Necdet Çalışkan

Türkiye’de son bir yılda cep telefonu pazarını yakından ilgilendiren düzenlemeler ardı ardına geldi. Önce yüzde 25 olan ÖTV oranı, kademeli olarak yüzde 50’ye çıkarıldı. Ardından Kasım 2018’de 170 TL olan yolcu beraberinde getirilen telefonların kayıt işlemi sırasında alınan IMEI harcı en son 1838 TL’ye ve pasaport kayıt hakkı da 2 yıldan 3 yıla çıkarıldı.

Yine geçen yılın ortasında klonlanmış cep telefonlarının önüne geçilebilmesi için 7 yıl sinyal almayan telefonların IMEI havuzundan çıkarılmasına karar verildi. Bu düzenlemelere en son eklenen ise 3500 TL ve üstü olan telefonların taksit sayısının 6 aydan, 3 aya indirilmesi oldu.

Peki tüm bu düzenlemeler Türkiye’deki telefon pazarını nasıl etkiledi? Mobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri İş Adamları Derneği (MOBİSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kemal Turnacı, konuyla ilgili olarak Habertürk’ten Necdet Çalışkan'ın sorularını yanıtladı. MOBİSAD Başkanı Turnacı’nın “Sektörümüze bir meteor düşmediği kaldı… Bu sorunu çözenin heykelini dikeceğiz” sözleriyle özetlediği Türkiye’deki telefon pazarında son yaşananlar… 

"YÜZDE 1 DEĞİLİZ AMA..."

- Son bir yılda cep telefonu piyasasıyla ilgili yapılan yasal düzenlemeler, sektörü nasıl etkiledi?

Sektörün gelişimini bırakın, daralmasıyla mücadele ediyoruz. Üzerimize bir meteor düşmediği kaldı... Ülke ekonomisi için bir takım kararlar almak durumunda olabiliriz. Ama sektörel kararlar daha fazla istişare ile alınmalı. Fayda zarar analizleri doğru yapılmalı…

Ülkemizde cep telefonu edinmek giderek zorlaştı. Gerek fiyatların yükselmesi gerek satın alma alternatiflerinin özellikle taksit sayısının azalması, yurtdışından yolcu beraberinde gelenler ve klonlama gibi alternatif kanallar açtı. Tüketimi baskılamaya çalıştıkça, vatandaşın yöntemi değişti. IMEI kopyalama gibi bir gerçek hayatımızda. Vatandaş almak istiyorsa, siz istediğiniz baskıyı kurun yine de alıyor. O yüzden denge doğru kurulmalı. 

- Türkiye’nin telefon ithâlâtı cari açıkta nasıl bir rol oynuyor?

2019 itibariyle toplam 210 milyar dolarlık ülke ithâlâtımız var, cep telefonu ithâlâtımız ise 1.8 milyar dolar. Toplam ithâlâtın yüzde 1’i bile değiliz ama “Cep telefonu cari açığı artırıyor” diye reklam edilmiş bir sektörüz. Bunun tamamını yapmasak ne olur? Bu algı yanlış.

Bugünkü teknolojide lokomotif olma şansımızı kaçırdık ama 10 yıl sonrası için kaçırmamalıyız. Bugün lokomotif olmadığımız bir alanda şunu öne sürmemeliyiz: Bunun yerlilik oranı kaç? Zaten ülkemizde üretilmiyor ki… Her şeyi ithal ediliyor... Cari açığı artırıyor… Üstelik devlete ciddi katma değer sağlayan bir sektörüz. Oransal olarak  yüzde 82’lere varan vergi oranlarımız var. Bu vergileri yine elde edelim, treni kaçırmadığımız sektörlerde yatıralım.

"YABANCIYI BOYKOT ETTİK, YERLİ PAYI YÜZDE 13'TEN YÜZDE 2'YE İNDİ!"

- Cep telefonunda yerlilik oranı son yıllarda nasıl değişti?

2017 yılının Ağustos ayında cep telefonunda yabancı markalara yönelik bir boykot uygulaması oldu.  O gün yerli markaların pazar payı yüzde 13 idi. Biz o gün doğru strateji ve desteklerle yerlilik payını artırabiliriz, bu oranı yüzde 40’a çıkarabiliriz dedik. Geldiğimiz noktada yerli markaların cep telefon pazarındaki payı yüzde 2. Oran yüzde 13’ten yüzde 2’ye inince, bizim yol haritamız da çöp oldu.

