Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Toplu sözleşme masasının kurulduğu tarihten itibaren Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun kararının alınması da dahil olmak üzere 30 gün içinde sonuçlandırılması gereken görüşmelerin, 29 Mayıs’a kadar sürmesi ve bu tarihte tamamlanması bekleniyor. Görüşmelerin 29 Mayıs’ta tamamlanması halinde memurlara 15 Haziran’da 6.5 aylık maaş farkı ile birlikte ödeme yapılması öngörülüyor.

        Bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek olan toplu sözleşme görüşmeleri henüz yapılamadığı için 2.5 milyon memur ile zamları memur maaşına endeksli olan 1 milyon 900 bin memur emeklisi, 1 milyon 400 bin yaşlı ve özürlü, 105 bin gazi, şehit yakını ve köy korucusu ile 53 bin muhtar 2012 yılı zamlı maaşlarına henüz kavuşamadı.

        Toplu sözleşme masasının kurulması için bugün sendikalar ile hükümet, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in başkanlığında biraraya gelerek maaş zammını belirlemek üzere pazarlıklara başladı.

        1 Ocak 2012 tarihinden itibaren geçerli olacak toplu sözleşme ile 2012 ve 2013 yılları için geçerli olacak zam oranları belirlenecek ve zamlar 6 aylık dönemler için ayrı ayrı tespit edilecek. Maaş zamlarının yanı sıra toplu sözleşme masasında, kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ile diğer mali ve sosyal haklar belirlenecek.

        Bakan Çelik, toplu sözleşme görüşmelerinde Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na gidilmemesi halinde görüşmeleri 29 Mayıs’ta tamamlamayı hedeflediklerini açıklamıştı. Görüşmelerin 29 Mayıs’ta sonuçlanmasıyla birlikte ise memurlar zamlı maaşlarını en erken Haziran ayında alabilecek.

        Memur-Sen kamu çalışanlarının maaşlarına 2012 yılı için yüzde 16, 2013 için yüzde 14 oranında zam yapılmasını istiyor. Taban aylığa 2012 için 120, 2013 için ise 80 TL artış yapılmasını talep ediyor.

        Türkiye Kamu-Sen yüzdelik artış olarak 10+10 olmak üzere 2012 yılı için yüzde 20 zam istiyor. Ayrıca tüm kamu görevlilerine ve emeklilerinin taban aylığına yansıtılmak üzere 100 TL ve ayrıca özel hizmet tazminat puanlarının artırılarak 100 TL artış talep ediyor. KESK de yüzde 30 zam yapılmasını istiyor.

        FARUK ÇELİK: BUGÜN TARİHİ BİR GÜN YAŞAMAKTAYIZ

        Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, ''Bugün, kamu görevlileri sendikacılığı ve çalışma hayatı açısından tarihi bir gün yaşamaktayız. Çünkü kamu görevlileri sendikacılığında ilk kez toplu sözleşme görüşmesi yapılmaktadır'' dedi.

        Kamu görevlileri sendikaları ile hükümet arasındaki toplu sözleşme görüşmelerinin ilk oturumu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'ndaki Eşref Moralı Toplantı Salonu'nda başladı.

        Toplantının açılışında konuşan Bakan Çelik, toplu sözleşme görüşmelerinin ilk toplantısını yaptıklarını belirterek, ''Bugün kamu görevlileri sendikacılığı ve çalışma hayatı açısından tarihi bir gün yaşamaktayız. Çünkü kamu görevlileri sendikacılığında ilk kez toplu sözleşme görüşmesi yapılmaktadır. Bu tarihi gün 2009 yılında hükümetimiz tarafından Emek ve Dayanışma Günü ilan edilen 1 Mayıs'ın hemen arefesinde gelmesi de ayrıca sevindiricidir'' dedi.

        Çelik, bütün emekçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü de kutladı.

        Bugün, 2 milyon 600 bin kamu çalışanı ile 1 milyon 900 bin emekliyi doğrudan ilgilendiren önemli bir adım atıldığını ifade eden Çelik, ''Atılan bu adımın ülkemize, milletimize ve tüm kamu çalışanlarımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum'' diye konuştu.

