Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
HABERTURK.COM

Başbakan Binali Yıldırım, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanı olmadan önce hem AK Parti Genel Başkanı hem de Başbakan'dır. Başbakan olarak Türkiye'yi kim imar etti, Erdoğan ve arkadaşları. Her vatandaş hizmetle buluşmadı mı, üniversiteler yapılmadı mı, hastaneler açılmadı mı? Tüm vatandaşlarımız yararlandı. Bölünmüş yolları tüm insanımız kullandı. Havayolu halkın yolu oldu, hızlı tren gerçeğe döndü. Allah aşkına bu millet bu hizmetlerden faydalanırken partisi mi soruldu. Biz de seçme ayrımı yapmak yoktur. Bizim için tek kural hizmette siyaset olmaz. Bunlar cumhurbaşkanı partili olmaz diyor, başbakan partili. Cumhurbaşkanı bal gibi partili de olur. CHP'li belediye başkanları seçildikten sonra partisini bırakıyor mu?" dedi.

Başbakan Yıldırım, 20 bin öğretmen ataması müjdesi vererek, "Son olarak öğretmen adaylarımız için de bir müjdemiz var. 20 bin 127 öğretmen atamasını yapmaya karar verdik. Mart ayında işlemler başlıyor" diye konuştu.

Başbakan Yıldırım Yıldırım partisinin grup toplantısında konuştu. Yıldırım'ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

TERÖR EYLEMLERİ

"DEAŞ terör örgütü ne kadar büyük tehditse Asya, Avrupa, ABD için de tehdittir. Bütün terör örgütlerinin hedefi insandır. Bugün bizim kapımızı çalan tehdit yarın bunların sırtını sıvazlayanların da kapısını zorlayacaktır. Son dönemde bazı ülkelerde ırkçı ve ayrımcı söylemler yükseliyor. İsrail meclisinin ezan kısıtlaması, Avrupa'daki İslam karşısı söylemler tehlikeli gelişmelerdir. Bunların hepsi nefret suçlarını beslemekte, evrensel insani değerleri yok etmektedir. Birlikte yaşama kültürünü yok etmektedir. Yaşayacağımız birlikte, barış içinde yaşayacağımız başka bir dünya yok. Bindiğimiz dalı kesmeyelim. Bu ırkçılık hastalığına kapılmadan, insanlığın huzuru için elimizi biraz daha taşın altına koyalım.

İstanbul'da Dünya Turizm Forumu'nun açılışını gerçekleştirdik. Forum'da bir kez daha ülkemizin eriştiği müspet noktayı gördük. Bu tür küresel ölçekli toplantıların Türkiye'de yapılması raslantı değil. Bu Türkiye'nin turizmde de göstermiş olduğu gayretin, başarının meyvesidir. 

ULUSLARARASI GÖRÜŞMELER

Maltalı mevkidaşımızla ikili görüşmeleri ele aldık. Bakanlarımız kendi mevkidaşlarıyla görüşmeler gerçekleştirdi ve anlaşmalar imzalandı. İşbirliği öngören iki anlaşma imzaladık. Bir amacı da dost ülkelerimizle ilişkilerimizi geliştirmek ve ticaretimizi artırmak. Bu yönde yapılması gereken konuları konuştuk. Bir sonraki durağımız Münih oldu. Güvenlik Konferansına katıldık. Dost ülkelerle ekonomi, göç, terörle mücadele, AB, eğitim, sağlık gibi konularda yapılacak işbirlikleri üzerine müzakerelerde bulunduk. Almanya'da yaşayan vatandaşlarımızın tertip ettiği programa katıldık. Gurbetteki kardeşlerimizin gözünde hasret dolu memleket sevdasını gördük. Almanya'da STK'larımızın temsilcileriyle bir araya geldik.

"ÜLKE BÖLÜNECEK OLSA KANDİL KOŞA KOŞA EVET DER"

Milli iradeyi tanklar, uçaklar, darbeci teröristler karşısında aslanlar gibi müdafaa ettik. Artık sandığa gideceğiz, milli iradeyi daha etkin kılacağız. 15 Temmuz'da 248 şehidimizin kanına giren hain, darbeci, teröristler bir daha cesaret bulmasın diye, Kandil'e selam duranlara millete selam durmayı öğretmen için, Pensilvanya karşısında hazır olanlara karşı milletin karşısında hazır olacağına geçileceğini öğretmen için evet. Felaket telları 'Ülke bölünecek' diyor. Ülke bölünecek olsa Kandil koşa koşa evet der. Böyle fırsat gelmiş teperler mi? 15 Temmuz gecesi, Türkiye'yi bölmek isteyen FETÖ terör örgütü hayır kampanyası yapıyor. Pensilvanya'dan hayır oyu talimatı çıkıyor. 