Yerli üretim ve yerli marka çok önemli. İnsanlar buna montaj sanayi diyerek küçümsüyor. Ama bizim için bir vida sıkmak bile önemli. Bugünkü ortamda en önemlisi yerli marka çıkarabilmek. Ama bu, ithâlâtı baskı altına alarak yapılmamalı. Biz bu şirketlere destekleyerek, buralarda yatırım yaptırmalıyız. 

- Yurtdışından yolcu beraberinde getirilen cep telefonlarından alınan IMEI kayıt harcı, 2018 yılı sonunda 170 TL iken, bugün itibariyle 1838 TL’ye çıktı. Son kullanıcılar da bu artıştan oldukça şikayetçi. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Biz dernek olarak alınan bu kararı destekliyoruz. Savunduğumuz için de çok eleştirildik ama bu konuda Maliye bakanlığı çok doğru bir karar aldı. Olması gereken ve hatta geç kalmış bir adımdı. Ülkemizde vergiler malum, tabi ki bunların makul seviyeye gelmesine talep ediyoruz. Yurtdışı ile olan fiyat makasının bizdeki vergi oranlarının azaltılarak kapanması gerektiğini savunuyoruz.

DönemIMEI Harcı (TL)
2012100
2013115
2014119.5
2015131.5
2016138.5
2017149.2
2018170.7
2018 (Kasım)500
2019618.65
2019 (Temmuz)1500
20201838

 

Ancak hem haksız rekabet önlenmeli hem de vatandaşlar açısından vergi adaleti de sağlanmalıydı. Burada bir vatandaşımız bir telefona 3500 TL vergi öderken, yurtdışına çıkan bir vatandaşımızın aynı telefona 170 TL vergi ödemesi hiç adaletli bir durum değildi. Yurtdışına çıkamayan vatandaşlar cezalandırılmamalı, ödüllendirmeli.

"IMEI HARCININ ARTIRILMASINDA GEÇ BİLE KALINDI"

- Yolcu beraberinde gelen telefonlar bu karardan nasıl etkilendi?

Yolcu beraberinde gelen cep telefonlarının sayısı son düzenlemelerin yapılmasından önceki yıllarda 1.5 milyona dayanmıştı. Şimdi ise bu sayısının yüzde 30 civarında azaldığını görüyoruz. Ama bu başka bir rakamı yükseltti. Klonlanan cep telefonları arttı. Çünkü kuralları doğru koymazsanız su akar yolunu bulur.  Dernek olarak 15 yıldır bu sorunu dile getiriyorduk ama bu 15 senede hiçbir adım atılmadı. Geçen sene bu adım atıldı. Ama aradan geçen bu 15 senede yasadışı kaçakçılar kazandı.

"HÂLÂ DATA İNDİREN NOKIA 3310, CAMINA 'IMEI ÇAKILIR' YAZAN VAR"

- Cep telefonu klonlama sorunu çözüldü mü? 

7 sene sinyal alınmayan cep telefonlarının IMEI havuzundan çıkarılması doğru ama yetersiz bir adım. Siz yıllık 12 milyon telefonun satıldığı bir ülkede 7 sene IMEI havuzunu açık tutarsanız, sorunu çözemezsiniz. Bu göstermelik bir karar olur. Biz 2 sene sinyal alınmayan cep telefonlarının IMEI havuzundan çıkarılmasını önerdik. Şu anda 7 senedir sinyal almayan cep telefonları IMEI havuzundan çıkarılıyor. Ama 7 sene sinyal alan cihazları düşündüğünüzde orada bu işi yasa dışı yollardan yapan kesim için ciddi bir potansiyel halen duruyor.

Bu düzenlene 2 sene olarak çıksaydı, IMEI havuzu çok daraldığı için yasadışı yollardan kopyalama işini yapanların potansiyeli de daralacaktı. Bugün operatörlerde Nokia 3310’un data indirdiğini, uygulama indirdiğini görüyorsunuz. Piyasada klonlama işlemleri hâlâ artarak devam ediyor. Bu kararlardan yasadışı yollardan iş yapanlar olumlu etkileniyor. Hatta IMEI kopyalama fiyatlarının arttığını duyuyoruz. Yani yasadışı yollardan iş yapanlara yaradı. Bugün hâlâ camına “IMEI çakılır” yazan yerler var. 

