Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem İhtiyarlar oturduğu yerde otursun

        Şener Eruygur'un savcıya verdiği 7 sayfalık ifadesinde, Ergenekon soruşturması ile bir takım yönlendirmeler sonucu Türkiye'de bazı karışıklıkların çıkartılmasının planlandığı izlenimine kapıldığı ileri sürdü.

        Sedef ŞENKAL DEMİR- Salih AYDIN AJANS HABERTÜRK ÖZEL

        Ergenekon soruşturması kapsamında yapılan 6. dalga operasyonda tutuklanan ve daha sonra sağlık nedeniyle tahliye edilen Jandarma eski Genel Komutanı Şener Eruygur'un, savcılık ifadesinde "Encümen-i Daniş" ve Kent Otel'de yapılan toplantılarla ilgili olarak açıklamalarda bulunduğu öğrenildi. Şener Eruygur'un ifadesinde Encümen-i Daniş'in Osmanlı zamanından beri var olduğunu ancak görevdeyken bilmediğini, oluşumdan emekli olduktan sonra haberdar olduğunu söylediği öğrenildi.

        "İhtiyarlar oturdukları yerde otursunlar"

        Encümen-i Daniş (Danışma Meclisi) denilen toplantıların genellikle emekli

        genelkurmay başkanları, kuvvet komutanları, bürokratlar, yargıçlar, milletvekilleri ve büyükelçilerden oluşan yaklaşık 25-30 kişilik grubun katılımıyla her 15 günde bir Moda Deniz Kulubü'nde yapıldığını ifade ettiği öğrenilen Şener Eruygur'un bu toplantılarda ülke meselelerinin tartışıldığını, ortak bir kanaate varılırsa devletin üst kademesindeki makamlara tavsiyelerin yer aldığı mektup gönderildiğini söylediği ifade edildi.

        İşlerinin yoğunluğu nedeniyle bu toplantılara katılamadığını ancak kendi zamanında da böyle bir mektubun gönderildiğini hatırladığını ifadesinde belirttiği öğrenilen Şener Eruygur'un, daha eskiden gönderilen böyle bir mektuba o dönemdeki Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in "ihtiyarlar oturdukları yerde otursunlar" diye cevap verdiğini duyduğunu da söylediği öğrenildi.

        "Kent Otel toplantılarına Balbay, Ankara'daki toplantılara İlhan Selçuk katılırdı"

        Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay ile Kent Otel'de ayda bir yapılan toplantılarda karşılaştıklarını da ifadesinde belirttiği öğrenilen Şener Eruygur'un bu toplantılara birkaç kez katıldığını, toplantılara siyaset, medya, emekli askerler, valiler ve düşüncelerine değer verilen kişilerin yer aldığı 60-70 kişinin katıldığını, güncel bir konuda yapılan takdime diğer katılımcıların düşüncelerini sunduğunu, burada konuşulanların orada kaldığını basına ve başka bir kuruma bildirilmediğini söylediği öğrenildi. Zaman zaman Ankara'da yapılan yemekli toplantılara İlhan Selçuk'un da katıldığını ifadesinde söylediği öğrenilen Şener Eruygur'un bu toplantıların herkesin kendi yemek parasını ödediği toplantılar olduğunu da belirttiği öğrenildi.

        "Kendi partimi kurmayı düşündüm"

        Bir kaç defa kendi partisini kurmayı ve değişik platformlarda çalışmayı düşündüğünü ifadesinde belirttiği öğrenilen Şener Eruygur'un Atatürkçü Düşünce Derneği'ni (ADD) bırakmayı düşündüğünü ancak bundan sonra vazgeçtiğini, ADD altında Atatürkçülerin toplanması için gayrette bulunduğunu söylediği öğrenildi.

        Şener Eruygur'un ifadesinde, Ergenekon soruşturması ile edindiği izlenimin siyasi yönlendirmeler sonucu Türkiye'de bazı karışıklıkların çıkartılmasının planlandığı, bunun siyasi bir menfaat teminine yönelikte olabileceği ancak bu konuda kesin bir bilgi ve ilgisinin olmadığını iddia ettiği öğrenildi.