BİNALİ YILDIRIM'DAN BOZKURT İŞARETİ AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, partisinin TBMM'de düzenlenen grup toplantısındaki konuşması sırasında, salondaki bir grup ziyaretçiye bozkurt işareti yaparak, seslendi. Yıldırım, Milliyetçi ve ülkücü kardeşlerim, 'Önce memleketim, önce milletim' dediler ve birlikte yola çıktık. Nasıl unuturuz dedi.

"EKONOMİDE ALDIĞIMIZ KARARLAR ETKİSİNİ GÖSTERMEYE BAŞLADI"

2017'ye çok hızlı girdik. 2016'da yaşadığımız acı tecrübeleri unutmadan yolumuza devam ediyoruz. Türkiye'nin yükselişini hiç kimse engelleyemez. Türkiye adımlarını çok sağlam atıyor. Her şeye rağmen istikrarı koruyor. 2016'da uluslararası doğrudan yatırımların yüzde 56'sını 15 Temmuz'dan sonra aldık. Sadece bu oran bile AK Parti hükümetlerinin güveninin artarak devam ettiğini göstermeye yeter. Yatırımlarımız da, reformlarımız da 2017'de devam edecek. Büyüme eğilimini artıracağız. Küresel kriz döneminde dahi 7 milyon vatandaşımıza iş, aş sağladık. Son dönemde ufak tefek olumsuzluklar yaşandı. Bunlar geçeci, aşıyoruz. Aldığımız kararlar yavaş yavaş etkisini göstermeye başladı. Yukarı çıkarken yaygara yapanlar, sus pus. Cumhurbaşkanımızla birlikte işadamlarıyla toplantı yaptık, istihdam seferberliği başlattık. 2017 istihdamda seferberlik yılı olacak. Hükümet olarak biz de destek adımlarını attık. İşe gireceklere vergi kolaylığı, işletmelerin finansmana erişimi gibi kolaylıklar getirdik. Süper teşvik uygulamasını başlattık. Teşvikleri artırarak bir pakette topladık. KOBİ'lerimize ve esnafımız başta olmak üzere nakit ihtiyacı olan işletmelere kredi garanti fonu teminat vermek suretiyle kredi kullandırabilecek. Beyaz eşya ve mobilyada vergi indirimine gittik. Piyasalarda bir canlanma, alışverişte bereket oldu. Son olarak öğretmen adaylarımız için de bir müjdemiz var. 20 bin 127 öğretmen atamasını yapmaya karar verdik. Mart ayında işlemler başlıyor.

TERÖRLE MÜCADELE

Dün Bakanlar Kurulumuzu Beştepe'de yaptık. Türkiye'nin bölgesiyle ilişkilerini geniş çerçevede uluslararası ilişkileri ele aldık. Münbiç ve Rakka'yı konuştuk. Terör örgütünün adı ne olursa olsun, bunların topunu bu ülkeye tehdit olmayacak şekilde kökünü kazıyacağız. Terör örgütleri arasında ayrım yapanlar şunu iyi bilsin, bizim için PKK eşit, YPG eşit, FETÖ eşit, DEAŞ. Hepsi aynı derece terör belasına batmış katiller sürüsüdür. Bunların hepsiyle amansız mücadelemiz devam edecek.

El Bab'da şehrin tamamı kontrol altına alındı. Temizlik harekatı yapılıyor. Şehirde güvenliği tam sağlanması bir miktar zaman alacak. Devleti FETÖ denen illetten temizlemek için aralıksız çalışıyoruz. ABD'li yetkililerle FETÖ elebaşının iadesi için görüşmeler devam ediyor. Yeni yönetimin daha anlayışlı ve duyarlı olacağını görüyoruz. FETÖ gelecek, hesap verecek. PKK, kış aylarında yediği darbelerle başını kaldıramaz hale geldi. Bölücü terör örgütleri tamamen yok oluncaya kadar bu mücadele sürecek. 

YATIRIMLAR

Türkiye 15 yıldır kontrollü bir hızla ilerleme sağlıyor. Lafların değil, icraatların mimarı olan AK Parti ile çok yönlü kalkınma politikası tıkır tıkır uygulanıyor. Küresel, ekonomik daralmalar, bölgesel siyasi belirsizlikleri dikkatle takip ediyoruz. Ülkemizin asgari düzeyde etkilenmesi için gerekli gayreti gösteriyoruz. 15 Temmuz gecesi memleketimiz bir işgal girişimiyle karşı karşıya kaldı. 15 Temmuz'u takip eden günde, dünyanın en büyük havalimanının inşaatı devam etti. Ulaşım, teknoloji, eğitim, sağlık yatırımlarımız devam etti mi? Çanakkale şehitlerimiz anısına 18 Mart günü dünyanın en uzun köprüsünün temelini atıyoruz. Bu köprüyle İstanbul'u Çanakkale'ye, Ege'ye, İzmir'e hatta Akdeniz'e bağlıyoruz. 3 gidiş, 3 geliş 6 şeritli otoyollardan oluşuyor. 2023 metrelik ayak açıklığıyla dünyanın en uzun köprüsü oluyor. Hükümet olarak Türkiye'nin karşısına çıkacak yol kazaları konusunda hesabı kitabı iyi yapıyoruz. Yatırımlara zerre kadar ara vermiyoruz, yavaşlatmıyoruz. Dünyaya ilham verecek projeler ve hizmetlerle ülkemizin potansiyelini en doğru yönde kullanıyoruz.

