Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Devlet Denetleme Kurulu Özal'ın ölüm raporunu yayınladı

        MURAT GÜRGEN / GAZETE HABERTÜRK

        Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu (DDK), 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ölümüyle ilgili iddialar üzerinde yaptığı çalışmayı tamamladı. DDK raporunda, Özal’a otopsi yapılmaması “akıl tutulması” sözüyle eleştirilirken, devlet yönetimindeki aynı zafiyetin eski Başbakan Bülent Ecevit’in hastalığı sürecinde de yaşandığı vurgulandı.Mezarın açılması halinde ölümnedeninin aydınlatılabileceğini belirten DDK, Özal’ın haşere ilemücadelede kullanılan tarımilacıyla (organofosfat) zehirlenme olasılığını raporuna taşıdı. Adli soruşturmanın sürmesi nedeniyle, 625 sayfalık DDK raporunun yalnızca 44 sayfası açıklandı. Rapor hazırlanırken 12 doktorun görev yaptığı bir Tıbbi Uzmanlar Heyeti oluşturuldu. İşte rapordan satırbaşları:

        AİLESİ BİLGİ VERMEDİ: Semra Özal ve Ahmet Özal’dan beyanlarında vereceklerini ifade ettikleri bilgi ve belgeler ikişer defa istenmiş olmasına rağmen, kurulumuza sunulmamıştır.

        YEMEKLER KONTROL EDİLMEDİ: Konutta çalışan personelin seçiminde herhangi bir usul ve esasın belirlenmediği, yemeklerin kontrol edilmesine yönelik bir sistemin oluşturulmadığı, yemeklerden numune alınmadığı belirlenmiştir.

        DOKTOR YOK: 7 gün 24 saat esasına göre sağlık hizmetinin planlanmadığı, mevcut doktorun yarımgünmesai ile tümKöşk personeline hizmet verdiği ve hafta sonu çalışmadığı, anlaşılmıştır.

        AMBULANS BULUNMUYOR: Ne Cumhurbaşkanı’nın zatına ne de Cumhurbaşkanlığı örgütünün tümüne hizmet verecek herhangi bir tamdonanımlı ambulansın bulunmadığı tespit edilmiştir.

        OTOPSİ YOK: Ölüm raporunda isim ve imzası bulunan Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yüksel Bozer, Özal’ın vefatında ne bir ihbar ne bir klinik şüphe ne de otopsi yapılmasını düşündürecek başka bir durumun olmadığını, kısaca otopsi yapılmasını gerektirecek bir şüphenin bulunmadığını beyan etmiştir. Feth-i kabir suretiyle yapılacak otopside faydalı bilgilere ulaşılabilir.

        ‘ORASINI BURASINI KESTİRMEM’: Dr. Cengiz Aslan: “Sayın Semra Özal’a doktor arkadaşlar beni aracı olarak gönderdiler, ‘Otopsi yapalımmı?” dedim. ‘Ben orasını burasını kestirmem’ dedi.”

        SAÇ TELİ: Dr. Cengiz Aslan tarafından Özal’ın saçından bir miktar kesilerek Sayın Semra Özal’a verildiği ifade edilmiştir. Saç telinin hatıra amacıylamı yoksa zehirlenme şüphesi amacıylamı alındığı hususunda kesin bir kanaat oluşturabilmekmümkün olamamaktadır.

        MEYVE SUYU İDDİASI: İkramedilen portakal suyundan, sergideki bazı konukların ve kokteylde görev yapan garsonların da içtiği anlaşılmıştır.

        ÖLÜM SEBEBİ: Tıbbi tutanakta ölüm sebebine yer verilmediği, ölümraporunda ise “koroner arter hastalığı ve kardiak arrest” olarak tespit edildiği görülmüştür. Prof. Dr. Yüksel Bozer tarafından imzalanan gömme izin kâğıdında ise “kalp yetmezliği” olarak gösterildiği anlaşılmıştır.

        ORGANOFOSFAT ŞÜPHESİ: Ölüm nedeni olarak “ani kalp ölümü olasılığının” tamamen dışlanamamakla birlikte “uzak bir ihtimal olarak” görüldüğü, “doğal ölümnedenleri dışındaki ihtimallerin” de düşünülmesi gerektiği ve bazı bulguların ise ölüm nedeni olarak “organofosfat zehirlenmesini” akla getirebileceği ifade edilmektedir.

        ‘AKIL TUTULMASI’: Görevi başında aniden ölen bir cumhurbaşkanının ölümü her zaman “şüpheli” bir ölümdür. Bu itibarla, ölümnedeninin belirlenmesi amacıyla herhangi bir otopsi veya delil tespiti benzeri işlemlerin yapılmamış olması tam anlamıyla “akıl tutulması” ile izah edilebilecek bir durumdu

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