARI ÇİFT HALILARI YALITIMLI

Otomobilin sürüş özelliklerine geçersek, öncelikle yeni 3 Serisi ile yaklaşık 150 kilometrelik bir yolculuk yaptığımızı belirtelim. Bu kilometrenin büyük bölümü ise otoyolda gerçekleşti.

En başta, aracın yerini aldığı modele göre daha sessiz bir sürüş sunduğunu söylemek lazım. Öyle ki, yüksek hızlı otoyol sürüşlerinde bile hem yol, hem lastik, hem de rüzgar sesini aracın içinde neredeyse hiç duymuyorsunuz.

Hatta, bu sessizlik o kadar fazla ki, gözünüzü kapatsanız kendinizi bir 5 Serisi ile yolculuk ediyor sanabilirsiniz!

Bu hissiyatın içinde, süspansiyonların alışagelmiş BMW dinamizmini kaybetmeden eski nesle göre daha konfor odaklı ayarlanmasının da katkısı büyük. 

BMW mühendislerinden aldığımız bilgiye göre, 3 Serisi'nin 'sessizleşmesini' sağlayan birkaç önemli faktör var. Bunların başında ise otomobilin camlarının sesi izole eden çift katlı bir yapıya kavuşması geliyor.

Böylece dikiz aynalarının yarattığı uğultu bile otomobilin kabinine girmiyor.

Öte yandan, motorun etrafının neredeyse 270 derece kadar yalıtım malzemesi ile kaplanması, aracın içinde motor gürültüsünün kesilmesini sağlamış.

Son olarak, döşemelerde kullanılan halıların, sahip oldukları kaplama ile aracın altından gelen sesi kesmeye yardımcı olduğu ve kabin içine yol gürültüsünün sızmasının önüne geçtiğini öğreniyoruz.

PARK ALANINDAN KENDİ KENDİNE ÇIKIYOR

Yeni 3 Serisi'nin teknolojik özelliklerine de değinmekte fayda var. Fren Fonksiyonlu Kaza ve Yaya Algılama sistemi, Şerit Takip Uyarı Sistemi gibi donanımların standart olarak sunulduğu otomobilde, dijital gösterge grubu da yer alıyor.

Bu noktada, gösterge grubunun grafiklerinde Mercedes, Volkswagen Grubu ve Peugeot'larda olduğu gibi bir değişiklik yapılamadığını belirtelim.

Araca eklenen yeni teknolojiler arasında en öne çıkanı ise, otomobilin bir noktaya kadar gidilen mesafeyi hafızasına kaydederek, istenildiğinde sürücünün gaz ve direksiyon müdahalesine gerek duymadan geri geri çıkabilmesi olarak gözümüze çarpıyor. 

Dar alanlarda işe yarayabilecek bu durum, yanlışlıkla girilen çıkmaz sokaklarda da sürücüye gerekli yardımı sağlayacaktır.

Öte yandan, yeni park asistanının, artık hiç bir direksiyon ve gaz müdahalesi olmadan aracı park edebildiğini aktaralım.  Yeni sistem, 3 Serisi'ni park edilen alandan çıkarabilmeye de imkan sağlıyor. 

Bu iki özellik sayesinde, 3 Serisi'nin otonom sürüşe geçmeye başladığı da anlaşılıyor.

Yeni 3 Serisi hakkında kuşkusuz söylenecek çok şey bulunuyor. Bizim araç ile geçirdiğimiz yaklaşık 3 saat sonucunda edindiğimiz izlenimler ise bu şekilde. 

Bu süre zarfında elde ettiğimiz yakıt tüketim değerlerine de değinmekte fayda var.

Otomobili sağ ayağınıza hakim olmadan kullandığınızda bile yakıt tüketiminin 100 kilometrede 10 litreyi aşmaması bir başka iyileştirme olarak karşımıza çıkıyor. Bu durum, motorun yakıt tasarrufu potansiyelini ortaya koyarken, dikkatli kullanımlarda tüketimin 7.5-8 litrelere düşeceğine de işaret ediyor.

Bizim yüksek hızlı otoyol sürüşü sonucu elde ettiğimiz yakıt tüketimi ise 100 kilometrede 9.4 litre olarak gerçekleşti.

Yakıt tüketiminin düşürülmesinde, aracın 50 kilogram kadar hafiflemesinin de etkisinin bulunuyor.

ARTIK ÖNDEN ÇEKİŞLİ

Yeni 3 Serisi'nin lansmanında Borusan Otomotiv'in katılımcılara hazırladığı sürprizden de bahsedelim.

Öyle ki, önceki gün satışa sunulmaya başlanan yeni 1 Serisi'nin Türkiye'de ilk kez sergilenmesi ile, bu otomobili de inceleme fırsatımız oldu.

Fakat aracın trafik tescil işlemleri yetişmediği için yeni 1 Serisi'ni şimdilik kullanma şansımız olmadı. 

Alman markanın en küçük modeli hakkındaki izlenimlerimize gelirsek, modelin 3'üncü neslinde büyüdüğü her halinden anlaşılıyor.

Yüksekliği artan 1 Serisi bazı açılardan hatchbackten çok bir MPV gibi görünse de, yeni önden çekişli platform sayesinde aracın içindeki yaşam alanında ciddi bir ferahlama meydana geldiğini gözlemledik.

Özellikle aracın arka koltuklarında sınıf standartlarının üst sınırında bir diz mesafesi sunulması ise, bu sınıfta bugüne kadar 1 Serisi'ne mesafeli yaklaşan kesimin otomobile karşı ilgisinin artmasına yol açabilir.

Bu arada, yeni  1 Serisi'nin Avrupa'dan önce Türkiye'de satışa sunulduğuna da aktaralım.

Sonuç olarak, İzmir'de BMW'nin en yeni iki modelinden birini kullanma birini ise durduğu yerde inceleme fırsatı elde ettik.

1 Serisi'nin kullanım özelliklerini, önümüzdeki dönemde Habertürk'ten takip edebilirsiniz.

Yeni 3 Serisi hakkında bir dipnot düşmek gerekirse, Alman üreticinin orta sınıf sedanının yeni neslinde tüm özelliklerini birkaç adım ileri taşıyarak evrim geçirdiğini söyleyebiliriz.

Fakat, artan yalıtımı ile 44 yıllık tarihinde yolcularına ilk kez gürültüsüz bir yolculuk vaat eden 3 Serisi'nin, bir 'sessiz devrim' gerçekleştirdiğini söylemek de sanırım yanlış olmayacaktır. 

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri