Abdullah Cömert'in annesi duruşmada fenalaştı
Gezi Parkı odaklı eylemler sırasında Hatay'da hayatını kaybeden Abdullah Cömert'in ölümüne ilişkin açılan davanın Balıkesir'deki ikinci duruşması başladı
Balıkesir'de görülen Abdullah Cömert davası öncesinde adliye girişinde gergin anlar yaşandı. Cömert ailesinin yakınları ile kimlik kontrolü yapan polisler arasında tartışma yaşandı.
Sabah saatlerinde çok sayıda polis, adliye çevresinde güvenlik önlemi aldı. İstanbul, İzmir ve Bursa'dan çok sayıda grup, Cömert ailesine destek olmak için adliye önüne geldi. Slogan atan gruplar, polis barikatının arkasında yer aldı. Dava saati öncesinde Abdullah Cömert'in kardeşleri ile babası Edip Cömert ve annesi Hatice Cömert, Balıkesir Adliyesi'ne geldi. Ellerinde Türk bayrağı ile davaya gelen aile, polislere tepki gösterdi. Anne Cömert, "Biz katille hesaplaşmaya geldik. Antakya'dan kalktık, bu dava için geldik. Bugün adalet bekliyorum. Katille hesaplaşmak istiyorum. Buradaki insanlar hatır için geldi. Burada polis görmek istemiyorum" dedi.
Adliye girişinde polis ekiplerinin kimlik kontrolü yaptığı esnada, Cömert ailesi ile polis ekipleri arasında tartışma yaşandı. Sanık A.K.'nın, Balıkesir dışından sesli ve görüntülü bilişim sistemi (SEGBİS) aracılığı ile ifade vereceği öğrenildi.
"HESAPLAŞMAK İSTİYORUZ"
Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşma öncesinde çok sayıda kişi, adliye önünde toplanarak slogan attı.
Mahkeme Başkanlığının kararı doğrultusunda, salonun kapasitesi ve avukat sayısının çokluğu gerekçe gösterilerek, duruşmaya Abdullah Cömert'in yakınlarından beş kişi dışında izleyici alınmadı.
Anne Hatice Cömert, adliye önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, adalet istediklerini belirterek, "Benim çocuğum öldü. Bu dünya adaletsiz" dedi.
Buraya bu kadar gencin hatır için geldiğini söyleyen Hatice Cömert, "Katille hesaplaşmak istiyoruz. Biz polis görmek istemiyoruz. Biz adalet istiyoruz. Ben Antakya'dan kalktım geldim" diye konuştu.
Duruşmaya anne Hatice ve baba Edip Cömert ile Abdullah Cömert'in kardeşleri katıldı.
'EMİR ALMADAN MÜDAHALEDE BULUNMADIM'
Duruşmaya Mersin'den sesli ve görüntülü bilişim sistemiyle (SEGBİS) katılan tutuksuz yargılanan sanık polis memuru Ahmet Kuş, kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini söyledi. "Olay günü görevliyken yaptığım her şeyi kanunlar çerçevesinde yaptım" diyen Kuş şunları söyledi: Emir almadan herhangi bir müdahalede bulunmadım. Gaz bombası silahı kullanma eğitimi aldım ve yönetmeliğini biliyorum. Yönetmelik ve emirler dışında hiç bir şey yapmadım.
ANNE HATİCE CÖMERT FENALAŞTI
Balıkesir'de görülen Abdullah Cömert davasına katılan anne Hatice Cömert mahkeme çıkışı yüksek tansiyonu dolayısı ile fenalaşarak hastaneye kaldırıldı.Balıkesir Adliyesi 2 Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Abdullah Cömert'in ölümüne ilişkin davada mahkeme ara verdi. Mahkemede protesto yaşandı. Cömert ailesinin yakınları mahkemenin Hatay'dan Balıkesir'e alınmasını protesto ederek mahkeme heyetine 1 dakika süre ile arkasını döndü. Sanık polis memuru A.K. SEGBİS sistemi ile mahkemeye canlı olarak bağlandı. Cömert Ailesi'nin avukatı Hatice Can, sanık A.K.'ya sorular yöneltti. Sanık A.K. kendisinin gaz fişeği attığını ancak olayla bir ilgisinin olmadığını söyleyerek suçlamaları reddetti.
Avukat Can, daha sonra bir imza kağıdını mahkeme heyetine sunarak gaz fişeğini atan tüfeğin zimmetinin A.K.'da olup olmadığını sordu. Kameraya tutulan evrak karşı taraftan net olarak görülmedi. Avukat Can, bunun üzerine SEGBİS sistemi ile yargılama yapılamayacağını söyleyerek sanığın Balıkesir'e getirilmesini istedi. Mahkeme heyeti davaya ara verdi. Verilen ara ile birlikte Cömert ailesi adliye binasından çıkarken anne Hatice Cömert fenalaştı. Adliye bahçesinde hazır bekleyen ambulansa bindirilen Anne Cömert'in yüksek tansiyon hastası olduğu öne sürüldü. Adliye bahçesinde açıklama yapan Abdullah Cömert'in kardeşi Zafer Cömert, "Sanık dava dosyasında bulunan evrakları inceleyemiyor, cd kayıtlarını izleyemiyor. Bu nedenle sanığın Balıkesir'e getirilmesini talep ettik. 19 saat bin 300 kilometre yol geldik, aracımız 2 kez arızalandı. Adaleti bin 300 kilometre uzağa yolladılar. Bu nedenle mahkemeyi 1 dakikalığına protesto ettik" dedi. Baba Edip Cömert ise mahkemenin Balıkesir'e alınmasına tepki gösterdi ve mahkeme heyetlerinin aynı olduğunu belirterek robotlaşmış konuşmalar yapıldığını öne sürdü.
Hatay'ın Antakya ilçesinde 2 Haziran 2013'teki Gezi Parkı odaklı protestolar sırasında, biber gazı kapsülünün başına isabet etmesiyle yaşamını yitiren Abdullah Cömert'in ölümüyle ilgili açılan davanın, güvenlik gerekçesiyle Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesine karar verilmişti.
KENDİ ŞEHRİNDE SAVUNMA YAPIYOR
Tansiyonu 18'e çıkınca ambulansla hastaneye kaldırılan, tedavisi sonrası tekrar mahkemeyi izlemeye dönen anne Hatice Cömert duruşma sonunda, "Mahkemeye adalet için geldim. Ama bu mahkemede adalet yok. Biz sadece adalet istiyoruz ama bu hükümet adaletsiz. Hiç adalet yok. Hakim oğlumu öldüreni tutuyor, bizi tutmuyor. Bizi buraya getirdiler ama, sanık A.K., Mersin'de, kendi şehrinde oturuyor ve savunma yapıyor" dedi.
"20 AY GEÇTİ, KATİL TUTUKLANMADI"
Davanın Balıkesir'e alınmasını eleştiren anne Hatice Cömert, "Niye bizi buralara kadar sürüklediler. 17 saat yolculuk yaptık. Ama A.K. hiç yorulmadı. Tutuklu değil. 20 ay geçti, katil tutuklanmadı. Hala görev başında. Takım elbise giymiş. Allah belasını versin, traş olmuş. Ama benim oğlum toprak altında. Benim oğlum geri gelmeyecek ama bir şey yapmak lazım" diye konuştu.
"1 HAFTA KURS GÖRMEKLE O SİLAHI KULLANABİLİR Mİ"
Sanığın, kullandığı gaz atma tüfeğini kullanma tecrübesinin olmadığının ifadesinde anlaşıldığını söyleyen baba Edip Cömert, "Sanığın kendi ifadesinden o silahı taşımaya ehliyeti olmadığı ortaya çıktı. Kendisi 'bir hafta kurs gördüm' diyor. 1 hafta kurs görmekle o silahı kullanabilir mi? Onun kaç derece havaya atılacağını, kaç derece yere atılacağını bilmeden silah taşımış ve bizim oğlumuzu kasten öldürmüştür" dedi.
'GEZİ'DE ÇOCUKLARINI KAYBEDEN AİLELERDEN 'ADALET' TEPKİSİ
Cömert ailesine destek için kente gelen gezi eylemlerinde ölen gençlerin aileleri de tepki gösterdi. Gezi olayları sorasında İstanbul Ümraniye'de yürüyüş sırasında bir aracın çarpması sonucu ölen Mehmet Ayvalıtaş'ın babası Ali Ayvalıtaş da konuşma yaptı. Ali Ayvalıtaş, "Adalet aramaya geldik. Adliyeye girerken polisler bizi hırpalıyor. Hakim ve savcılar insanlarla dalga geçiyor. Gençlerimizi öldürdüler, şimdi de bizi öldürüyorlar. Böyle bir adalet olmaz. Böyle bir adalet Türkiye'ye yakışmıyor" dedi.
Hatay'da düzenlenen Gezi eyleminde yüksekten düşerek ölen Ahmet Atakan'ın annesi Emsal Atakan ise, "Biz bu davanın peşini asırlar geçse de bırakmayacağız. Katiller yargılanacak ve hesap verecek. Ben de çocuğumun mahkeme sürecinin artık başlatılmasını ve adaletin bir an önce tecelli etmesini istiyorum" diye konuştu.
İstanbul Okmeydanı'ndaki eylemlerde gaz fişeğinin başına isabet etmesi sonucu 15 yaşında ölen Berkin Elvan'ın babası Sami Elvan ise "Bugün Türkiye'de adaletin ayaklar altında olduğunu gördük. Sadece AK Parti'nin adaletinin olduğu gördük. Bugün Yunanistan'da polisler silahlarını bırakmış, bir gün demokrasinin Türkiye'ye gelmesini isterim" dedi.
MAHKEME BAŞKANINA ELEŞTİRİ
Davanın 1 Nisan'a ertelenmesinin ardından açıklamalarda bulunan İstanbul Barosu avukatlarından Ömer Kavili, "Hukuk kurallarını talep etmemize dahi mahkeme başkanının sinirleri dayanamadı. Mahkeme başkanı avukatları dinlemedi, taleplerimizi zapta geçirmedi. Geçen duruşmada duyduğu halde zabıtlara geçmeyen zabıt katibini, mahkeme başkanını reddettik. Dayanışma içinde yargıçlar hiç bir gerekçe göstermeden ve hakim ret talebimizi reddetmişler. Sanığa bir soru sorduk. Sanık cevabı vermeden ara verdi, düşünmesini sağladı. Sanık sabahleyin sorulan soruya öğleden sonra lütfetti, cevap verdi. Şimdi böyle yargılama olur mu? Bu yargılama değil, yargı bu değil. Ama biz bilmeyenlere usul öğreteceğiz, hukuk öğreteceğiz" dedi.
SLOGANLARLA DESTEK
Cömert ailesine destek için adliye önünde bekleyenler, 'Gün gelecek, devran dönecek, katiller hesap verecek', 'Anaların gözyaşları katilleri boğacak', 'Bedrettin Cömert, Ahmet Atakan, Mehmet Ayvalıtaş, Berkin Elvan ölümsüzdür' diye sloganları attı.