Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal'a ait olduğu ileri sürülen görüntüler ile 2011'de bazı isimlerin MHP'den istifasına yol açan görüntülerle ilgili soruşturma dosyaları, "özel hayatın gizliliğine" yönelik eylemlerin Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin şüpheler üzerine birleştirildi.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanı Sabri Uzun'un "İn" adlı kitabında konuya değinmesi üzerine dönemin MHP Genel Başkan Yardımcısı Metin Çobanoğlu, geçen yıl Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulundu.

Şikayet üzerine Başsavcılık, yeni soruşturma başlattı. Soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcısı, bu dosyayla Baykal'a ait olduğu ileri sürülen görüntülere ilişkin dosyayı birleştirdi.

Birleştirme kararında, "özel hayatın gizliliğini ihlal" ve "konut dokunulmazlığını ihlal"e yönelik eylemlerin, "aynı örgüt" tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin şüphelere yer verildiği belirtildi.

Dosyadaki belgelerde, söz konusu örgütün adının "FETÖ/PDY" olarak geçtiği öğrenildi.

Savcılar, bu tür soruşturmalarda milletvekillerini ifade vermek üzere davet edebiliyor ancak milletvekillerinin bu davete uyma zorunluluğu bulunmuyor.

Bununla birlikte savcıların, milletvekili olmayanlar hakkında, takibi şikayete bağlı olmayan suçları soruştururken, "mağdur" konumunda olsalar bile ifade için "zorla getirme" kararı çıkartma hakları bulunuyor.

Baykal'a ait olduğu öne sürülen görüntülerin medyada yer alması üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 2010'da "özel hayatın gizliliğini ihlal" ve "konut dokunulmazlığını ihlal" suçlarından soruşturma başlatmıştı.

Baykal, görüntülerin yayınlanmasından bir süre sonra CHP Genel Merkezinde basın toplantısı düzenleyerek, "Bu hukuksuz ve ahlaksız komplo nedeniyle kimsenin beni sorgulamasına izin vermeyeceğim. Eğer bunun bir bedeli varsa ve bu bedel CHP Genel Başkanlığından ayrılmaksa, o bedeli de ödemeye hazırım'' demiş ve genel başkanlıktan istifa etmişti.

Baykal'ın avukatı Muzaffer Yılmaz, 2010'da düzenlediği basın toplantısında, görüntülerdeki kişinin müvekkili olduğuna yönelik iddiaları tamamen gerçek dışı olarak nitelendirmiş ve "Tekniğin bu kadar ileri düzeyde olduğu bir durumda herkes için böyle bir montaj kaset üretilebilir ve herkes karalanabilir" demişti.

Konuya ilişkin soruşturma dosyası, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Bürosunda bulunuyordu.

MHP'DE İSTİFALARA YOL AÇAN SORUŞTURMA

MHP'nin o dönemdeki genel başkan yardımcıları Recai Yıldırım ve Metin Çobanoğlu'na ait olduğu iddia edilen görüntüler de 2011'de medyaya yansımış, Yıldırım ve Çobanoğlu, partideki görevlerinden ve milletvekili adaylığından istifa etmişlerdi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, iki ismin avukatlarının, görüntülerin elde edilmesi ve yayınlanmasıyla ilgili sorumluların cezalandırılması için suç duyurusunda bulunması üzerine soruşturma başlatmış ancak dosya, bir süre sonra yetkisizlik kararıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmişti.

Yetkisizlik kararında, aynı eylemler nedeniyle dönemin özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliğince soruşturma yürütüldüğü belirtilmişti.

Yetkisizlik kararının gerekçesinde, "Soruşturma kapsamında elde edilen verilere göre, bir kısım görüntülerin İstanbul'da oluşturulan sitelerde yayınlandığı, eylemin belli bir organizasyon çerçevesinde yürütülme ihtimali, soruşturma konularının aynı olması, kullanılan araç ve yöntemler arasındaki birliktelik, eylemlerin belli bir sistem çerçevesinde yürütülmesi, deliller ve aralarındaki bağlantıların daha sağlıklı biçimde yürütülmesi için dosyanın özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği" ifade edilmişti.

AA