Bağlıkaya, yaptığı açıklamada, gastronomi turizminin artık dünyada yükselen bir trend olduğunu vurgulayarak, yaratıcı turizm trendleri ve kültür turizmine son derece uyumlu olan gastronomi turizminin çok hızlı bir gelişme gösterdiğini kaydetti.

Yapılan araştırmalara göre, gastronomi turizmi çerçevesinde seyahat eden turistlerin yüzde 88'inin destinasyon tercihlerinde iyi yemeğin önemine vurgu yaptığını belirten Bağlıkaya, şöyle devam etti:

"Türkiye'de de bu oran aynı. Türkiye'de gastronomi turizmi turlarına katılanlar yüzde 25 daha fazla harcama yapıyor. Türkiye'ye gelen yabancı turistler ortalama bir hafta kalıyor. Gastronomi turistleri, ülkemizde yaklaşık bin dolar harcama yapıyor. Hedefimiz, gastronomi turu yapan yabancı turistlerin ülkemize geldiğinde en az 2 bin 500 dolar harcama yapar hale gelmesi. Bu segmentte çalışan seyahat acenteleri 2020 yılı itibarıyla Adana-Pozantı arasında yapılacak tren yolculuğunu da kapsayan Doğu Akdeniz Gastronomi Turizmi Rotası ile bu şehirlerdeki turizm hareketliliğini yukarıya çekmek, yapılan harcama miktarını artırmak için yeni tur paketleri düzenleyecekler. Yerli turistin de bu rotalarla bölgeye olan ilgisi daha da artacak."

Doğu Akdeniz Bölgesi olarak nitelendirilen Mersin, Adana, Antakya, Gaziantep illerinde gastronomi ziyaretçisi sayısının yılda 3 milyonu bulduğunu ifade eden Bağlıkaya, bu çerçevede Gastronomi Treni'ni hayata geçireceklerini, Gastronomi Treni ve Doğu Akdeniz Gastronomi Rotası gibi turlarla, bölgenin gastronomi ziyaretçi sayısını 3 yılda 3 milyondan 10 milyona çıkarmayı hedeflediklerini kaydetti.

"TÜRKİYE'NİN GASTRONOMİ TURİZMİ HARİTASI PROJESİNİ TAMAMLADIK"

Firuz Bağlıkaya, TÜRSAB Gastronomi İhtisas Başkanlığı'nın, gastronomi turizminden elde edilen geliri artırmak için Doğu Akdeniz Bölgesi'ne geçen hafta 5 günlük bir iş geliştirme gezisi düzenlediğini hatırlatarak, gastronomi turizmine özel önem verdiklerini anlattı.

Türkiye'nin zengin mutfak kültürüne dikkati çeken Bağlıkaya, Türkiye gastronomisini yurt dışında da ön plana çıkarmak için çalışmaya devam ettiklerini bildirdi. Bu çerçevede, bu yıl Türkiye'nin Gastronomi Turizmi Haritası projesini tamamladıklarını aktaran Bağlıkaya, yakında projenin tanıtımının yapılacağını duyurdu.

Bağlıkaya, "Yurt dışında öne çıkan destinasyonlarımızda Türk mutfağını tanıtan workshoplar düzenleyeceğiz. Kasım ayında Londra Türk Mutfağı Günleri projesini hayata geçireceğiz. Türk Mutfağı Günleri'ni Londra'dan sonra New York, Japonya, Çin gibi destinasyonlarda da gerçekleştireceğiz." diye konuştu.

Şu an UNESCO Yaratıcı Turizm Ağı'na dahil 187 kent bulunduğunu belirten Bağlıkaya, "Türkiye'den Gaziantep ve Hatay gastronomi alanında bu listeye girmeye hak kazandı. Adana'nın ise ön başvurusu kabul edildi. Adana ve Gaziantep'i, festivaller ve karnavallar ile sadece yemek yemek için ziyaret edenlerin sayısı her geçen gün artıyor." ifadelerini kullandı.

