Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

İzmir’de 3 yaşındaki Alperen kreşin servis aracında 8 saat unutulması sonrası havasızlıktan yaşamını yitirdi. Tutuklanan servis şoförü Taner İ.’nin serbest bırakılan hostesi suçladığı öğrenildi. Küçük çocuğun öldüğü servis aracının okula ait olduğu ve korsan çalıştığı ortaya çıktı. Baba Serkan Sakin “Kreş yetkilileri Alperen’i yatağına yatırdıklarını, yemeğe kaldırmak istediklerinde uyandıramayınca apar topar hastaneye getirdiklerini söyledi. Bir öğretmen ifadesini değiştirince gerçek ortaya çıktı. Canımdan can gitti’ dedi

Gazete Habertürk'ten Neşet Dişkaya'nın haberine göre, İzmir’in Çiğli İlçesi’nde özel bir kreşe giden 3 yaşındaki Alperen Sakin, ihmaller zinciri nedeniyle hayatını kaybetti. Alperen’in 8 saat serviste unutulması sonucu yaşamını yitirmesiyle ilgili servis şoförü Taner İ. tutuklandı, servis hostesi D.K. da tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Habertürk’ün ulaştığı ifadesinde Taner İ., serviste çocuk kalıp kalmadığını kontrol etme görevinin hostes D.K.’ya ait olduğunu savundu ve “Saat 08.15 sıralarında kreşe geldiğimizde ‘Tüm çocuklar indi mi?’ diye servis hostesi D.K.’ya sordum. Araçta çocuk kalmadığını söyledi. Bunun üzerine aracın kapısını kapattım ve içeriye girdim. Akşam servisi için hazırlık yaparken Alperen’in okulda olmadığını fark ettim. Okulda Alperen’i aramaya başladık. Servis aracının anahtarı aynı zamanda hostes D.K.’da bulunuyordu. D.K. servise bakmaya gittikten kısa süre sonra kucağında Alperen ile geldi. Hemen hasteneye götürdük. Yaşıyordu. Alperen minibüsün arka dörtlü koltuğunun önündeki ikili koltukta bulunmuş” dediği öğrenildi. Tutuklanma gerekçesinde Taner İ.’nin serviste çocuk unutulup unutulmadığını kontrol etmeden aracı kilitlediği, dikkat ve özen hükümlerine aykırı davranarak Alperen Sakin’in ölümüne neden olduğu kaydedildi. Küçük çocuğun hastaneye ölü olarak götürüldüğü belirlendi.

07.30’DAN 16.30’A KADAR SERVİSİN İÇİNDE

Almanya’dan 2 yıl önce kesin dönüş yapıp İzmir’e yerleşen ve emlak danışmanlığı yapan acılı baba Serkan Sakin ise oğlunun ölümünde ihmal olduğunu söyledi. Eşiyle alışveriş yaptıkları sırada kreşten arandıklarını ve “Alperen bayıldı, hastanedeyiz acil gelin” dendiğini anlatan Sakin, en küçük oğlunu ölüme götüren ihmaller zincirini şöyle anlattı:

“Hastanede kreş çalışanları ve kreşin sahibi ‘Biz çocuğu yatağına yatırmıştık, yemeğe kaldırmak için gittiğimizde çocuğu uyandıramadık. Ondan sonra uyanmayınca da apar topar hastaneye götürdük. Öğlen yemeği için uyandırmaya çalışmıştık’ dedi. Beni aradıkları zaman saat 17.00’ye geliyordu. Alperen’e müdahale eden doktor ‘Çocuk zaten buraya geldiği zaman vefat etmişti. Yolda vefat etmiş, yahut daha öncesi var bu işin’ dedi. Servis şoförü kreşin sahibinin eşi. Kreş çalışanlarına soruyorum, ‘Yolda nefes alıyordu’ diyorlar. Sonra çelişkili ifadeler vermişler polise. Alperen serviste uyuyor, bir şekilde unutulmuş ve çocuk saat 07.30’dan akşam 16.30’a kadar servisin içinde. İnsan aç, susuz belki bir gün yaşar ama benim çocuğum o saate kadar İzmir’in sıcağında, camları kapalı bir minibüsün içerisinde ne kadar kalabilir? Çocuğum çoktan ruhunu teslim etmiş.”

‘OĞLUM DÜNYA TATLISIYDI’

3 çocuk sahibi Serkan ve Buket Sakin çiftinin evinde yas var. 3 yaşındaki en küçük çocuklarını kaybeden acılı aileyi komşuları ve yakınları yalnız bırakmadı. Baba Sakin, “Alperen dünya tatlısı bir çocuktu. Hareketliydi, laftan sözden anlayan, okula gitmeden yazı yazmaya başlayan, resim yapan bir çocuktu. Oyuncağı, küçük köpeği bize hatıra kaldı ama asıl kalbimdeki yeri kaldı” dedi. Kreş yetkililerinin suskunluğu devam ederken, kreş kapısına “3 gün süreyle kapalıdır” yazısı asıldı. Kreş, Facebook adresinden siyah kurdele ile “Yastayız” paylaşımı yaptı. Paylaşıma yorum yapan bir kadın, olayın yaşandığı gün kreşin bahçesinde doğum günü kutlandığını iddia etti.

Alperen’in dedesi Sabahattin Sakin, kreşin önüne giderek, “Torunumu öldürdünüz, torunumu bana geri verin” dedi.

YALAN İFADE VERDİLER

“Okulda yoklama da yapılmamış” diyen baba Serkan Sakin, öğretmenlerden birinin vicdanen rahat olmadığından ifadesini değiştirmesiyle gerçeğin ortaya çıktığını söyledi. Ayrıca kreşte kamera kayıtları olduğunu ve kreş sahibinin odasından izlenebildiğini söyleyen Sakin “Olay günü kamera kayıtları yok. Kamera kayıtlarını silmişler ya da silmemişler o konuda tam bir bilgim yok. Benim çocuğum saçma sapan bir ihmal yüzünden hayata gözlerini yumdu. Canımdan can gitti. Kendi ellerimle götürdüm, kendim taşıdım, gömdüm toprağa, o mezarın içine kendim girdim, bir avuç zaten” diye isyan etti. Kreş sahibi Yordagül İ.’nin ise emniyetteki ifadesinde olay sırasında kreşte olmadığını belirterek “Kreşe geldim. Ambulansın gecikeceğini düşünerek çocuğu ben hastaneye götürdüm. Alperen’in olmadığı saat 15.30 sıralarında fark edilince arama yapılmış. Serviste bulunmuş” dediği öğrenildi. İ.’nin ilk sözlü ifadesinde ise olayın kreşte uyku saatinde olduğunu söylediği öğrenildi.

MÜFETTİŞ GÖREVLENDİRİLDİ

İzmir Otobüsçüler ve Umum Servis Araçları İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı Hasan Basri Bostancı, olayın okula ait “korsan” servis aracında yaşandığını öne sürdü. Bostancı, “Minibüsle ilgili bilgi topladık. Yaptığımız ön araştırmada, aracın hiçbir kurumdan belge almadığını tespit ettik. Servis aracından başka her şeye benziyor” dedi. İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, olayın ardından kreşe müfettiş gönderdiklerini, idari soruşturma başlattıklarını söyledi. Yahşi, “Bakanlığın denetiminde olan bir okul. Akıl ve mantığa sığmayan bir ihmal. İdari anlamda soruşturma sürüyor” bilgisini verdi.