        "Görüntü ve ses kayıtlarından haberim yok"

        Emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ü Bursa Bölge komutanı olarak tanıdığını ifadesinde belirttiği öğrenilen Şener Eruygur'un, denetimlerde kendisini beğendiği için İstihbarat Başkanı olarak atanmasına uygun bulduğunu, bir sene birlikte çalıştıklarını ve Ersöz'ün çalışkan bir kişi olduğunu söylediği de öğrenildi. Hasan Atilla Uğur'dan çıkan görüntü ve ses kayıtlarının alınması için herhangi bir talimat vermediğini, bu konuda bilgisinin olmadığını da ifadesinde ileri sürdüğü öğrenilen Şener Eruygur'un, Hasan Atilla Uğur'un 2 sene Teknik Daire Başkanlığı'nda çalıştığını, işini iyi yapan bir insan olarak bildiğini de söylediği öğrenildi.

        "Veli Küçük'ü ideolojik olarak kendime yakın hissetmiyorum"

        Veli Küçük'ü tanıdığını ancak ideolojik olarak yakın hissetmediğini de ifadesinde

        belirttiği öğrenilen Şener Eruygur'un, Sevgi Erenerol'un ise kendisini iki kere

        telefonla aradığını ilkinde kiliseye davet ettiğini ama buna katılmadığını,

        diğerinde ise Ergün Poyraz'ın gözaltına alındığında yardım talebinde bulunduğunu

        ancak kendisinin yardım etmediğini ileri sürdüğü öğrenildi.

        Ergün Poyraz'ı Hablemitoğlu'nun öldürülmesinden tanıdığını, Poyraz'ın, Şengül

        Hablemitoğlu ile birlikte yanına geldiklerini konu ile alakalı bilgi vereceklerini

        söylediklerini de ifadesinde belirttiği öğrenilen Şener Eruygur'un arkadaşlarının

        Poyraz'ı takip ettiklerini, daha sonra herhangi bir sonuç çıkmadığını, İçişleri

        Bakanlığı'nın da bu olayı bildiğini ve takip ettiğini ileri sürdüğü öğrenildi.

        "Ergün Poyraz Bülent Arınç'ın atalarını araştırıyordu"

        Ergün Poyraz'ın para karşılığı iş yapıp yapmadığını bilmediğini ve genel komutan

        olduğu için alt seviye işlerden haberinin olmayacağını ifadesinde söylediği

        belirtilen Eruygur'un, Ergün Poyraz'ın, Bülent Arınç'ın atalarının evveliyatı ile

        ilgili olarak bilgi sorduğunu, kendisinin de bilgisi olmadığını söylediğini ve bu

        tür önemli şeylerde bilmeden ve belge olmadan yazmaması gerektiğini ona söylediğini

        belirttiği öğrenildi.

        "Ergenekon gibi komik oluşuma hiçbir akılı, dengeli asker katılmaz"

        Panzehir dökümanından ve içeriğinde bulunan Abdullah Öcalan ile Doğu Perinçek'in

        irtibatları veya başka bir askeri şahıs ile alakasından bir bilgisinin olmadığını da

        ifadesinde belirttiği öğrenilen Şener Eruygur'un, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde

        Ergenekon türü bir yapılanmanın olacağını zannetmediğini, böyle bir komik oluşuma

        hiçbir akıllı, dengeli bir askeri şahsın katılacağını zannetmediğini söylediği

        öğrenildi.

        "Gülaltay ile bir kez görüşüp sonra ilişkimi kestim"

        Ulusal Birlik Platformu'nun 2005 yılında Ankara'da kurulduğunu, İstanbul'da çok

        sayıda derneğin bu platforma katılmak istediğinin kendisine söylendiğini de

        ifadesinde belirttiği öğrenilen Şener Eruygur'un, Semih Tufan Gülaltay'ın 1-2 sene

        önce telefon açarak araba göndereceğini ve İstanbul'a gelmesini istediğini bunun

        üzerine Eminönü'nde bir ofiste buluştuklarını söylediği öğrenildi.

        Semih Tufan Gülaltay'ın brifing verdiğini ve orada bulunan sakallı kişileri görünce

        rahatsızlık duyduğunu da ifadesinde belirttiği öğrenilen Şener Eruygur'un, bu

        kişilerin Ulusal Birlik Platformu'na katılmak istediklerini söyledikleri ancak daha

        sonra Semih Tufan Gülaltay'ın kendi kurduğu platforma Ulusal Birlik Platformu'nu

        aldığı yönünde açıklamalarda bulunması üzerine araştırma yaptığını ve Gülaltay'ın

        Akın Birdal suikastinin azmetiricisi olduğunu öğrenince ilişkisini kestiğini iddia

        ettiği öğrenildi.

