Galatasaray'da muhalif üyelerin mahkeme aracılığıyla yönetime yaptığı fer-i müdahale talebinin evrakları ortaya çıktı. Birçok tartışmaya yol açan talebin evrakları gözler önüne serilirken, yönetim cephesi bu talebin onanmasının Galatasaray'ı kayyuma kadar sürükleyebileceğini dile getirdi.

DHA'nın haberine göre Galatasaray Kulübü'nün yıllık olağan mali genel kurulunda idari yönden ibra edilmeyen, sonrasında ise mahkeme aracılığıyla bu kararın durdurulmasına ilişkin karar aldıran Mustafa Cengiz yönetimi, sarı kırmızılı kulübün muhalif kesimi tarafından şok bir taleple karşılaşmıştı. Yönetime muhalif üyeler, ibrasızlık oylamasının ardından yeni bir girişimde bulunarak 'fer-i müdahale talebi' ile mahkemeye başvuruda bulunmuş ve bu talep içerisinde üye alımı ve finansal kararlar gibi kritik işlerin yönetim tarafından yürütülmesine itiraz edilmiş, yönetimin dernek tüzüğünde yazılı görevlerinden men edilmesi yönünde ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuştu.

YALNIZCA TRANSFERİ DEĞİL, BİRÇOK FAALİYETİ ETKİLEYECEK

Yönetim cephesinin bu talebin futbolda transfer yapılmasının önüne geçeceğini belirtmesinin ardından yönetime muhalif kesim, Sportif A.Ş. ile dernek yönetiminin farklı olduğunu ve bu talebin futbol takımına transfer yapılmasının önüne geçmeyeceğini dile getirmişti. Edinilen bilgiye göre bu talebin yalnızca transferleri değil, sarı kırmızılı kulübün birçok faaliyetini de engelleyeceği ortaya çıktı.

Bu talebin mahkeme tarafından onanması halinde Galatasaray Kulübü yönetiminin imza yetkisi elinden alınacağı için, hiçbir işlem yapamayacağı kaydedildi. Yönetim cephesi bu talebin Galatasaray için çok büyük tehlike unsuru taşıdığını ve kulübün kayyuma atamasına kadar gidebileceğini dile getirdi.

Mahkemenin muhalif kesimin yaptığı talebi kabul etmesi halinde sarı kırmızılı kulübü bekleyen tehlikelerden bir kısmı şu şekilde:

Yönetim;

- Bağlı 6 şirketteki görevlerini yerine getiremez.

- Maaş ödeyemez.

- Sadece transfer değil, imza yetkisi olmadığından hiçbir işlem yapamaz.

- Kredi alamaz, ödeme yapamaz.

- UEFA'dan para gelse, parayı çekemez.

- Ay sonuna kadar ödenmesi gereken 246 milyon TL'yi ödeme yetkisi olmaz.

NELER OLMUŞTU?

Galatasaray Kulübü Yönetim Kurulunda, 23 Mart'ta ibra krizi yaşanmıştı. Sarı-kırmızılı kulübün mali genel kurulunda Mustafa Cengiz başkanlığındaki yönetim kurulu, idari açıdan ibra edilmemişti.

Seçim sürecine girmesi beklenen Galatasaray'da mahkemeye giden yönetim kurulu üyeleri Abdurrahim Albayrak ve Yusuf Günay, mevcut yönetimin görevine devam edebilmesi için idari tedbir kararı aldırmıştı. Bu kararla, seçim zorunluluğunu ortadan kaldırılmıştı.

Galatasaray Kulübünün avukatları da tedbir kararının kaldırılması talebiyle itirazda bulunmuştu. Bazı divan kurulu üyeleri de televizyonlarda yayınlanan görüntüler nedeniyle itham altında kaldıklarını belirterek feri müdahillik talebinde bulunmuştu.

MAHKEME 11 TEMMUZ'A ERTELENDİ

Galatasaray Kulübünün mali genel kurulunda Mustafa Cengiz başkanlığındaki yönetim kurulunun idari açıdan ibra edilmemesine ilişkin, bazı yöneticilerin aldırdığı tedbir kararıyla ilgili duruşma, mahkeme hakiminin izinli olması nedeniyle 11 Temmuz'a ertelendi.

İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesinde 11.00'de başlaması planlanan duruşma, mahkeme hakiminin 23 Haziran seçimlerindeki görevi nedeniyle izinli olduğu için 15:30'da başladı. Duruşmada feri müdahiller Galatasaray Kulübü Divan Kurulu üyeleri Metin Sinan Aslan, Metin Ünlü, Cem Çetin, Bora İkiler, Gözde Büyükeroğlu, Mustafa Özkan Özdoğan, Özgecan Korkmaz ve avukatları hazır bulundu.

Davacılar Abdurrahim Albayrak ile Yusuf Günay ve bir kısım müdahiller duruşmaya katılmadı.

"MÜVEKKİLLERİM İTHAM ALTINDA BIRAKILMIŞTI"

Başka bir asliye hukuk mahkemesi hakiminin baktığı duruşmada söz alan feri müdahiller avukatı Kemal Kumkumoğlu, İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde verilen bir ihtiyati tedbir talebinin gerekçesinin bir bölümüne istinaden davaya müdahil olduklarını belirtti.

Mahkemenin gerekçesinde idari ibra oylaması esnasında ilk oylamanın sağlıklı olmadığı belirttiğini kaydeden Kumkumoğlu, "İkinci kez oylama yapılması ve ikinci oylamada uygulanan yöntemin üyeleri ikiye ayırarak yapılan açık oylama yönteminin davalı dernek tüzüğünün 21. Maddesinde sayılan oylama usulleri arasında bulunmaması, gizli oylama taleplerinin genel kurul onayına sunulmadan divan kurulunca reddedilmesi, ibra oylaması esnasındaki davacı vekilince ileri sürülen usulsüzlük iddialarına ilişkin televizyon görüntülerinin ve seslerin çözümü konusunda bilirkişi raporundaki davacı vekili tarafından divan kurulu üyelerine ait olduğuna belirtilen görüntüler ve konuşmalar bir arada değerlendirildiğinde davacının idari ibra oylamasına ilişkin iddiaların yaklaşık ispat ölçüsünü destekler nitelikte bulunduğu belirtilerek müvekkillerim itham altında bırakılmışlardır." ifadelerini kullandı.

Avukat Kumkumoğlu, tarafların durumu ve niteliği dikkate alınarak yargılamanın bir an önce bu yönde neticeye bağlanması, yapılan itirazında değerlendirilmesi için duruşmanın yakın bir güne verilmesini talep etti.

Mahkeme, bir kısım taraf avukatlarının mazeretinin kabulüne karar vererek, duruşmanın 11 Temmuz'a bırakılmasına karar verdi.