Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HABERTURK.COM

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Beştepe'deki iftar programında konuştu. İsrail ile gelinen noktayı değerlendiren Erdoğan, Mavi Marmara konusunda "Siz kalkıp da Türkiye'den böyle bir yardım götürmek için günün Başbakanı'na mı sordunuz. Biz zaten bunları yapıyorduk. Ama gövde gösterisi olsun diye yapmadık." dedi. Cumhurbaşkanı Putin ile telefonda yaptığı görüşme hakkında da bilgi verdi.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

Terör eylemi kimden gelirse gelsin, Türkiye'yi köşeye sıkıştırma amacı taşıdığı açıktır.

Dünya hala yapmakta olduğumuz operasyonlarımızın sivil vatandaşarımızı öldürmeye yönelik olduğunu düşünüyor.

Dün akşam çocuk, sivil, kadın demeden vatandaşlarımızı öldüren teröristler değil mi? Burada özellikle algı oprasyonuyla polisimizi, askerlerimizi suçlu göstermeye çalışıyorlar.

Dört tane rabiamız var. Birincisi Tek millet. İkincisi tek bayrak. Hilal bağımsızlığımızın ifadesidir. Yıldız şehidimizin ta kendisidir. Üçüncüsü tek vatan. Bizim vatanımızı asla bölemeyecekler. Bütün bu operasyonlar ne için yapılıyor? Vatan dediğimz kuru bir arazi değil. Vatan dediğimiz şehit kanlarıyla yoğurulmuş toprağın ta kendisidir. Bizim onu sonuna kadar koruma görevimiz var. Dördüncüsü tek devlet. Bizim Türkiye Cumhuriyeti'nden başka devletimiz olamaz. Türkiye Cumhuriyeti içinde ikinci bir yapılanmaya gidenlere burdan haberi veriyorum. İnlerine gireceğiz. Kaçanların sayısı bine yakın.

Cumhurbaşkanlığına da girmişler. Onlar üzerinde de çalışıyoruz. Enteresan olan şey şu: Pensilvanya'daki zat onlara şah damarından daha yakınmış. Ya bu ifadeyi nasıl kullanabilirsiniz? Biz kula kul olmayacağız. Biz sadece Allah'a kul olacağız.

İnşallah Cumhuriyetimizin 100. yıldönümünü çok farklı kutlayacağız.

Yolu olmayan medeniyetten bahsedemez. Suyu olmayan medeniyetten bahsedemez. Yarın Osmangazi Körüsü'nin açılışıyla yeni bir dönem başlıyor. Vakit nakittir anlayışından hareketle, vakti nakte dönüştürüyoruz.

Yapılanları hazmademeyenler, şu anda ülkemize saldıranların, ülkemize saldırmasının en önemli nedeni büyüyen, güçlenen Türkiye'dir.

2018'in başında da dünyanın en büyük havaalanının açılışını yapacağız. Yılda 150 milyon yolcu kapasiteli bir havaalanı olacak.

Neden Yeşilköy'ü bombaladılar? Bu sivil insanların ne günahı vardı? Bunlar cehennemde yerlerini hazırlarmışlar. "1 kişinin ölümüne neden olmak tüm insanığın ölümüne neden olmaktır" diyor dinimiz.

Biz biliyoruz ki buralar tüm dünyaya bir sinyaldir. Burada verilen hizmet bereketlidir. Bu makan mazlumların yardımcısı olmayı sürdürecek bir makamdır. Biz acılarımızı yaşayacağız ama amacımızdan vazgeçmeyeceğiz. Şehit anneleri benim de annemdir. Türkiye'nin asıl felaketleri bu terör olayları değil, hedeflerinden vazgeçmesidir. Terör olaylarında verdiğimiz tüm şehitlere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı, gazilerimize sağlık diliyorum. İstanbul'daki saldırı sonrasında arayan Putin'e, Obama'ya, Cameron'a, Pakistan Devlet Başkanı'na Suudi Arabistan Kralı'na, Katar Emiri'ne milletim adına teşekkür ediyorum.

