Cleopatra'nın ojeleri bugün hala moda! Eski Mısır'dan günümüze uzanan tırnak sanatının büyüleyici serüveni!
Manikür sadece tırnak süslemekten ibaret değil; oje rengiyle sosyal mesaj vermekten uzun tırnaklarla sınıf ayrımına kadar uzanan bir tarih yazıyor. Antik medeniyetlerden günümüz modasına kadar uzanan bu yolculuk, tırnakların bir statü sembolünden bireysel ifadenin aracı haline gelişini gözler önüne seriyor!
ABONE OLBinlerce yıldır kadınların tırnaklarına duyduğu ilgi, yalnızca estetikten ibaret değil. Tırnaklar, tarihin farklı dönemlerinde sosyal statü, inanç sistemi ve hatta ekonomik durumun bir göstergesi olarak kullanıldı. Bugün kişisel stilin bir yansıması olan manikür, aslında köklü bir geçmişin izlerini taşıyor!
Manikürün kökenleri Bronz Çağı Hindistan’ına kadar uzanıyor. Kadınlar, tırnaklarını kına ile koyu kahverengi ve kırmızı renklere boyayarak süslüyorlardı. Bu uygulama hem estetik hem de sembolik bir anlam taşıyordu. Kına ile boyanmış tırnaklar, güzelliğin ve dişiliğin ifadesiydi.
Antik Çin’de tırnak boyası sosyal statünün göstergesiydi. Uzun ve bakımlı tırnaklar, kişinin fiziksel iş gücünden muaf olduğunu ve zengin bir aileden geldiğini anlatıyordu. Özellikle kırmızı, altın ve gümüş gibi parlak renkler, sadece asillerin kullanabildiği renklerdi. Halkın bu tonları kullanması yasaktı.
Pekin’deki Yasak Şehir’de yaşayan soylu kadınlar, tırnaklarını korumak için özel tırnak kapakları kullanırlardı. Bu moda, İmparatoriçe Dowager Cixi tarafından başlatıldı. Altın, gümüş, bakır, kaplumbağa kabuğu ve yeşim taşından yapılmış, değerli taşlarla süslenmiş tırnak kılıfları zenginliğin simgesiydi.