- Türkiye’deki kaçak telefonların boyutu nedir?

Tahminlerimize göre ülkemizde yaklaşık yılda 1 milyonun üzerinde IMEI numarası kopyalanmakta, bu nedenle devletimiz yılda 3 milyara yakın vergi kaybına uğramaktadır. Bir diğer gündem maddemiz ise ülkemize kaçak yollardan giren cihazlar. Bu cihazların 3.5 milyon seviyelerine ulaştığı tahmin ediyoruz. Ülkemizin burada da vergisel kaybı 6-7 milyar TL civarında. Bu cihazlar maalesef genelde eski sinyal almayan cihazların IMEI numaraları kopyalanarak ülkemizde çalışır hale getiriliyor.

"TAKSİT SAYISINI 12 OLMALI, 3500 TL SINIRI 5500 TL'YE ÇIKMALI"

- En son 3500 TL’nin üstündeki cep telefonlarında taksit sayısı 6’dan 3’e indirildi. Bu pazarı nasıl etkiliyor?

Türkiye’de son bir yılda o kadar önlemler alındı, düzenlemeler yapıldı ama sektör geneli yüzde 20 daraldı. Pazar kayıtdışına ve merdiven altına kaydı. 3500 TL’nin üzerindeki cep telefonlarındaki taksit sayısının 6 aydan 3 aya düşürülmesi de yurt dışından gelen cihazları artıracaktır. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK),3 taksit sınırını 3500 TL’den 5500 TL’ye yükseltmeli. Taksit sayısı da azaltılmamalı, artırılmalı. Bunun için 12 taksit makul.

"GİDER PUSULASI KESEN YOK... İKİNCİ ELDE KDV YÜZDE 1 OLMALI"

- İkinci el cihaz pazarında son durum nedir? Gelişmesi için ne yapılmalı?

Türkiye’de yılda ortalama 20 milyon cep telefonu ikinci elde el değiştiriyor. Bu rakamın içinde satışın yanısıra, eşe, dosta akrabaya verilen telefonlar da var. Servetimiz çekmecelerde çürüyor… Türkiye’de şu anki kurallar ve regülasyonlara ikinci el işinin fiili olarak yapılabilmesi söz konusu değil. Önce bu sektöre girerken sertifikasyon sistemi oluşturulmalı. Bu alan regüle edilmeli. Maliye Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı ile bu konuda sürekli görüşüyoruz. Bizim uçtan uca ikinci el projemiz var bunun için. Mobil uygulama tabanlı bir yazılım da geliştirdik.

Bu konuda kamunun yapması gereken ise önce ikinci elde yüzde 18 olan KDV oranını yüzde 1’e düşürmek. Şu anda ikinci el cep telefonu satışı sadece gider pusulası ile yapılabilir. Bugün camında “İkinci el, alınır satılır” yazan yerlere gidin, 100 tanesinden 90’ına girin, “Gider pusulası kesiyor musunuz?” diye sorun, bir çoğundan “Gider pusulası nedir?” diye karşılık alırsınız. Çünkü tamamına yakını faturasız satılıyor. Bu anlamda KDV oranı yüzde 1 oranında uygulanırsa 2.el cihaz pazarı legalleşecek ve devlet, hiç gelir elde edemediği bir pazardan 3 milyar TL civarı vergi geliri elde edecek.

"HAFTADA 3 KEZ SAVCILIĞA GİDİYORUZ"

- Sektörde 5809 sayılı yasa ile ilgili yıllardır dile getirilen bir şikayet var. Nedir bu sorun?

5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ile ilgili mağduriyetler, kanunun 56.maddesi 4.fıkrasında belirtilen kişinin bilgisi dışında gerçekleşen abonelik işlemlerine yönelik "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisi" ibaresi maalesef uzun yıllardır mahkemelerde yoruma dayalı olarak uygulanıyor ve bu durum ciddi mağduriyetlere sebep oluyor. Bu işlemi kim yaparsa yapsın savcılık firma yetkilisi hakkında soruşturma yürütüyor.

