Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar
Nevzat ÇİÇEK / GAZETE HABERTÜRK

Tunus’ta Nahda Hareketi, 10. kongresini gerçekleştirdi. Yaklaşık 20 bin kişinin katılımıyla, 2012’den sonraki bu ilk kongrenin en büyük özelliği, Nahda’nın kendi ifadesiyle “davet” ve “siyaset”in ayrıştırılmasıydı. İhvan geleneğinden gelen Nahda’nın gizlice kurulduğu 1972’den bu yana “ılımlı İslam” tanımına uygun şekilde tarif edildiğini hatırlarsak, hareket artık kendini “Müslüman demokrat” olarak tanımlıyor. Şiddetten uzak bir şekilde amaçlara ulaşabileceğini savunan hareket, özelikle Tunus’ta başlayan Arap Baharı sonrasında gerek devrim sürecinde gerekse diyalog hükümetindeki uzlaşmacı tavrıyla öne çıktı. Ama bölgedeki gelişmeler nedeniyle de hem Selefi grupların hem de cezaevinden çıkan kadroları itibarıyla şüpheyle bakılır hale getirilmişti.

HAREKET VE SİYASET NEDEN AYRILDI?

Nahda Lideri Raşid Gannuşi’yle son 2 yılda 4’üncü defa görüşme şansım oldu. Özellikle özgürlükler ve demokrasi bağlamındaki tutarlılığının altını çizmem gerekiyor. Gannuşi’nin ortaya koyduğu tavır ve uzlaşma, aslında Nahda’nın daha merkez partisi olma çabasını gösteriyordu. Ne yazık ki hem uluslararası güçlerin Tunus’taki emelleri hem de toplumda Zeynel Bin Ali dönemine ilişkin “intikam” beklentileri Gannuşi’nin hareket alanını kısıtladı. Ancak o iktidarı bırakırken diyalog hükümetinde bir anayasa yapma noktasında bütün iradesini ortaya koyuyordu.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