HABERTÜRK Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Güldemir, bu gece sabaha karşı aramızdan ayrıldı.

Son dakikalarında da Ufuk Güldemir'in yanında olan HABERTÜRK Genel Yayın Yönetmeni Melih Meriç, "O'nun yolundan yürümeye devam edeceğiz.." dedi.

MELİH MERİÇ'İN KONUŞMASI İÇİN TIKLAYIN



Melih Meriç şöyle konuştu:

"Çok zor tabi konuşmak. Fakat O, herhalde böyle yapmamızı isterdi. Çıkıp haberi vermemizi isterdi. Haberde çok güzel bitti aslında. Çünkü biz de o yoldan gitmeye devam edeceğiz. Onu göstermek için buradayız şimdi.

Çok güçlü olmak lazım biliyorum. Arkadaşlara da bunu tavsiye ediyorum, güçlüyüm biliyorum. Hep beraber güçlüyüz ama bazen bunu ifade etmek çok zor oluyor.

Büyük bir dostumuzdu Ufuk Bey, sadece patronumuz değildi.

Çok zor bir süreç yaşadık. 1 yıl önce kanser teşhisi konuldu ve gururla hatırlayacağımız bir mücadele verdi. Dün gece yanındaydım vefat etmeden 1-2 dakkia önce, Türkiye'ye şunu söylemek istiyorum, başı dikti ve o gazeteciliğe dayandırdığı gururunu son dakikada da korudu.

O kadar büyük bir cesaret verdi ki bize O kadar büyük bir yol açtı ki bize çok müsterih olmasını istiyorum. Önce biz bu haberi verebiliyorsak, biz yayındaysak, bu bizim onun yolunda olduğumuzu gösteriyor.

Bu duyguları herhangi bir işyerinde belki izah etmek zor. Ama bizim için öyle değil, bizim için bu bir aile, Ufuk Bey bunu bize böyle öğretti. Onun için duygulanıyoruz, çok iyi bir dostumuzu kaybettik.

O, dün gece saat 01:30 sıralarında vefat etti. Aslında pankreas kanserini bilenler bilirler. Pankreas kanseri 1 yıl mücadeleye pek izin vermiyor. Pankreas kanseri çok zordur ve aylarla ifade edilen bir yaşama imkanı veriyor ama bu sürede Ufuk Bey çok iyi mücadele etti.

Bize bu kadar yaşaması mümkün değil diyorlardı ama o hastalıkla da mücadele ederken dimdik ayaktaydı. Yaklaşık 10 gün önce Amerika'daydı tetkikler için. Oradan döndüğünde durumu biraz tatsızdı. Hatta Amerika'da ki doktorlar diyorlardı ki "Sen pankreas kanseri olmayabilirsin, çünkü pankreas kanseriyle bu kadar yaşamak mümkün değil" Hatta doktorlar şaşırmışlardı. "Sen Karaciğer kanseri olabilirsin demişlerdi" O da bu tetkikleri için gitmişti. Bunu dayandırdıkları şeylerin başında bu geliyodu, yani mümkün değil diyorlardı pankreas kanseriyle bu kadar yaşamak. Ama müthiş bir yaşam azmi vardı. Son saniyelerinde bile her şekilde dikti.

Şunu söylemek istiyorum, Nasıl bir heyecan varsa mesleğe ilişkin son günlerde gidip kendisine iş anlattığımda heycanlanıyordu, mutlu oluyordu.

Dün bile iş konuştuk.

HABERTÜRK'e, YABAN TV'ye, HABERTURK.COM'a çok büyük şefkati vardı ve onlarla ilgili şeyleri çok büyük heyecanla takip ediyordu.

Bu süreçte hem HABERTÜRK'e hem de Ufuk Bey'e çok hassasiyetle yaklaştı gazeteciler. Kayda alınmayacak bir kaç istisna dışında. O'nun morali için çok dikkat ettiler, yaptıkları haberlerde yaklaşımlarında çok dikkat ettiler. Onlara burdan çok teşekkür ediyoruz HABERTÜRK ailesi adına.

Herkes, iş dünyasından, politika dünyasından, başta Sayın Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer, neredeyse bir kaç günde bir aradı halini hatrını sordu durumunu takip etti.

Gazeteciler, herkes çok büyük bir yakınlık gösterdi. Bu hastalık sürecinde aslında ne kadar özel bir yaşamı olduğunu, ve ne kadar özel bir iz bıraktığını ve O'na gösterilen bu ilgiden bu sevginin nasıl olduğunu anlattı.

İçindeki o gazetecilik heyecanını aktarmayı çok seviyordu. Hiç bir zaman Ufuk Güldemir, şu iş berbat olmuş demedi. Bu olmamış dediyse de her zaman nasıl olacağını anlattı. Herkese anlattı stajyere dahil. Öğretmeyi çok seviyordu ve içindeki heyecanı anlatmayı çok seviyordu.

Bu heyecan hala yüreğimizde, bunu söylemek istiyorum Türkiye'ye, bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın.

Son 1 yıldır süren hastalık sürecinde diyordu ki; "Bir gün vefat edersem gözüm arkada kalmaz. Çünkü artık görüyorum ki kurumlarım çok sağlam. Artık yönetmiyorum gururla izliyorum diyordu. Ve bugün bu hastalıkla mücadele edebiliyorsam, kurumlarımın çok güçlü olduğunu ve ayakta olduğunu görerek mücadele ediyorum" demişti.

Türkiye'nin hiç endişesi olmasın. Türkiye'nin vicdanı olan, kalbi olan Ufuk Güldemir'in müesseselerini dimdik ayakta tutacağız. Bunda çok kararlıyız. Gece vefattan sonra sabah saatlerinde de aile ile toplantı yaptık. Hem HABERTÜRK'te çalışan çalışma arkadaşlarımın hem sizlerin hem de ailenin ortak niyetini kararını ve arzusunu söylemek istiyorum.

Türkiye'nin özgürlük adası HABERTÜRK'ün, gücü özgürlüğünde! Bunu kararlı bir biçimde yaşatmak konusunda hepimiz çok kararlıyız, bunu Türkiye'nin bilmesini istiyorum. Bu onunda çok büyük arzusuydu.

Elbette konuşmaya devam edeceğiz ama bir iki bilgi vermek istiyorum. Tören HABERTÜRK'te olacak, arzu ettiği gibi. Sonra camide bir tören olacak. Günü ve saati ilan edilecek ilerleyen saatlerde.

Ben Ufuk Bey'in hem ailesine hemde bize sırtlamış olduğu emanetin, herkesin bilincinde olduğunu belirtmek istiyorum. Bunuda herkese anlatmak istiyorum. Burdayız, işimizin başındayız, Ufuk Bey'in istediği gibi iyi habercilik yapmaya devam edeceğiz."