MUHTEŞEM Yüzyıl’da önceki gece bahsi geçen Lütfi Paşa’nın gerçek hikâyesini bir de benden dinleyin... Lütfi Paşa, Kanuni Süleyman’ın hem sadrazamı, hem de eniştesidir. Yavuz Sultan Selim’in kızı Şah Sultan ile evlidir, devlet adamlığının yanısıra tarihçidir, özel hayatında ise sertliğiyle ve kendini beğenmişliğiyle tanınmıştır.
1541 Nisan’ında bir gün, zina ederken yakalanan bir kadının cinsel organının dağlanmasını emreder. Verdiği emir Kanunî’nin 1523 tarihli kanunnamesinin beşinci maddesine dayanmaktadır, gerçi o zamana kadar uygulanmamıştır ama hemen yerine getirilir.
Paşa’nın hanımı Şah Sultan hadiseyi hemen haber alır ve kocası o akşam konağa gelir gelmez “Senden önce gelen vezirlerin hangisi kadınlara karşı böyle bir ceza verdi? Kimi örnek aldın da bu işi ettin?” diye haykırır. Paşa’nın istifini bozmadan “Bundan böyle yakalanan her fahişe aynı cezayı çekecek” demesi üzerine Şah Sultan’ın sinirleri tepesine fırlar ve “İnatçı, edepsiz zâlim herif!” diye avaz avaz bağırmaya başlar.
İşittiği hakaretler Lütfi Paşa’nın kanına dokunur, karısını susturmaya çalışır, beceremez, kendini tutamaz ve Şah Sultan’ın suratına okkalı bir şamar aşkeder.
Ama, karısının Yavuz Selim’in kızı ve zamanın hükümdarı Sultan Süleyman’ın da kızkardeşi olduğunu unutmakla büyük hata etmiştir. Şah Sultan “Bana el kaldırırsın haaa!” deyip feryâda başlar, konakta ne kadar haremağası, hizmetkâr ve uşak varsa çağırıp kocasına bir güzel dayak attırır ve sopa faslının ardından Paşa’yı kapıdışarı eder. Sonra kardeşi Sultan Süleyman’a gider, “Benim kocam, senin de vezirin olacak deyyus bana el kaldırmaya cür’et etti” deyip ağlamaya başlar. Gazaba gelme sırası bu defa Kanunî’dedir. Kızkardeşini Lütfi Paşa’dan hemen boşatır, Paşa’yı sadrazamlıktan azleder ve Rumeli taraflarındaki çiftliğine sürgün eder. Lütfi Paşa, kendi ismini taşıyan tarihinde bu hadiseyi anlatırken yediği dayaktan ve konağından kapıdışarı edilmesinden hiç sözetmeyecek, sadece “Kadınların hilelerinden kurtulabilmek ve onlara mağlup olmamak için sadrazamlığı kendi rızamla bıraktım. Çiftliğimde gönül rahatlığıyla inzivaya çekildim ve Allah’a dua etmekle meşgul oldum” diyecektir...


Sadrazam Lütfi Paşa’nın ünlü tarihi: “Tevârih-i Âl-i Osman”.