"(GASTRONOMİ TRENİ) ÖNÜMÜZDEKİ BAHARDA TURLARIN BAŞLAMASINI PLANLIYORUZ"

TÜRSAB Gastronomi İhtisas Başkanı Ömer Kartın da acentelerin katılımıyla Doğu Akdeniz'e düzenlenen tura ve hayata geçirilecek Gastronomi Treni projesine ilişkin bilgi verirken, bir yıldır Tren projesi üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Kartın, her geçen yıl sayıları artan gastronomi turistine yeni bir ürün yaratma hedefiyle yola çıktıklarını aktararak, şunları kaydetti:

"Gastronomi turisti; ana amacı yemek yemek olan, herhangi bir yere iyi yemek yemek üzere giden turisttir. Gastronomi turizminde yola çıkış amacı, ana gaye, birinci motivasyon; o bölgenin yeme-içme kültürü ve onun üzerinden tarımı, doğası, hayvancılığı... Bütün bunları kapsayan turizme 'gastronomi turizmi' diyoruz. Bu tarz turizmin alt ürünlerinden bir tanesi Gastronomi Treni olacak. Dolayısıyla bizim bu istediğimiz maddelere uyması için yeme-içmeye, doğaya, tarıma, yaylaya götüren, organik yemek yediren, doğayla ilişki kurdurabilen bir tren tasarladık.

İlk aşamada Gastronomi Treni, Adana'dan Pozantı'ya gidecek, daha sonra başka bölgelerde de hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Gastronomi Treni'nin biletleri, acenteler tarafından ekim sonu-kasım başında satışa çıkarılacak. Önümüzdeki baharda turların başlamasını planlıyoruz."

"GASTRONOMİ TURİSTLERİN GÜNLÜK HARCAMASI STANDART TURİSTTEN YÜZDE 50 DAHA FAZLA"

Ömer Kartın, turistlerin yaklaşık yüzde 88'i için yeme-içmenin çok önemli olduğuna işaret ederek, "Bunların hepsi gastronomi turisti olacak anlamına gelmiyor. 'Gastronomi turisti çok para harcar' diye bir hata var. Gastronomi turisti, mümkün olduğu kadar en iyisini yemeye çalışırken iyi para harcamaya çalışır ama sokak lezzetlerine meraklı bir gastronomi turisti de var. Bunlar yemek uğruna yola çıkanlar..." diye konuştu.

Kartın, gastronomi turistlerinin günlük harcamasının standart turistten yüzde 50 daha fazla olduğunu vurguladı.

"SON 5 YILDIR GENÇLER GASTRONOMİ TURİZMİNE MERAK SARDI"

TÜRSAB Gastronomi İhtisas Başkanı Kartın, gastronomi turizminde Türkiye'de her yıl yaklaşık yüzde 15'lik büyüme kaydedildiğini ifade ederek, "Türkiye'de genelde orta ve orta yaş üstü, belli bir ekonomik refaha ulaşmış, keyif için artık hayatı dolaşan bir grup var. Toplam Türkiye nüfusunun yüzde 3'ü diyebiliriz." dedi.

Kartın, son 5 yıldır gençlerin gastronomi turizmine merak sardığını, son 1-2 yıldır bunun Türkiye'de iyice hissedildiğini, gençlerin özellikle sosyal medya kanallarını takip ederek, yemek yeme ile ilgili seyahat etmeye başladığını anlattı.

"TÜRKİYE İÇİNDE GASTRONOMİ TURİZMİNDE EN ÇOK TERCİH EDİLEN ROTA GÜNEYDOĞU"

Ömer Kartın, Türkiye'de gastronomi turizmi alanında çok büyük potansiyel olduğunu vurgulayarak, Türkiye'den yurt dışına giden gastronomi turistlerinin, toplam outgoing turistinin yüzde 1'inden daha az olduğunu söyledi.

Kartın, "Türkiye içinde gastronomi turizminde en çok tercih edilen rota Güneydoğu rotası. Antep haricinde, Adana ve Hatay da çok popüler. İzmir'e bireysel çok giden insan var." dedi.