"Yeni delil dediklerinin hepsi fotokopi"
16 yıl sonra yargılanma başladı
CEMAL DOĞAN/HT GAZETE
Türkiye tarihine “postmodern” darbe olarak giren 28 Şubat’ın, 16 yıl sonra yargılanmasına başlandı. Dönemin Genelkurmay Başkanı Karadayı’nın 1 numara olarak yargılandığı 103 sanıklı davanın ilk duruşmasında sanıklardan Çetin Doğan ayağa kalkarak “Yeni delil dediklerinin hepsi fotokopiden ibaret” iddiasında bulundu.
Avukat Yunus Akyol’un suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturma kapsamında 12 Nisan 2012’de operasyonları başlayan 28 Şubat davasının ilk duruşması dün Ankara Adliyesi’nde görülmeye başlandı. Davanın 1 numaralı sanığı, dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı rahatsızlığı nedeniyle katılmadı. Sincan ve Mamak’ta tutuklu bulunan toplam37 şüpheli ile kısa süre önce tahliye edilen 38 tutuksuz sanığın katıldığı duruşmada dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı sanık Çevik Bir de hazır bulundu. Bir ve bir dönemsilah arkadaşlığı yaptığı sanıklar duruşmada neşeliydi. 45 dakikalık boşlukta Kemal Gürüz, Teoman Koman ve Çevik Bir ve bazı sanıklar yerlerinden kalkarak yakınlarıyla selamlaştılar.
ORUÇ’UN REDDİ
Görüntü ve sesi kayıt altına alınan, 103 sanığın yargılandığı davada üye hâkimlerden Hakan Oruç’un soruşturma sırasında, sorguya katılıp tutuklama kararı verdiği belirtilerek, “Kanunda, soruşturma safhasında görev yapmış hâkimyargılama safhasında yer alamaz hükmü var” diyerek, “reddi hâkim” talebinde bulunuldu. Talep mahkemece reddedildi. Sanık avukatlarından Ali Mehmet Kocaoğlu ise 28 Şubat sürecine ilişkin daha önce takipsizlik kararı verildiğini belirtti. Davanın açılabilmesi için önce bu kararın kaldırılması gerektiğini belirten Kocaoğlu, kararın dava açıldıktan sonra İstanbul 12. Ağır CezaMahkemesi’nden alındığını belirterek bunun bir skandal olduğunu öne sürdü. Kocaoğlu, “İddianame yoklukla malumdur. Ayrıca Anayasa ve kanunlar gereği, sanıkları yargılamada askeri mahkeme görevlidir. Ortada bir suç yoktur. Derhal beraat kararı verilmelidir” dedi. Emekli Orgeneral Karadayı’nın avukatı Erol Aras damüvekkilinin suçlandığı dönemde Genelkurmay Başkanı olduğuna dikkati çekerek, görev suçuyla ilgili Yüce
Divan’da yargılanması gerektiğini belirtti. Avukat Celal Ülgen de sanıkların askerimahkemede yargılanması gerektiğini ifade etti, “Sanıkların üzerindeki üniformayı çıkarttığımız zaman ortada suç kalmayacaktır” diye konuştu. İddianameyi okumak üzere görevlendirilen iki TRT spikerinin, heyetle aynı kürsüde oturmasını da eleştiren Ülgen “Biz savunma avukatları olarak cumhuriyet savcılarını kürsünün altına indirmeye çalışırken TRT spikerlerinin de kürsüye çıkması doğrusu Timur’un filini bize anımsatmıştır” ifadesini kullandı.
‘ARABAM 10 YAŞINDA’
Sanıklardan Çetin Doğan ise duruşmada ayağa kalkarak, “Yeni delil dediklerinin hepsi fotokopiden ibaret. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2010’da, eğer bir fotokopi belgesinin aslı yoksa veya yetkili bir kişi tarafından onaylanmamışsa o belgenin geçersiz olduğuna karar vermiş” deyinceMahkeme Başkanı Tayyar Köksal “Daha savunmaya gelmedik” diyerek, Doğan’ın konuşmasına izin vermedi. Daha sonra yapılan kimlik yoklamasında Çevik Bir, “Bir evim, yazlığımve bir de 10 yaşında bir arabamvar” deyince, salonda gülüşmeler oldu. Çetin Doğan ise “Bir evim var. İçerideyken eşimüzerine geçirmemişse tabii” deyince, bu söz de salonda espri olarak algılandı. Bugün iddianamenin okunmasıyla devamedecek davada sanıklar “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren devirmeye, düşürmeye iştirak” suçlamaları ile ağırlaştırılmışmüebbet hapis istemiyle yargılanıyor.
MGK ‘Devlet sırrı’ dedi
28 Şubat davasını gören mahkeme iddianameyi kabul ederken Milli Güvenlik Kurulu’na yazı yazarak 28 Şubat kararlarının alındığı toplantının tutanaklarının kendilerine gönderilmesini talep etmişti. MGK, mahkemenin bu talebine olumsuz yanıt verdi. Gerekçe olarak da söz konusu MGK toplantısının ‘devlet sırrı’ kapsamında olduğu ve bu nedenle tutanakları açıklayamayacağını mahkemeye bildirdi.