Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

FERDİ DURDU / GAZETE HABERTÜRK

Yıl 1942, 15 yaşındaki Malatya Lisesi öğrencisi Nevzat Çetinkaya pilot olma hayaliyle yanıp tutuşuyor. Kurban Bayramı arifesinde Saray Mahallesi’ndeki evlerinin damından yandaki evin damına “Ben böyle uçacağım, pilot olacağım, beni böyle göreceksiniz” diyerek atlarken düşerek yaralanıyor. Günler sonra sancılanınca hastaneye kaldırılıyor ancak kurtarılamıyor. Oğlunun ölümüyle büyük üzüntü yaşayan esnaf baba Paşa Çetinkaya, “Oğlumun uçağı hep yanında olacak” diyerek Gaziantep’te taş ustasına uçak şeklinde mezar taşı yaptırmış ve oğlunun kabrine yerleştirmiş.



‘İKİ DEFA YOLDA KIRILMIŞ”

Nevzat Çetinkaya’nın şu an 79 yaşında olan kardeşi Fatma Baştemur da sık sık ağabeyinin mezarına gidip dua ediyor. Feci kaza olduğunda 5 yaşında olan Baştemur sonrasında yaşananları şöyle anlatıyor:

“Ağabeyim Nevzat, pilotluğu ve uçakları çok severmiş. Sürekli ‘Pilot olacağım, uçacağım’ dermiş. Sonra o acı olay olmuş. Babam çok üzülmüş, çok yanmış. Sonra ‘Oğlumun gözünde kaldı ama mezarını uçak gibi yaptıracağım. Oğlumun uçağı hep yanında olacak’ demiş. Gaziantep’e mezar taşını sipariş etmiş. Ama o dönem ulaşım koşullarında Malatya’ya getirilirken iki mezar taşı yolda kırılmış. Üçüncüsü sağlam gelip mezarın üzerine yerleştirilmiş. Babam her yıl bu uçağı boyardı...”

MEDENİYETİN HAYAL KAHRAMANLARI

Yazar Sunay Akın da çok etkilendiği ‘uçak mezarın’ hikâyesine ‘Hayal Kahramanları’ adlı kitabında yer verdi. Mezar taşının Anadolu’nun göbeğinde duran bir hayal olduğunu ifade eden Akın, “Bir lahit gibi. Anadolu medeniyetinde binlerce yıl öncesinde olan mezarlara benziyor. Dünyanın dört bir yerinde anlattım, bundan etkilenmeyen yok” dedi.