        Doğu Perinçek'in kaleme aldığı ileri sürülen "Milli Hükümet", "Milli Kuvvetler"

        projesi içinde yer alıp almadığının bu amaçla toplantı yapıp yapmadığı da Şener

        Eruygur'a savcılık sorgusunda sorulduğu, kendisinin Ulusal Birlik Platformu'nun

        başkanı olduğunu ve bu platformun Doğu Perinçek'in kurduğu öne sürülen örgütlerle

        bir ilgisinin olmadığını söylediği öğrenildi.

        "Perinçek ile toplantıya katılmadım"

        Doğu Perinçek'in dizüstü bilgisayarında çıktığı belirtilen bir word belgesinde,

        Milli İktidar Harekatı (MİH) adı altında bir yapılanmaya gidildiği ve bu ad ile

        toplantılar yapıldığı, toplantılara katılanların mesleklerine göre ayrıldığı,

        belgede gelmeyenler bölümünde kendisinin de ismininde olduğu yönündeki soruya Şener

        Erugur'un, böyle bir yere davet edildiğini hatırlamadığını, zaten belgede de

        katılmadığının yazdığını konuyla ilgili bilgi ve ilgisinin olmadığını söylediği

        öğrenildi.

        Ergenekon davasının tutuksuz sanıklarından gazeteci Güler Kömürcü'nün, Mehmet

        Zekeriya Öztürk ile yaptığı bir telefon görüşmesinde bahsedilen toplantıya katılıp

        katılmadığı yönündeki soruya ise Şener Eruygur'un Ankara'da Kamuran İnan, Ufuk

        Söylemez ve Mehmet Haberal tarafından yönetilen bir toplantı olduğunu, Türkiye'deki

        siyasi boşluk nasıl giderilebilir şeklinde herkesin görüşünü beyan ettiğini, bu

        toplantıya Yaşar Okuyan, Doğu Perinçek, Yaşar Nuri Öztürk gibi siyasilerinde

        katıldığı bir toplantı olduğunu söylediği öğrenildi.

        "Ersöz'ün kızının psikolojik sorunları var"

        Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ün kızı

        Fulya Ersöz'ün arayarak babası ile ilgili olarak sitem dolu sözler kullandığı

        telefon görüşmesinin de kendisine sorulmasıyla ilgili olarak Şener Eruygur'un Fulya

        Ersöz'un psikolojik sorunları olduğunu, babasına birşey yapılacağı korkusu olan bu

        konuda korkular yaşayan bir çocuk olduğunu söylediği öğrenildi.

        Emekli Tümamiral İlker Güven ile yaptığı telefon konuşmasında bir toplantı sırasında

        konuşma yapan Birol Başaran'ın "darbe mi şeriat mı darbeden yanayım" demesi üzerine

        alkışlandığı sırada da fotoğraflarının çekilmesi ile ilgili olarak yaptıkları

        konuşmanın da Şener Eruygur'a soru olarak yöneltildiği, Eruygur'un bu beyanındaki

        ifadelerin Zaman Gazetesi'nde çıktığını, tamamen belli kareleri yan yana getirip

        toplantıda darbe ya da işte hukuk dışı bir yola başvurulması gerektiğinin

        savunulduğunu ifade etmeye yönelik maksatlı bir yayın olduğu, konuşmada geçen senin

        alkışlaman ile benim alkışlamam farklı demesinin İlker Güven'in herkes tarafından

        bilinmediğini ancak kendisinin herkes tarafından bilindiğini bu nedenle böyle bir

        konuşma yaptığını söylediği öğrenildi.

        İstanbul'daki evinde yapılan aramada bulunan "Neden ihraç ettik" başlıklı gazete

        küpürü üzerinde Hüseyin Özşen tarafından yazıldığı anlaşılan el yazısında Türk

        ordusu olarak kuvvetli bir ihtilal yapılmasından bahsedildiği "askeri idare başımıza

        gelsin istiyorum" denildiği belirtilerek bu konu hakkında bilgisinin de sorulduğu

        buna Şener Eruygur'un "Benim bundan bir bilgim yok" diyerek cevap verdiği öğrenildi.

        Kendi odasında çekildiği ileri sürülen Mustafa Balbay'ın Levent Ersöz ile

        görüntüsünün de sorulması üzerine Şener Eruygur'un, görüntünün çekildiği yerin kendi

        odası olmadığını ve bu olayla ilgili bilgi ve ilgisinin olmadığını söylediği

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