        Kamu yönetiminde yöneten-yönetilen ayrımından çok birlikte yönetim anlayışının egemen olmaya başladığını dile getiren Çelik, açıklık, hesap verebilirlik, demokratik yönetim gibi kavram ve ilkelerin, sivil toplum kuruluşları ile yönetilenlerin idari süreçlere daha fazla iştirak ettikleri bir yapıyı zorunlu kıldığını söyledi.

        Kamu kaynaklarının yöneticilerin elinde bir ayrıcalık değil, verilmiş bir emanet olduğuna işaret eden Çelik, hep daha iyiyi bulmayı amaçladıklarını vurguladı.

        Bugün kamu görevleri sendikacılığı açısından gelinen noktayı eleştirenler de olabileceğini belirten Çelik, yapılan eleştirilerin daha iyiye ulaşma çabası olduğunu düşündüklerini ifade etti.

        Kamu çalışanlarının daha iyiyi hak ettiğini anlatan Çelik, ''Önümüzdeki süreçte inşallah bunlar da gerçekleşecektir'' dedi.

        Son 10 yılda gerçekleştirilen toplu görüşmelerde Hükümet adına verilen sözlerin tamamının gerçekleştirildiğine işaret eden Çelik, kamu personel sistemini ilgilendiren 65 konuda önemli düzenlemelerin yapıldığını vurguladı.

        Çelik, dün yapılan özürlü memur sınavına yaklaşık 60 bin adayı katıldığını dile getirerek, bunlardan yaklaşık 5 bininin atamasının kısa sürede gerçekleştirileceği müjdesini verdi.

        Kamu personelinin özlük haklarını düzenleyen bir çok mevzuatta kamu çalışanlarının beklentilerine uygun düzenlemeler yapıldığını söyleyen Çelik, yapılanların toplu görüşmelerin de kazanımları olduğuna dikkati çekti.

        "PAZARLIK SÜRECİ 2009'DAKİ MUTABAKAT ÇERÇEVESİNDE GERÇEKELŞTİRİLİYOR"

        Bakan Çelik, bugün başlatılan toplu pazarlık sürecinin 2009 yılında taraflar arasında varılan mutabakat çerçevesinde gerçekleştirilen kamu görevlilerinin sendikal ve demokratik hakları çalıştayının neticesi olduğunu belirtti.

        Küresel ekonomik krizin bütün dünyayı etkilediğini ifade eden Çelik, henüz krizin bitmediğini söyledi. Türkiye'nin alınan ekonomik tedbirler sayesinde krizi hafif hissettiğine işaret eden Çelik, kriz sebebiyle pek çok Avrupa ülkesinde kamu harcamalarında kısıtlamaya gidildiğini, ücretlerin dondurulduğunu, işten çıkarmalar gerçekleştiğini anlattı.

        Bütün bu gelişmelere rağmen 10 yıllık dönemde kamu personelinin enflasyona ezdirilmediğini vurgulayan Çelik, ''2002 yılında aile yardımı dahil en düşük devlet memuru aylığı 392 TL iken 2012 yılı ocak ayı itibariyle aile yardımı dahil en düşük devlet memuru aylığı bin 633 TL'ye çıkmıştır. 2002 yılında aile yardımı dahil ortalama devlet memur aylığı 578 TL iken 2012 ocak ayı itibariyle aile yardımı dahil ortalama devlet memuru aylığı bin 894 TL'ye çıkmıştır'' diye konuştu.

        Bakan Çelik, en düşük devlet memuru aylığında enflasyondan arındırılmış bir şekilde 2003'te yüzde 5,4, 2004'te yüzde 2,9, 2005'te yüzde 5,4, 2006'da yüzde 11,7, 2007'de yüzde 1,7, 2008'de yüzde 11,9, 2009'da yüzde 2, 2010'da binde 2, 2011 yılında yüzde 7,1 oranında reel artış sağlandığını vurguladı.

