Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
HABERTURK.COM

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik ve İngiltere'nin Avrupa ve Amerika'dan sorumlu Devlet Bakanı Alan Duncan açıklama yaptı.

Ömer Çelik, "DEAŞ insanlığın başındaki en büyük belalardan biridir. Biz büyük bir dayanışma içerisindeyiz, İslam fobi ve Anti - Semitizim gibi konuları konuştuk." dedi.

Duncan, "Biz çok net bir görüşe sahibiz. Orantılı makul tedbirlerle bu zorlukların aşılmasına inanıyoruz. Ortak zeminimiz çok geniş. Ben de sizin gibi Kıbrıs müzakerelerinin sonuçlanmamasından üzüntü duyuyorum. Sayın Mevlüt Çavuşoğlu'nun olumlu yaklaşımlarını biliyoruz. AB konusunda ise biz detayları netleştirmeye çalışıyoruz. İslam konusu çok önemli. Birleşik Krallık'ta 3 milyon Müslüman var. Hayatım boyunca Müslümanları desteklemeyi savundum. Onlar diğer vatandaşlar gibi eşit haklara sahip vatandaşlar. Onlara karşı ırkçı tavırları kınıyoruz ve bu tip yaklaşımlar asla kabul edilemez. Türkiye'ye 5. ziyaretim ve sonuncu olmayacağından da eminim." dedi.

"AB'YE BİR ÜLKE TALİMAT VERMEMELİDİR"

Merkel'in Gümrük Birliği Anlaşmasını güncellemeyeceği sorusuna Ömer Çelik, "Talihsiz bir açıklama. Şunu altını çizmek gerekir. AB'ye bir Avrupa ülkesi talimat vermemelidir. AB için zaaf oluşturacak bir açıklama. AB'yi zayıflatmak isteyenlerin yaptığı bir açıklamadır. Türkiye AB ülkeleriyle sorun yaşayabilir. Ama bu sorunları ülkeler kendilerine indirgememelidir. Birliğin genetiğinde bir değişime yol açar. Almanya ve Türkiye arasındaki sorunu Avrupa Birliğinin yansımasına AB komisyonu izin vermemelidir. Bu AB'nin temel mekanizmasına aykırıdır. Gümrük Birliği bizim tek taraflı istediğimiz bir şey değil. Bu serbest ticaretin arttırılmasıyla ilgili bir durumdur. Gümrük Birliği'nin güncellenmesi Türkiye'ye bir ödül ve lütufmuş gibi davranılıyor. Kazan - kazan çerçevesinde ilerleyecekse biz devam etmek istiyoruz. Biz Gümrük Birliği'nin güncellenmesi konusunda, Ekonomi Bakanlığımız ilgilendiği bu konuda Bakanlar Kurulumuzda aldığımız kararları uygulayacağız. Gümrük Birliği konusunda acelemiz yok. Bu konunun hızlanması gerekiyordu. Obama döneminde de anlaşma sağlanamamıştı. Trump döneminde de sağlanamamıştı." dedi.

"HİÇBİR DOSTUMUZ BİR KATİLİ BARINDIRAMAZ"

Adil Öksüz konusuyla ilgili verilen nota üzerine Almanya ile gerilimin artıp artmadığı sorusu üzerine Ömer Çelik, "Referandum sürecinde bizim arkadaşlarımızın soydaşlarıyla görüşmesine izin verilmemesiyle başlayan süreç sonrasında, Cumhurbaşkanımızın telekonferansına da izin verilmemişti. Biz dost ülkeyiz. Tarihsel derinliğe sahip ilişkimizde dostluk bekliyoruz. Hiçbir dostumuz bir katili barındıramaz. Vahim olan şudur ki, hükümete Adil Öksüz sorusu sorulduğunda "Ben bunu yalanlayamam ya da doğrulayamam" dedi. Biz bunun diplomatik olarak ne demek olduğunu biliyoruz. Türkiye mücadelesini sürdürecektir. Türkiye'ye saldırı olmuştur. Türkiye'ye göre DEAŞ terör örgütü ne ise FETÖ odur, PKK odur." dedi.

Alan Duncan'a darbe girişimi sonrası Türkiye'yi desteklemesi üzerine soruya," Bu darbenin ne olduğu hakkındaki görüşlerimi söyledim. Bu İngiltere'de olsa Kraliçe ve Başbakanı öldürmeye çalışıp, BBC'yi kontrol altına almaya çalışmasıyla aynı şey. Bu şekilde söylendiğinde Birleşik Krallık'taki kişiler Türkiye'yi anlayabiliyor. Türkiye'nin mevcudiyetinin ve istikrarına zarar verilmesini anlamak lazım. Biz çok iyi arkadaşlarız. Bu girişimlere çok sert yanıt verilmesi gerekiyor. Suçlulara sert bir yanıt gösterilmeli. Bu yanıt yargısal olarak olmalı. 1 yıl geçti üzerinden. Burada sağlamış olduğumuz dengeyi herkesin anlamasını istiyorum." dedi.

"BU BİR SİYASİ MATRUŞKA"

Ömer Çelik, The Sun gazetesinde yer alan makale sorusuna, "Uzun zamandır bir şey söylüyorum. İslam karşıtı kesimlerin hepsi aynı zamanda Anti-Semitiktir. Aynı zamanda göçmen düşmanıdır, AB normlarına düşmandır. Bu bir siyasi matruşkadır. The Sun'da çıkan makale hem holokostu destekliyor, aynı yöntemin Müslümanlara da uygulanması gerekiyor. Buna en iyi cevabı Birleşik Krallık halkı verdi. Parlamentoda da 107 parlamenter destek verdi. Tek tek teşekkür ediyorum, hepsine de tek tek mektup yazacağım. Buna Yahudi ve Müslümanlar ortak tepki göstermiştir. Havra ve Camileri korumalıyız. Dini özgürlükleri korumak hepimizin boynunun borcudur. İngiliz parlamentosu çok iyi bir sınav vermiştir. Yargı da öyle. Biz bu insanlık suçlarıyla tek tek mücadele etmeyeceğiz. Hepsiyle toptan mücadele edeceğiz. Azınlıklara ve alt sınıflara uygulanan bu tavır hepimizin mücadele etmesi gereken bir meseledir. Bu çok çirkin ve vahşi bir yaklaşımdır."