RUSYA İLE İLİŞKİLER

Putin ile görüşmemiz önceden kararlaştırılmıştı. Gerçekten her iki ülke içinde çok faydalı bir görüşme yaptık. Sayın Putin ile Eylül'de Çin'de yapılacak G20 toplantısında görüşme kararı aldık. İlk adım olarak turizmde adımları atalım kararı aldık. Rusya ile aramızdaki ilişkiler çok çok iyi bir konumdaydı. Mesai arkadaşlarımıza verdikleri emek için teşekkür ediyorum. 

İSRAİL İLE İLİŞKİLER

Türkiye ile İsrail arasında imzalanan mutabakata ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şöyle konuştu:

İsrail ile Mavi Marmara gemisi saldırısından sonra sorunlu olan ilişkilerimizi düzeltme yolunda önemli adımlar attık. Bu adımların da milletimiz ve Filistinli kardeşlerimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Yalnız buradan bir açıklama yapmak durumundayım, Türkiye Cumhuriyeti olarak biz hangi adımı atıyorsak atalım, bu adım bilinmelidir ki her zaman karşılıklı milletlerin kazanımına dayalı bir adımdır. Hiçbir zaman hiçbir adımı tek taraflı düşünmedik. Kazan-kazan esasına dayalı olarak hep bu adımları atmışızdır. Yani Türkiye de kazanmalı Rusya da kazanmalı, Türkiye de kazanmalı İsrail de kazanmalı.

"İSRAİL İLE İLGİLİ OLAYLARI BAZILARI FARKLI ŞEKİLDE KAŞIYOR"

Fakat İsrail ile ilgili olayları bazıları farklı şekilde kaşıyor. İsrail ile ilişkilerimizi niye kesmiştik? Olay malum. Duruşumuzda o günden bugüne herhangi bir değişiklik olmadı. Hedef saptıran duymayıp uyduranlar var.

"BU KANIN RAKAMI OLUR MU? ALIR VEYA ALMAZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mavi Marmara baskınında ölenler için belirlenen 20 milyon dolar tazminat ile ilgili olarak yapılan eleştirilere de değinerek, "20 milyon dolar 10 şehidimiz için belirlendi. Şimdi onlara olur mu 20 milyon ne demek … Bu kanın rakamı olur mu? Görüşmelerde böyle bir tazminata karar verildi. Alır veya almaz" dedi.

İHH'YA: GÜNÜN BAŞBAKANINA MI SORDUNUZ?

Cumhurbaşkanı Erdoğan yurt dışı yardımlarının uluslararası diplomasi içinde yapıldığını belirtti. İsrail ile varılan mutabakatı eleştiren İHH'ya isim vermeden yanıt veren Erdoğan, "Uluslararası bazda bir adım atıyoruz. Siz kalkıp da Türkiye'den böyle bir insani yardımı götürmek için günün başbakanına mı sordunuz? Biz zaten oraya gerekli yardımı Gazze'ye bugüne kadar hep yaptık yapıyoruz. Filistin'e yaptık yapıyoruz. Bunları da yaparken bir yerlere gövde gösterisi olsun diye değil, her şeyi uluslararası diplomasi neyse bu diplomasi içinde yaptık; yapıyoruz, yapacağız. Bunları davul zurna çalarak değil edebi adabı içinde yaptık, yapıyoruz. Cuma günü Mersin'den 10 bin tonluk gemi kalkıyor. Bu arada Gazze'de 200 yataklı bir devlet hastanesini bitirdik, yakında açılışı yapılacak" diye konuştu.

ÇANKAYA'DAN KÜLLİYE'YE TAŞINMA

Cumhurbaşkanlığının Çankaya'dan Külliye'ye taşınması sadece mekan değişikliği değildir. Bir zihniyetin değişimidir. Cumhurbaşkanlığı makamının ve bu külliyenin asıl amacı millete hizmetkar olmaktır. Unutmayın bu makamların tamamı geçicidir. İnsanımızın sıkıntıları için uğraşmak bizim için yük değil bir görevdir. Sizler duruşunuz, vizyonunuz ve disiplininizle diğer kamu personeline de örnek olmalısınız. Özellikle yetişmiş insan kaynağına bu kadar ihtiyaç duyduğumuz günlerde köhneşmiş bir zihniyete mahkum olamazsınız. Unutmayın Türkiye sadece 79 milyonun yaşadağı bir ülke değildir. Bir umudun adıdır. Biz göreve geldiğimizde Türkiye veren el değildi alan eldi. Kısa sürede veren el olduk.