        2002 yılında en yüksek devlet memuru aylığının en düşük devlet memuru aylığının 7 katı olduğuna işaret eden Çelik, 2012 yılının ocak ayında bu oranın 3,9 kata düştüğünü söyledi.

        "BAŞKA ÜLKELERDEKİ MEVZUATI İNCELEDİK"

        Toplu sözleşme hakkının kullanımına ilişkin yasa çalışmaları sırasında başka ülkelerde örgütlenme ve toplu pazarlık hakkının kullanımına ilişkin mevzuatın incelendiğini anlatan Çelik, Almanya'da federal düzeyde çalışan 130 bin kamu görevlisinin toplu sözleşme ve grev hakkı kapsamı dışında tutulduğunu, kamu görevlileri için ayrı bir yasa bulunmadığını, imzalanan toplu sözleşmelerden bütün kamu çalışanlarının yararlandığını söyledi.

        Hollanda'da imzalanan toplu sözleşmelerin doğrudan yürürlüğe girdiğini belirten Çelik, İngiltere'de ise hükümetin onayı arandığını ifade etti.

        Kamu görevlilerin örgütlenme hakkının kullanımında veya toplu pazarlık uygulamalarında uyuşmazlık halinde izlenmesi öngörülen yol ve yöntemlerde, metinlerin yürürlüğe girme usullerinde bütün ülkelerde uygulanan tek bir yöntemden bahsetme imkanı olmadığını anlatan Çelik, ''4788 sayılı kanunda değişiklik yapan 6229 sayılı kanunun dünya üzerindeki örneklerinden geri bir düzenleme olmadığı hatta bazı açılardan ilgili ülke uygulamalarından daha ileri hükümler getirdiği söylenebilir'' ifadesini kullandı.

        "MASANIN DİĞER TARAFI İLE BU TARAFI BİZİM İÇİN AYNIDIR"

        Bakan Çelik, 10 yıldır yürütülen sürecin adı toplu görüşme olsa da verilen sözlerin yerine getirildiğini söyledi.

        Çelik, şöyle devam etti:

        ''Şimdi ise müzakerelerimize toplu sözleşme görüşmeleri adı altında devam edeceğiz. Kamu görevlileri sendika ve konfederasyonlarımız toplumun en eğitimli kesimini temsil eden sivil toplum kuruluşları olarak demokratik yönetim anlayışına ve olgunluğuna sahip organizasyonlardır. Bugün her ne kadar karşılıklı heyetler halinde oturmuş olsak da masanın diğer tarafı ile bu tarafı bizim için aynıdır. Çünkü biz rakip değiliz, aynı gemide bulunduğumuzun bilincindeyiz. Bu masa, kamu yönetimi ile kamu çalışanlarını temsil eden sivil toplum kuruluşlarının birbirini daha iyi anladığı, kendisini diğerinin yerine koyduğu empati platformudur.

        İdareci çalışanı, çalışan da idareciyi anlayacaktır inancındayım. Hepimiz burada bir karara varırken hem ülkemizin içindeki durumu, hem de dünya ekonomisinin nasıl bir seyir izlediğini tabii ki göz önüne alacağız. Bizler sayıları milyonları bulan kamu çalışanlarımızın ve emeklilerimizin sorunları göz ardı etmeyeceğiz. Ancak bunu yaparken yatırımlarımızı da, ülkemizin geleceğini de, kamu çalışanları dışındaki toplum kesimlerinin beklentilerini de göz önünde bulundurmak zorundayız. Zira, çiftçimizin, esnafımızın, sanayicimizin, işsizimizin, öğrencilerimizin de hükümetimizden beklentileri bulunmaktadır. Hepimizin seyahat ettiği bu geminin bizim dışımızda da sakinleri bulunduğunu unutmadan hareket etmeliyiz. Bugün başlattığımız bu sürecin olgunluk içinde tamamlanacağına gönülden inanıyorum. İnşallah müzakerelerin bu masada karara bağlanacağı umudunu taşıyorum.''

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