Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Suriye'deki yabancılar Golan bölgesine girebilmek için birkaç bakanlıktan izin almak zorunda. Yollarda BM'nin kontrol noktaları var.

İsrail'in 1967 savaşında işgal ettiği ve 1973 yılında bir kısmı geri alınan Golan Tepeleri ile başlayan sorunu, sınırın İsrail tarafında yetişen elmaların öyküsü ile de özdeşleştirenler var.

Suriye ve İsrail işgali altındaki iki kesimin halkları birbirini çıplak gözle görebilecek kadar yakın mesafede. Ancak İsrail tarafında yaşayan Suriyelilerin yetiştirdiği elmaların Suriye'ye taşınması için her yıl BM ve Kızılhaç tarafından yoğun bir diplomasi trafiği yürütülüyor.

İsrail işgali altında kalan 5 köydeki yaklaşık 21 bin Suriyelinin yetiştirdiği Golan elmaları 2005'ten beri Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esad'ın talimatı ile Suriye devleti tarafından satın alınıyor.

Piyasa fiyatının üzerinde fiyatlarla satın alınan elmalar, Suriye'nin sınırın diğer tarafında yaşayan vatandaşlarına verdiği maddi ve manevi desteğin somut göstergelerinden biri sayılıyor.

Elmalar, BM askerlerinin konvoyu ile İsrail tarafından Suriye tarafına taşınsa da sınırdaki Kuneytra Valiliğince her yıl düzenlenen festival ile karşılanıyor.

Kuneytra Valisi Riyad Hicab'a göre, "Elma üretimi Golanlıların temel gelir kaynağı ancak İsrail tarafı tarım arazilerini tahrip ederek, tarımda kullanılan suyu azaltarak, suni gübre ve böcek ilaçlarının fiyatlarını yüksek tutarak ve elmaların pazarlanmasını engelleyerek Suriyeli üreticileri engellemeye çalışıyor."

SU SORUNU

İsrail'in işgal altında tuttuğu bölgedeki yeraltı ve yerüstü sularına ilişkin politikası nedeniyle su meselesi giderek karmaşıklaşan bir diğer sorunu oluşturuyor.

Kuneytra Su İşleri Müdürü Arsan Arsan'ın verdiği bilgiye göre, İsrail yönetimi, işgali altındaki Golan Bölgesi'ndeki Banyas ve Kadı nehirleri ile Şeyh dağının güneyindeki suları BM kararlarına rağmen kullanmaya devam ediyor.

BM'nin İsrail'in Golan Tepeleri'nden çekilmesi gerektiğini belirten kararlarına rağmen bu bölgeye yerleştirilen yerleşimcilerin su ihtiyacının karşılanması amacıyla 4 baraj inşa edildi. Ancak bazı barajların ateş açma mesafesine çok yakın noktalarda ve Suriye tarafına akan nehirler üzerine inşa edilmesi su sorununu giderek büyüttü.

Arsan, Suriye tarafının bu durumu BM'ye taşımasının ardından BM'den "Diğer tarafın yani İsrail'in bu barajlardan haberi olmadığının" belirtildiği bir cevap mektubu aldıklarını belirtiyor. "İsrail'in sınırındaki barajlardan haberinin olmaması imkansız" diye konuşan Arsan, İsrail'in işgali altındaki kısımda bulunan göllerden pompalarla çekilen sular nedeniyle yaşanan kuraklığa da dikkat çekiyor.

Göl sularının çekilmesi sorunu, göllerin bulunduğu bölgelerde yaşayan Suriyeliler ile İsrailli yerleşimciler ve polis arasında çıkan çatışmalarla da gündeme geliyor.

Suriye tarafındaki 6 barajın yıllık su kapasitesinin yüzde 25'i geçmediğine dikkat çeken Arsan, buna bağlı olarak 5 bin hektarlık tarım arazisinin 200 hektarlık kısmının kullanılabildiğini ve tarım alanında yıllık zararın 300 milyon doları bulduğu bilgisini veriyor.

İsrail tarafında kalan Golan Tepeleri'nin işgal altında olduğu ve işgalci konumunda olanların suları kullanmasının Cenevre Sözleşmesine göre de yasak olduğu belirtiliyor. Bu nedenle, Suriye tarafı İsrail'i suları çalmakla suçlasa da İsrail'in, su çektiği göllerin etrafında yaşayan Suriyelilere göl suyunu kullanma karşılığında çeşitli vergiler uygulamaya başladığı biliniyor.

İsrail'in yılda ortalama 750-800 milyon metreküp su kullanmasının yanısıra yakın zamanda gündeme gelen bir diğer sorun da Suriye tarafına geçen sulara kanalizasyon sularının karışıyor olması. Suriye tarafından BM'ye taşınan bu sorun, BM'nin su ilaçlama tesisi kurulması sözünü vermesi ile şimdilik yatışmış görünüyor.