Aslına bakarsanız biz kuralları, regülasyonları tamamlanmamış bir sektörüz. Hâlâ sahte hatları konuşuyoruz. Bugün bizim binlerce üyemiz bu işten mağdur. Haftada üç kez savcılığa gidiyorlar, sahte hat konusunda. Bugün retina ile kişi tanıma teknolojisi bile var ama sahte hat ayırt edilemediği için bu sorunla uğraşıyoruz.

"MAĞDURUZ... 300 BİNDEN FAZLA DOSYA BEKLİYOR"

- Bu konuyla ilgili kaç dava sözkonusu?

Sahte kimlikle çıkarılan hatlarla ilgili batan birçok firmamız var, sırf 5809’dan ötürü. Bugünkü koşullarda artık noterler bile sahte kimliği ayırt edemeyebiliyor. Bizim sektördeki çalışanlar da bunu ayırt edemeyebilir. Sonuçta hat işlemleri sırasında bunu tespit edebileceğimiz bir sistem yok.

Kimlik orijinal ama fotoğraf sahte örnekleri ile bile karşılaşıyoruz. Ama noterlerin bile ayırt edemediği bir şeyi biz nasıl ayırt edeceğiz? Özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılıktan haftada 3 kez savcılığa davet edilmemiz, bu sektöre yapılan bir ayıptır. Yıllardır mağduriyet yaşanan bu sorunu çözemiyoruz.

Daha önceki yıllarda sadece bizim sektörümüzdeki bu konudaki dava sayısının 700 binlere kadar çıktığı gözlendi. Şu anda ise bu sayı 300 binin üzerinde. Bir dava ortalama 2 sene sürüyor ve yüzde 90’ından fazlası da beraat ile sonuçlanıyor.

Bu davaların geneli beraatle sonuçlanıyor ve devletimiz vekalet ücreti olarak avukatlara 2 bin 750 TL ödemek durumunda kalıyor. Dosya sayısını göz önüne alacak olursak rakamın büyüklüğü ortaya çıkar. Yani sahte kimlikle açılan hatlarda; vatandaş mağdur, sektör mensubu (bayi) daha çok mağdur, devlet daha da çok mağdur oluyor. Bu sorunu kim çözerse, çözsün, heykelini dikeceğiz...

- Bu sorun nasıl çözülür?

Bizim Kişisel Verileri Koruma Kanunu (KVKK) kapsamında bu kimlik bilgilerini teyit edebilecek bir ekranımızın olması gerekiyor. Kimlikteki fotoğraf ile gelen kişinin fotoğrafını teyit edebileceğimiz bir sistem olmalı. Hat işlemleri yapılırken ekranda MERSİS sisteminden kişinin gerçek kimliğinin görülmesi sağlanmalı. Teyit ettiğimizde bu sorun zaten çözülmüş olacak.

Daha önce bu sistem vardı ancak KVKK ile kaldırdık ama kişisel verileri koruyamadık. IMEI numarası kullanıldığı için terör örgütü mensubu olmak suçundan ceza alan vatandaşlarımız oluyor bu ülkede. Konuyla ilgili konuştuğumuz tüm taraflar, kurumlar ve bakanlıklarla yaşanan sorun hakkında hem fikiriz. Tüm kesimler mevzuatta değişiklik yapılması gerektiğine inanıyor.

"IŞIKLI TABELALARLA KAYITDIŞINA HİZMET EDİYORLAR"

- Kayıtdışı ne kadar yaygın?

Bizim sektörümüzde 20 binin üzerinde satış noktası var, ki bunların yaklaşık yarısı da denetimsiz. Operatör satış kanalları da bu alanda çok yaygın ama bakıyorsunuz iki adım ilerisinde mutlaka bir yanan, sönen, ışıklı tabela görüyorsunuz; “... telekom, ikinci el alınır satılır, garantili teknik servis...” Bu yerler resmi kanallardan çok daha avantajlı. Resmi satış kanalı için birçok sorumluluğa girmeniz, bir sürü kuralı yerine getirmeniz gerekiyor, ama diğerlerinin yüzde 90’ı kayıtdışına hizmet ediyor.

Bugün bir kahvehane açmak bir teknoloji mağazası açmaktan daha zor. Ama asıl bu sektöre girişin zor olması lazım, çünkü cep telefonu artık insanların kimliği konumunda. Birçok kişisel verisi bu cihazın içinde. Küçük esnafı destekleyelim ama kaçakçı ile küçük esnafı da ayırmak lazım.