Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Elif Karlı, HT Magazin'den Hazal Çakır'ın sorularını yanıtladı.

Elif Karlı, yeni albümü ‘Ya Herrü Ya Merrü’yü müzikseverlerin beğenisine sundu. Ünlü şarkıcıyla buluşup gördüğü ilgiden çok memnun olduğu 3 şarkıdan oluşan albümünden mutlu aile hayatına kadar uzanan keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Yeni albümünüzün size şans getirmesini dilerim. Uzun yıllar sektörden uzaktınız. Neden daha önce ya da daha sonra değil de şimdi albüm yaptınız?

Öncesini ve sonrasını düşünmedim. Belki de sonrası daha geç olacaktı. Zamanı şimdiymiş.

‘ALBÜMDEKİ 3 ŞARKIMA DA ÇOK GÜVENİYORUM’

‘Ya Herrü Ya Merrü’de kimlerle çalıştınız. Albümde en güvendiğiniz şarkınız hangisi?

3 şarkıma da çok güveniyorum. Biri zaten çoğunuzun bildiği, sözü ve müziği Ercan Saatçi’ye ait olan ‘Yanına Bırakmam’. Bu albümde yine Ercan Saatçi’yle çalıştık. Diğer şarkılar ‘Ya Herrü Ya Merrü’ ve ‘Yürü Ya Kulum’un söz ve müziği Gülşah Tütüncü’ye ait. Aranjeler için Toylan Kaya’yla çalıştım.

Albümünüzle ilgili aldığınız tepkiler ne yönde?

İlk şarkımız çıkalı çok kısa bir zaman oldu. Geçmişe kıyasla, daha zor bir dönem geçirdiğimizi söyleyebilirim. Yola, çok çabuk parlamayı planlayarak çıkmadım. Fakat albümün çok sevileceğini ümit ettim. Ben hayal edip bir kenara atarım ve oturup beklerim. Sabırlıyımdır. Şarkımın şimdiden herkes tarafından sevildiğini görmek beni çok mutlu ediyor.


‘KISA ARALIKLAR MODASINA BEN DE UYDUM’

Yeni albümünüzü eski projelerinizle kıyaslarsanız, müzik anlayışınızda ne gibi değişimler olduğunu söylersiniz?

90’lı yıllarla 2018 arasında dağlar kadar fark var. Bunu bizzat yaşayarak öğrendim. Hiçbir şey dışarıdan göründüğü gibi değilmiş. Müzik anlayışı da dahil olmak üzere her şey değişmiş. Tüketim çok hızlı. 90’larda 12 şarkılık bir albüm yapardık ve o bizi 2 sene konserlere koştururdu. 2 senenin sonunda yeni bir albüm yapardık. Eğer sabrınız varsa şimdi de albüm yapabilirsiniz. Artık, kısa aralıklarla şarkı çıkarma modası var. Ben de bu modaya uydum.

Yönetmenlik yapan hatta senaryo yazan birçok şarkıcı var. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizin böyle bir düşünceniz var mı?

Eğer yeteneğiniz yoksa, fazla meziyet göz çıkarır. Artık izleyici ve dinleyiciler de bunun farkında. Böyle bir yeteneğim olup olmadığını bilmiyorum. Şimdiye kadar hiç dikkat etmedim. Denemekte sakınca yok. Başarısız olursanız, tekrar işinize dönersiniz. Bu deneme tahtası gibi bir şey değil ama risk almadan da başarılı ya da başarısız olacağınızı göremezsiniz.

‘MAHALLE KAVGALARI BENİM DÜNYAMIN DIŞINDA’

Günümüz sanat dünyasında polemikler eksik olmuyor. Sizce bu tartışma ortamı, sektörün bir gerekliliği midir? Polemiklerden faydalanan kimseler var mıdır?

Ben ünlülerin tartışmasından yana değilim. Aksine dayanışma yapmak daha iyi olacaktır. Eğer sevdiğinin mutsuzluğuna üzülüp mutluluğuna seviniyorsan gerçek dostsundur. Bence polemik şart değil. Mahalle kavgaları benim dünyamın dışında kalıyor. Herkes kendi işiyle ilgilenmeli.

Mutlu bir aile yaşantınız olduğunu biliyoruz. Peki işiniz, ailenizin önüne geçebilir mi?

İyi bir ailem olduğu için çok mutluyum. Şansım da yaver gitti ama mücadele etmeden kimse mutlu olamaz. Her zaman mutlu olacağız diye bir kural yok. 25 yıllık evliliğim boyunca kariyerimin en iyi noktasındayken sevenlerimden ayrı kalmam gerekti. Bu zamanı kendime ayırmalıydım çünkü oturtmam gereken bir evliliğim ve bakmam gereken 2 küçük çocuğum vardı. Çocuklarım artık büyüdü ve bunun farkındalar. Eşim zaten sahne çalışmalarıma alışkın.

Albüm yapmasanız da konserler aracılığıyla sevenlerinizle buluşmayı sürdürdünüz...

Evet. Ayda birkaç konser vermeye devam ettim. İşimin, aile yaşantımın önüne geçeceğini zannetmiyorum. Eğer sonradan hırslı olunmuyorsa, bilemiyorum. Şu an öyle bir hırsım yok.

‘AİLEMDEN VE DOĞA SEVGİMDEN VAZGEÇEMEM’

Hayatta vazgeçemeyeceğiniz şeyler nelerdir?

Ailemden ve doğa sevgimden vazgeçemem. Bunun haricinde vazgeçtiğim çok şey olmuştur. Hayatta asla “Asla” dememek lazım. Hayatta ailem dışındaki her şeyden vazgeçebilirim. İnsan, gerektiğinde vazgeçebilmeli. Beni üzen, inciten herkesten ve her şeyden vazgeçebilirim.


‘Bizim dönemimizde kalite farklıydı’

Müzik sektörünün son durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sektörün teknik anlamda geliştiği fakat genel kalite ve maddi kazanç açısından geriye gittiği yönündeki yorumlara katılıyor musunuz?

Sektörün teknik anlamda geliştiğine ben de katılıyorum. Kalite olaraksa bizim dönemimizin kalitesi ve maddi olanakları daha fazlaydı. Geçmişte çok iyi paralar kazanıyordum. Müşteri kalitesinden insanların hitap şekillerine kadar farklıydı. Şu anda ben de büyük bir kalite göremiyorum. Herkes birbirinin kafasını ezme derdinde. Bana her şey yapmacık geliyor. Herkes “Önce ben olmalıyım!” diyor. Egoist bir topluluk görüyorum ve aralarına pek katılmak istemiyorum. Bu da sosyal medyanın olumsuz yönü. Sosyal medya, toplumu sadece egoyla besliyor.

‘Müzisyenlerin aurası olmalı’

Sizin için, müzikte ve müzikle ilgilenen kişilerde olmazsa olmazlar nelerdir?

Aura denen büyülü bir olguvar. Müzikle ilgilenen kişilerin bir aurası olması gerekiyor. Bunun yanında, kişinin sesinin güzel olması ve karşı tarafa duyguyu geçirmesi gerekiyor. Konservatuvar mezunu olmasa bile, en azından şan dersleri alması gerekiyor. Çünkü stüdyoda hatalar kapatılabilir fakat canlı performansta ve konserlerde kapatılamaz.

 

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri