Kübra PAR / GAZETE HABERTÜRK

FOTOĞRAFLAR: Ece OĞULTÜRK

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden ve eşi Second Lady Dr. Jill Biden, geçtiğimiz 2 günü torunu Naomi ve damadı Howard Krein ile birlikte İstanbul’da geçirdi. Joe Biden siyasiler, gazeteciler ve sivil toplum örgütleriyle görüşmelerden oluşan yoğun bir programla boğuşurken, eşi Jill Biden ise okul, müze ve kitabevi ziyaretleri yaptı. Second Lady’ye 2 günlük turunda eşlik eden tek gazeteci bendim. İşte yaşadıklarımız...

Bu İstanbul’a ikinci gelişiniz. Geçen yıl kasım ayında da gelmiştiniz. Türkiye ve İstanbul’a dair ilk izlenimleriniz nasıldı?

İstanbul’a tekrar geleceğim günü iple çekiyordum, çünkü geçen sefer gelişimizde çok iyi karşılanmıştık. Türk insanı çok misafirperver ve sıcakkanlı. İstanbul’u o kadar sevdim ki bu sefer torunum Naomi’yi de yanımda getirdim. Onun da bu güzel deneyimi yaşamasını istedim.

Damadınız Howard da gelmiş ama kızınız Ashley gelmedi sanırım…

Evet, kızımın katılması gereken bir konferans vardı, gelemedi.

Geçen sefer İstanbul’u gezmeye vakit bulabilmiş miydiniz?

Bazı camileri ve Kapalıçarşı’yı ziyaret etmiştik.Birkaç restorana gidip yerel yemeklerden tatmıştık.

Türk yemeklerini nasıl buldunuz?

Bayıldım! Özellikle zeytin, humus ve ekmek harikaydı.

Bu kez şehri daha çok gezme fırsatınız olacak sanırım...

Evet, Torunumuzu Sultanahmet Camii’ne ve Arasta Çarşısı’na götüreceğiz. Bu sabah bir kız meslek lisesini ziyaret ettim. Bildiğiniz gibi ben bir öğretmenim ve gittiğim şehirlerde özellikle kız okullarını ziyaret etmek istiyorum çünkü kız çocuklarının ve genç kadınların eğitim alması çok önemli.

'SINAV KÂĞITLARINI YANIMDA GETİRDİM'

5 torununuz varmış. Derslerinde yardım ediyor musunuz?

Evet, gerçekten ediyorum. Aslına bakarsanız 2 torunuma sömestr tatilinde ödev olarak birkaç kitap vermişler. Onların okumak zorunda olduğu kitapları ben de satın aldım. Okuyup onlara sorular soracağım. Görev yaptığım okulda ikinci yarıyıl başladı, o yüzden üzerinde çalışmam gereken şeyleri de yanımda getirdim. Hatta dün akşam Joe erkenden yattı ama ben biraz daha oturup sınav kâğıtlarını okudum! (Gülüyor...)

Notu kıt biröğretmen olduğunuzuduydum, doğru mu?

Aaa, bunu nasıl öğrendin, yoksa öğrencilerimle mi konuştun! (Gülüyor...)

'ÖĞRENCİLERİM SECOND LADY OLDUĞUMU BİLMİYOR'

Second Lady olarak öğretmenlik yapmak zor olmuyor mu?

Açıkçası onlara kendimi tanıtırken ‘Second Lady’ olduğumu söylemiyorum. İlk derste sınıfa girdiğimde tahtaya adımı yazıyorum ve bana “Dr. B” demelerini istiyorum. Pek çoğu kim olduğumun farkında değil. Sınıfta sadece onların İngilizce öğretmeni olarak kalmak istiyorum. Bu dönem bir öğrenci yanıma geldi ve “Second Lady ile aynı ismi taşıyor olmanız komik değil mi?” dedi. Ben de “Evet, çok komik” dedim. Eğer sonra gerçeği öğrendiyse biraz utanmış olabilir! (Gülüyor...)

Şu an bu röportajı, Suriyeli mültecilerin açtığı bir kitabevinde yapıyoruz. Türkiye, 2 milyon 500 bin Suriyeli mülteciyi ağırlıyor. Dünyada en çok mülteciyi barındıran ülke biziz ama yapabileceklerimizin bir sınırı var. Uluslararası toplum bu konuda yeteri kadar sorumluluk üstleniyor mu sizce?

Bu kadar çok sayıda mülteciye kapılarını açtığı ve onlara kendilerini güvende hissedebilecekleri bir ortam sağladığı için Türkiye’ye minnettarız. Uluslararası toplum da bu konuda ayağa kalkmalı. Özellikle de çocuklar için…

Peki, Ortadoğu’da politik ve kültürel koşullar nedeniyle eğitim alamayan kız çocukları için bir proje geliştirmeyi düşünmez misiniz?

Okuma-yazma öğrenmek hayat boyu sahip olabileceğiniz en önemli beceridir. Eğer bu bölgede okuma-yazma oranının artmasına önayak olabilirsek harika olur.

'OĞLUMUZU KAYBETMENİN ACISI JOE'NUN KARARINI ETKİLEDİ'

Joe Biden, geçenlerde bir açıklamasında ABD’de başkanlık yarışına girmediği için pişmanlık duyduğunu ama ailesi için doğru kararın bu olduğunu söyledi. Yarışa katılmama kararını siz nasıl karşıladınız?

Bu karar benim için hem acı hem tatlıydı. Aslında onun çok iyi bir başkan olabileceğini düşünüyordum.

Aday olması için ikna etmeye çalıştınız mı?

Bu sefer değil... Bildiğiniz gibi geçen yıl oğlumuzu kaybettik. Zamanlama çok kötüydü. Joe’nun aday olup olmayacağına karar vermesi gereken günlerde derin bir acı yaşıyorduk. Yapamadık işte... Yapamadık... (Hüzünleniyor...)

Emeklilik için planlarınız var mı?

Oh evet! (Gülüyor...) Aslında ikimiz de uzun zamandır önem verdiğimiz şeyleri yapmaya devam edeceğiz. Ben yine eğitimle ilgileneceğim. Joe ise kanser tedavisinin kolaylaştırılması için bir girişim üzerinde çalışacak. Oğlumuzu kanserden kaybettikten sonra bu konunun ne kadar önemli olduğunu daha iyi anladık. Umarım bizim yaşadığımız acı, başkaları için iyi şeyler yapılmasına vesile olur.

'ELİF ŞAFAK'I OKUYACAĞIM'

Sevdiğiniz bir Türk yazar var mı?

Henüz okuma fırsatım olmadı ama Elif Şafak’ı çok tavsiye eden oldu, okuma listeme aldım.

Oğlunuz Beau Irak’ta savaşırken, ona özlem duyan torununuzun yaşadıklarını anlatan bir çocuk kitabı yazmışsınız. Yeni bir kitap daha yazmayı düşünüyor musunuz?

Geliri asker ailelerine bağışlanacak bir kitap daha yazmak istiyorum. Biz de bir asker ailesiyiz. Oğlumuz Irak’ta savaşırken bunun ne kadar zor olduğunu anlamıştık. O aileleri desteklemek için elimden geleni yapmak istiyorum. Joe da böyle düşünüyor.

Bugünlerde biz de benzer acılar yaşıyoruz. Pek çok Türk askeri terörle mücadele ederken şehit oluyor, geriye acılı aileler kalıyor. Asker ailelerini desteklemek için bize ne tavsiye edersiniz?

Michelle Obama ve ben, bütün yıl boyunca ABD’deki asker ailelerini ziyaret ediyoruz ve etraftaki herkese bu ailelere doğrudan destek olmalarını tavsiye ediyoruz. Örneğin Washington’da sık sık kar fırtınası olur. Eğer mahallenizde savaşa gitmiş bir askerin ailesi yaşıyorsa, o evde anne ve çocuklar yalnız kalmış olabilir. Hiçbir şey yapamıyorsanız gidip o ailenin evinin önündeki karları küreyin. Oğlum savaştayken bir gün biri gelinimin evinin önüne gidip karları temizlemiş ve yolu tuzlamış. Bu bizi çok duygulandırmıştı. En zor kısmı çocuklar yaşıyor. Babaları orduda görev yapıyorsa sık sık taşınmak zorunda kalıyorlar. Durmadan okul değiştiriyorlar. Onlara babalarıyla gurur duymaları gerektiğini hatırlatmalıyız. Ben de sınıfımdaki asker çocuklarını herkesin içinde onurlandırıyorum. Oğlum savaştayken, torunum Natalie’nin öğretmeni, babasının savaştığı bölükteki askerlerin fotoğrafını sınıf kapısına asmıştı. Çocuklar her geçtiğinde Natalie’nin babasının askerde olduğunu hatırlıyor ve ona destek oluyordu.

'JOE'NUN EN SEVDİĞİ YEMEK MAKARNA!'

Sağlığınıza çok düşkün olduğunuzu duydum. Düzenli spor yapıyormuşsunuz. İstanbul’da kaldığınız oteldeki spor salonunu da kullanacak mısınız?

Kullandım bile! (Gülüyor...) Bu sabah erken kalktım, alt kattaki gym’e indim ve kendimi koşu bandının üstüne attım. Spor ve sağlıklı beslenme sadece beden sağlığınız için değil hayatınızda bir denge yakalayabilmeniz için de gerekli.

First Lady Michelle Obama ile birlikte, ABD’deki yemek alışkanlığını değiştirmek için uğraşıyorsunuz. Amerika’ya ilk ziyaretimde porsiyonların büyüklüğü karşısında çok şaşırmıştım. Fast food denilen sağlıksız yiyecekler, geçtiğimiz 30 yılda Amerikan kültürü üzerinden tüm dünyaya yayıldı. Kendi ülkenizdeki yemek alışkanlığını değiştirirken dünyada da yeni bir akım başlatsanız fena olmayacak galiba...

First Lady Obama, şekerli yiyeceklerin ve egzersiz yapmamanın yaratacağı tehlike konusunda insanları uyarmak için çok şey yaptı. Amerikalıların yedikleri yiyecekler konusunda bilinçlenmelerini sağladı. Okullardaki gazozlu içecek otomatlarını kaldırttı. Çocukların taze meyve tüketmesini teşvik etti. Aslında yeme içme konusundaki mesele annelerde düğümleniyor. Eğer kadınları bu konuda eğitebilirsek, ailelerini sağlıklı bir yaşama kavuşturmalarını sağlayabiliriz.

Evde yemek yapıyor musunuz?

Evet yapıyorum. Genellikle İtalyan mutfağı... Kocam Joe, İtalyan mutfağı seviyor. Second Lady olarak çok yoğun olsam da fırsat buldukça mutfağa giriyorum. Makarna makinesiyle kendi makarnamızı evde yapıyorum. Büyükbabam İtalyan olduğu için büyükannem pek çok İtalyan yemeği tarifi biliyordu. Ondan çok şey öğrendim.

Ya Bay Joe Biden? Hiç mutfağa girip yemek yaptığı oluyor mu?

Hayır, asla olmuyor! (Gülüyor...) Bu iyi bir şey değil biliyorum ama o hep çok meşgul...

En sevdiği yemek ne?

Joe’nun en sevdiği yemek makarna!

Michelle Obama, Beyaz Saray’ın bahçesinde kendi sebzelerini yetiştiriyormuş. Sizin için yemek yaptığı oluyor mu?

Evet, Beyaz Saray’ın bahçesinde muazzam bir tarlası var. Genellikle çok meşgulüz. Ben gündüzleri okulda oluyorum. Akşamları da programlar oluyor. Bir araya gelmemiz kolay değil...

'LEONARDO DICAPRIO'YU ÇOK BEĞENİYORUM'

Türkler Hollywood filmlerini çok seviyor. Sizin favori filminiz hangisi?

En son Leonardo DiCaprio’nun oynadığı ‘Diriliş’ filmini seyrettik. DiCaprio’yu çok beğeniyorum. Geçen hafta Davos’ta da karşılaştık.

En beğendiğiniz kadın lider kim?

Sanırım First Lady Obama! (Gülüyor...) Genç kadınlara örnek olacak çok güzel şeyler yaptı. Kız çocuklarının eğitimini teşvik etti.

Oysa ben sizi tercih ederdim, çünkü çalışıyor ve kendi ayaklarınızın üzerinde duruyorsunuz!

Evet, ben tam anlamıyla çalışan bir kadınım! (Kahkahalar...)

JILL BIDEN HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLER

ABD’deki resmi unvanı “Second Lady” yani “2. Hanımefendi”. Başkan Yardımcısı Joe Biden, Barack Obama’dan sonra ikinci adam olarak görüldüğü için karısı Jill Biden da Second Lady unvanını taşıyor.

Jill Biden bir İngilizce öğretmeni. Eğitim üzerine iki yüksek lisans ve bir doktora yapmış. Kendisine Dr. Biden olarak hitap edilmesini seviyor.

Jill Biden, ABD tarihinde kendi maaşını kazanan ilk ve tek “Second Lady”. Mesleğine çok bağlı. Öğrencilerine başkan yardımcısının karısı olduğunu çaktırmamaya ve çok mütevazı bir hayat sürmeye çalışıyor.

Öylesine mütevazı ki eğer Joe Biden ile diplomatik bir ziyarete katılmayacaksa, özel havayollarını kullanıyor. Asla first class uçmuyor. Onu herhangi bir uçakta arka koltuklarda sınav kâğıdı okurken görmeniz mümkünmüş.

Bizde 2 yıllık ön lisansa denk gelen ‘community college’larda ders veriyor. Öğrencilerin liseden sonra da ücretsiz eğitim alabilmeleri için Barack Obama ile birlikte bu okulların parasız devlet okuluna dönüşmesini yasalaştırmak için uğraşıyor.

Joe ve Jill Biden çiftinin 2 oğlu, 1 kızı ve 5 torunu var. İstanbul ziyaretine oğlu Hunter’dan olan torunu Naomi ve kızı Ashley’in kocası damadı Howard Krein ile birlikte geldi.

Joe ve Jill Biden’ın trajik bir aile hikâyesi var. Joe Biden’ın ilk eşi Neilia Biden’dan, Beau ve Hunter adında 2 oğlu ve Naomi adında bir kızı varmış. 1972’de Noel alışverişinde 1 yaşındaki kızı Naomi ve karısı Neilia elim bir trafik kazası geçirmiş. Karısını ve küçük kızını kaybeden Joe Biden, 2 oğluyla baş başa kalmış. 1977’de Jill Biden ile evlenmiş ve Ashley adında bir kızları olmuş. Joe Biden başkan yardımcısı olmadan 1 hafta önce, oğlu Beau Irak savaşına katılmış. Bu dönemde aile zor günler yaşamış. Fakat asıl acıyı, geçtiğimiz yıl, Beau’nun beyin kanseri sonucu ölümüyle tatmışlar.

Joe Biden, oğlunu kaybetmenin acısıyla, bu yılki başkanlık yarışına katılmaktan vazgeçmiş.

CLASSIFIED: SECOND LADY VE EKİBİNE DAİR 5 ÖZEL GÖZLEM

✓ Dr. Jill Biden, son derece mütevazı, sıcakkanlı ama bir o kadar da mesafeli bir kadın.

✓ Çok fit ve zarif. Yaşını kesinlikle göstermiyor. 64 yaşında olduğuna inanmak güç. Kendisi de bu konu açıldığında “Sanırım nüfus cüzdanıma doğum yılımı yanlış yazmışlar!” diye espri yapıyor.

✓ İstanbul ziyaretinde 3 farklı kıyafet giydi. Cuma sabahı okul ziyareti ve röportajımız sırasında petrol yeşili bir manto-elbise takım ve vizon rengi dizüstü topuklu çizme giymişti. Akşamüstü ise Sultanahmet’te bombalı saldırıda hayatını kaybedenlerin anısına karanfil bırakırken tepeden tırnağa siyah giymeyi tercih etti. İkinci günkü programı içinse vizon rengi bir elbise ve hırka ile çıktı karşımıza.

✓ Fotoğraf çekimlerimiz sırasında Dr. Jill Biden’a stil danışmanı ve özel kalem yardımcısı Anthony de eşlik etti. Anthony, enerjisi çok yüksek ve neşeli bir adam. Sürekli fotoğraf çektirmekten sıkılan Second Lady’yi havaya sokmak ve olası bir görüntü kazasını engellemek için görev yapıyor.

✓ 2 günlük program abartıdan uzaktı. Ben fotoğraf çekimi için Çırağan Sarayı ya da Pera Palace gibi havalı bir yere gitmeyi önerdim ama danışmanları, “Jill Biden normalde çok mütevazı bir hayat yaşıyor, onu olduğu gibi yansıtmayı tercih ederiz” dediler. Öğle yemeği için Ortaköy House Cafe’yi tercih ettiler. Bu bölümde yaşananların “off record” kalması için söz vermiştim ama tesadüfen orada bulunan gazeteci Cüneyt Özdemir’in sosyal medyada anlattıklarını doğrulayayım. Evet, gittiğimizde sıradan müşteriler içerideydi. Gelen kişinin Amerika’nın ikinci adamının karısı olduğunu kimseye belli etmemeye çalıştılar. Ve evet, herkes ne yediyse hesabı kendi cebinden ödedi!

SECOND LADY İLE İSTANBUL'DA 48 SAAT!

BASINA açık bölümler dışında Jill Biden’a tüm gün eşlik edecek tek gazeteci bendim. Fotoğrafçımız Ece Oğultürk ile Second Lady’nin dizinin dibinden ayrılmadık! Ünlü gazeteci Andrew Finkel’ın kızı Isabelle Finkel da birkaç saat bize katıldı ve büyükelçiliğin basın havuzu için bir haber kaleme aldı. Beyaz Saray’ın bu gezi için özel olarak görevlendirdiği, Vogue İtalya’nın fotoğrafçısı Omi de 2 gün boyunca bizimleydi. Jill Biden’a yaklaşık 15 kişiden oluşan kendi ekibi de eşlik etti. Hepsi çok sıcakkanlı insanlardı. İşte o 48 saatte yaşananlar...

22 OCAK CUMA

08.30: Fotoğrafçımız Ece ile birlikte Biden çiftinin konakladığı Conrad Otel’ne doğru yaklaşırken güvenlik kontrolüyle karşılaşıyoruz. ABD’den gelen özel güvenlik ekipleri, eğitimli köpeklerle aracımızı arıyor. Conrad Otel’in önü epey sakin... Girer girmez bizi Jill Biden’ın özel ekibi ve büyükelçilik çalışanları karşılıyor. Program hakkında kısa bir bilgi aldıktan sonra Executive Lounge’a geçiyoruz. Kar atıştırmaya başlıyor...

10.00: Otelin perdelenmiş özel çıkış kapısına varıyoruz. Danışmanlar, Isabelle Finkel ve beni Jill Biden’a takdim ediyor. Jill Biden bizi torunu Naomi, damadı Howard ve Büyükelçi John Bass’in eşi Holly Holzer Bass ile tanıştırıyor. Ayaküstü sohbetin ardından zırhlı araç konvoyundaki yerimizi alıyoruz.


10.30:
İlk durağımız Ortaköy’deki Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi. Girişte öğrencilerin boyama yaptığı bir duvar önünde duruyoruz. Jill Biden, insan haklarıyla ilgili duvar yazılarını anlamaya çalışıyor. Sonra karneleri dağıtmak üzere bahçeye çıkıyoruz. Biden, kız çocuklarının eğitiminin önemi üzerine bir konuşma yapıyor. Bilgisayar laboratuvarına kısa bir ziyaretten sonra okuldan ayrılıyoruz.

12.40: İkinci durağımız, Fatih’teki Pages Kitabevi. Suriye’de iç savaştan kaçan Samir El Kadri ve Gulnar Hajo çiftinin açtığı bu kitabevi, Türkiye’de yaşayan Suriyelilerle kitaplar üzerinden bir köprü kurmayı amaçlıyor. Jill Biden, burada eğitim gören sığınmacı anaokulu öğrencilerine hayallerini soruyor. Çocuklardan birinin “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuna “Çiçek olmak istiyorum” demesi, gülüşmelere yol açıyor.

13.30: Pages Kitabevi’nin ikinci katında bizim için ayrılan masada, Jill Biden ile röportaj yapıyoruz. Konuşmamız yaklaşık yarım saat sürüyor. Dönüşte uzun araç konvoyu Fatih’in dar sokaklarından etraftaki insanların meraklı bakışları eşliğinde geçerken, İstanbul’a ilk kez gelen danışmanlar ile şehrin tarihi üzerine sohbet ediyoruz.

14.30: Yemek için Ortaköy House Cafe’de duruyoruz. Bu bölümde yaşananların ‘off record’ kalması için sözleşiyoruz. Kafede sıradan müşteriler de var. Gelen kişinin Amerika’nın ikinci adamının eşi olduğunu kimseye belli etmemeye çalışıyorlar ama o sırada mekâna gazeteci Cüneyt Özdemir’in gelmesiyle deşifre oluyoruz!

15.15: Second Lady’nin Ortaköy Camii’nin önünde fotoğraflarını çekmek istiyoruz. Caminin önündeki meydan güvenlik riski taşıdığı için House Cafe’nin önündeki iskeleye çıkıyoruz. House Cafe ile cami arasındaki siyah demir parmaklıklar tüm manzarayı bozuyor. Jill Biden’ın danışmanı Anthony’nin aklına çılgın bir fikir geliyor ve Second Lady’yi bir sandalye yardımıyla duvara çıkarıyor. Rüzgârda topuklu çizmeleriyle duvarın üstünde dengesini sağlamaya çalışan Biden, objektifimize zoraki gülümsüyor. Anthony, “Kübra haydi sen de yanına çık!” diye tutturuyor. Arkasına geçiyorum. “Olmaz, senin boyun kısa, öne geç” diyorlar. İncecik duvarın üstünde Jill Biden ile birbirimize tutunarak yer değiştiriyoruz. Second Lady’yi denize düşüren gazeteci olarak tarihe geçmekten son anda kurtuluyorum!

16.30: Conrad Otel’e geçip Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın ekibiyle buluşuyoruz, İstikamet Sultanahmet Camii. Joe Biden’ın bize katılmasıyla güvenlik önlemleri iyice artıyor. Bu ziyaretin tüm basına açık olması telaşı artırıyor. Cami çıkışında Biden çifti, yanlarındaki heyetle Sultanahmet’teki bombalı terörle hayatını kaybeden Almanların anısına karanfil bırakıyor. Ardından Arasta Çarşısı’nda alışveriş yapıyorlar.

18.30: Conrad Otel’e geri dönüyoruz. İlk günkü program bizim için sona eriyor...

23 OCAK CUMARTESİ

12.00: İlk durak, İstanbul Modern Sanat Müzesi. Müze ziyaretinde Jill Biden ve torunu Naomi’ye, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun eşi Hülya Çavuşoğlu, İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı ve İstanbul Modern Küratörü Çelenk Bafra eşlik ediyor. Girer girmez önce balkona çıkıp İstanbul manzarasını seyrediyorlar. Sonra eserleri inceleyen Jill Biden, Yüksel Arslan’ın “Kapitalist Üretim Süreci I” adlı eserinin önünde duruyor. Çelenk Bafra sanatçının eserlerinde kendi kanını ve idrarını da kullandığını söyleyince Second Lady’nin yüzünde bir şaşkınlık beliriyor! Jill Biden’ı şaşırtan bir diğer eser ise Murat Pulat’ın yağlıboya parçacıklarını parmaklarıyla yapıştırarak yaptığı tablo oluyor. Hüseyin Çağlayan’ın “Üzgünüm Leyla” adlı enstalasyonu da dikkatlerini çekiyor. Ayaküstü sohbet ettiğimiz Oya Eczacıbaşı, Jill Biden’ın 2 günlük programı içinde İstanbul Modern’e zaman ayırmasından mutlu olduğunu söylüyor. Bir İstanbul Modern klasiği olarak zemin katta kitapların asılı olduğu “Sahte Tavan” altında fotoğraf çektirerek vedalaşıyoruz.

15.30: İstanbul Modern’den sonraki durağımız, Karaköy’deki Güllüoğlu Baklavacısı. Jill Biden baklava yerken fotoğrafının çekilmesini istemediği için dışarıda bekliyoruz. Second Lady’nin fıstıklı baklavayı tercih ettiği haberi geliyor. Buradan sonra yazıyı yetiştirmek üzere ekipten ayrılıp gazeteye dönüyorum. Biden çifti ise Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan ile görüşmek üzere Yıldız Sarayı’na geçiyor.