"ŞİLİ'YE GİDECEĞİNİZE..." 

Ama birileri hayır diyor. Hayır demeyi adet edinenler Marmaray'a hayır dedi mi, Yavuz Sultan Selim'e, Avrasya Tüneli'ne, Çanakkale Köprüsü'ne, bölünmüş yollara hayır dedi mi? Türkiye'nin gelişmesini sağlayacak ne varsa bunlar hayır dediler. Şimdi de Türkiye'nin demokratik dönüşümünü engellemek için kampanya başlattılar. Sayın Kılıçdaroğlu sana sesleniyorum; Kılıçdaroğlu halkoylaması için bir ilham peşinde. Şili'de bulmuş ilhamı. Adamlar bir film yapmış, CHP de ondan medet ummuş. Halka güvenmediniz, seçkin takıldınız ama hani değişiyordunuz? Şili'ye kadar uzanacağınıza Şile'ye gitseydiniz, bu ülkenin köylerine, kasabalarına gitseydiniz. Gidip de bir kahvehanede otursaydınız. Kafa takılmış, farklı; kafa bu ülkeye yabancı, kafa bu halkın aklına, irfanına güvenmiyor. 

Daha geçen hafta ODTÜ'deydik. 5G Mükemmeliyet Merkezi'nin açılışını yaptık. Türkiye sadece kullanan olmasın, aynı zamanda üreten olsun, bilgiye sahip olsun. 2003 yılında yollar gibi, akıl yollarının da hali çok vahimdi. 2003 yılında hızlı internet neredeyse yoktu. Sadece 20 bin abone vardı. Bugün 60 milyonu aştı. Avrupa ortalamasını yakaladık. Sadece 2 olan teknopark sayımız 64, ar-ge merkezi 371'e çıktı. 

CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ

Birileri, Türkiye'nin yelkenlerine dolan rüzgarı engellemeye çalışıyor. Korku oluşturalım gayreti içine girdiler. Abdülhamid'den aldığımız ilhamla projeleri yapıyoruz. Gazi Mustafa Kemal'in vizyonuyla muasır medeniyetler seviyesini yakalamaya çalışıyoruz. Rejim meselesi diyerek, meydanlarda konuşacaklar, kendilerini boşa yormasın. Rejimin adı belli cum-hu-ri-yet. Milletiyle, üniter yapısıyla 780 bin kilometrekare bölünmez, bir ve beraber cumhuriyet. Biz iki başlı yönetim biçimini değiştirerek Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini getiriyoruz. 

2001 yılını hatırlayın. O dönemki cumhurbaşkanı başbakanla bir münakaşaya giriyor. Anayasa kitapçığını fırlatıyor. Olan ondan sonra oluyor. Borsa yüzde 14 düşüyor, Merkez'in kasasından 8 milyar dolar buhar oluyor. Millet son kalan paramı kurtarayım diye bankalara akın ediyor. Bankaların içi boşalmış tam takır. Ekonomik felaket, sanal korku yayanlara ithaf olunur. Yürütme uyumsuzluğu yüzünden çıkan bu tabloları kabul edemeyiz. Millete böyle acı faturayı kimsenin çıkarma hakkı yoktur. Mevsim aşırı kurulan hükümetlerle bunu bahane edilerek yapılan darbelerle, insanımızın demokratik taleplerine cevap verilemez. 

Kurucu genel başkanımız, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanı olmadan önce hem AK Parti Genel Başkanı hem de Başbakan'dır. Başbakan olarak Türkiye'yi kim imar etti, Erdoğan ve arkadaşları. Her vatandaş hizmetle buluşmadı mı, üniversiteler yapılmadı mı, hastaneler açılmadı mı? Tüm vatandaşlarımız yararlandı. Bölünmüş yolları tüm insanımız kullandı. Havayolu halkın yolu oldu, hızlı tren gerçeğe döndü. Allah aşkına bu millet bu hizmetlerden faydalanırken partisi mi soruldu. Biz de seçme ayrımı yapmak yoktur. Bizim için tek kural hizmette siyaset olmaz. Bunlar cumhurbaşkanı partili olmaz diyor, başbakan partili. Cumhurbaşkanı bal gibi partili de olur. CHP'li belediye başkanları seçildikten sonra partisini bırakıyor mu? Seçilen cumhurbaşkanı ve meclis birlikte işbaşı yapıyor, millete hizmet götürüyor. Vakti gelince iki sandık arasında millet yetki veriyor. Bir sandıktan sonra 5 yıl geçiyor, yetki veriyor. En fazla iki sefer. Hani diktatörlük diyenler? Sandıklara milli kimliğimizle gideceğiz.