Kuneytra Valisi Riyad Hicab, önümüzdeki yıllarda etkisini göstermeye başlayacak olan yeni bir soruna dikkat çekerek, "İsrail tarafının, Golan bölgesine ve Suriye topraklarına yakın alanlara nükleer atık gömdüğünü" belirtiyor.

KARAMAYINLARI EN ÇOK ÇOCUKLARI MAĞDUR EDİYOR

1973 yılında Golan Tepeleri'nin bir kısmından geri çekilen İsrail ordusu tarafından döşenmiş kara mayınları, savaşın üzerinden neredeyse 40 yıl geçmesine rağmen bölgede yaşayanları mağdur etmeye devam ediyor.

Özellikle açık arazide oynayan çocukların ve çiftçilerin hedef olduğu karamayınları nedeniyle vücudunun çeşitli organlarını kaybetmiş 2 bine yakın Suriyeli bulunuyor.

Kendisi de karamayını kurbanlarından biri olan Mayın Kurbanları Derneği Başkanı Dr. Ömer Muhammed Heybi, 13 yaşında mayın patlaması sonucu gözlerini kaybetmiş. Heybi, bölgeye yerleştirilen mayın sayısına ilişkin İsrail resmi kaynaklarının 1,5 milyon civarında olduğu yönünde açıklama yapıldığını ancak bu sayının açıklanandan daha fazla olduğunu belirtiliyor.

İsrail tarafının, yerleştirdiği mayınların yerlerini açıklamaması ve 1-2 metre derinliğe gömülmüş olması nedeniyle mayın sorunu sürekli bir tehdit olmaya devam ediyor.

Heybi, "Örneğin bir yerde 10 yıl tarım yaparsınız hiçbirşey olmaz. Ancak birgün yüzeye iyice yaklaşır ve patlar. Geçtiğimiz yıl, 12 yıldır aynı yerde tarım yapan birisi oğlu ile birlikte patlama sonucu öldü" diyor.

Mayın nedeniyle gözlerini kaybeden Radi El Muhsin, bazı mayınların oyuncak şeklinde olduğunu öne sürerken, iki bacağını kaybeden Muhammed Hadi Muhammed ise bir kısmı toprak üzerine çıkmış olan mayınların çocukların dikkatini çektiğini hatırlatıyor.

Muhammed yaşadığı olayı, "Çocukken arkadaşlarımla futbol oynuyorduk, garip bir cisim bulduk. Onunla oynamaya başladık. Bombaymış, patladı. Benim iki bacağım da koptu" ifadeleri ile anlatıyor.

Suriye Özürlüler Milli Takımı'nda cirit atma kategorisinde yer alan Muhammed, iki bacağını kaybetmesine rağmen hayata tutunmayı başaranlardan. Muhammed, son olarak Çin'de düzenlenen Asya oyunlarından gümüş madalya ile döndü.

"GOLAN HALKINDAN İSRAİL CEZAEVLERİNE GİRMEYEN ÇOK AZ İNSAN VAR"

İsrail yönetimi, işgal altında tuttuğu bölgede yaşayan Suriyelilerin, Suriye topraklarında yaşayan akrabaları ile herhangi bir şekilde iletişim kurmasını casusluk sayıyor. Bu gerekçe başta olmak üzere farklı nedenlerle İsrail tarafından tutuklanan ve çeşitli cezalara çarptırılan çok sayıda Suriyeli mahkum bulunuyor.

Kuneytra Valisi Riyad Hicab, "Doğrusu Golan halkından İsrail cezaevlerine girmeyen çok az insan var" ifadesi ile durumu özetlerken, sınırın diğer tarafındaki akrabaları ile evlilik yapanların eşinin yanına gitmesi için bazen yıllarca beklediği biliniyor.

Son olarak işgal altındaki kısımda yaşayan ve Suriye tarafındaki akrabası ile evlenen gelin, BM ve Kızılhaç'ın araya girmesi ile 4 yıl sonra eşinin yanına geçebildi.

Golan Tepeleri, Suriye'nin İsrail ile barış girişimlerinin temel şartı olarak her platformda dile getirilirken İsrail tarafı, çeşitli uluslararası kararlara rağmen işgal ettiği topraklardan çekilmeme yönünde bir tavır yürütüyor.

Suriye, topraklarının bir kısmı işgal altında olduğu için olağanüstü hal yasaları ile yönetiliyor ve ordu sıcak çatışma ihtimaline karşı teyakkuzda tutuluyor.

Son aylarda geçiş noktalarında kontroller gevşetilmiş olsa da Golan bölgesinin Suriye tarafındaki kısmına özel izinlerle geçiliyor.

AA