Bakan Tekin: Bütçeden en büyük pay eğitime ayrıldı
Bakan Tekin, 2026-2027 eğitim öğretim yılı ile eğitim gündemine ilişkin soruları yanıtlıyor. Bakan Tekin, "Bütçeden en büyük pay eğitime ayrıldı" dedi
2026-2027 eğitim öğretim yılı ile eğitim gündemine ilişkin soruları yanıtlayan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Bütçeden en büyük pay eğitime ayrıldı" dedi
Bakan Tekin'e, yeni eğitim öğretim yılı, "güvenli okul" çalışmaları ve bu konuda alınan tedbirler, PISA 2025 sonuçları, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, Milli Eğitim Akademisi ve öğretmen istihdamı, ara tatil uygulaması, 12 yıllık zorunlu eğitim süresine ilişkin çalışmalar, özel okul ücretleri ve eğitim gündemindeki diğer konularda soruları yanıtlıyor.
Bakan Tekin'in açıklamaları şöyle:
- Sayın Cumhurbaşkanımızın hem Başbakanlığı hem Cumhurbaşkanlığı döneminde bütün bütçelerde genel bütçeden en çok pay milli eğitime ayrıldı. Yani hep biz birinci sırada yer aldık. Şöyle söyleyeyim yüzde 7'lerden yüzde 15'lere çıkardı genel bütçeden ayrılan payı. Bu şimdi önemli bir gösterge bizim açımızdan ve bununla AK Parti iktidarları döneminde bir kere çocuklarımızın okul ihtiyacı yani derslik başına düşen öğrenci sayısı itibariyle okullarımızda sağlıklı bir eğitim, öğretim ortamının inşası için gerekli adımlar atıldı.
- 2002 yılında Türkiye'de yaklaşık öğrencilerimiz 357 bin dersimiz var. 357 bin sınıfımız var. Şöyle bakalım. Bu 357 bin Türkiye'ye doğal afetlerin yoğun yaşandığı, özellikle depremin yoğun yaşandığı bir deprem ülkesi. Depremde yıkılanlar okullarımız. Başka doğal felaketlerle kaybettiğimiz dersliklerimiz ve ekonomik ömrünü tamamladığı için yıkıp yeniden yaptığımız derslikler düşündüğümüzde bu 357 bin dersin yaklaşık yarısının bu şekilde kaybolduğunu varsayalım.
- Elimizde 150-200 bin civarında önceden kalan bir derslik var. Şimdi biraz önce söylediğim parametre doğrultusunda ilk yaptığımız şey derslik sayısını arttırıp çocuklarımızın bir sırada 3 kişi 4 kişinin oturduğu bir sınıf değil. Notunu tutabildiği, öğretmenini dinleyebildiği müreffeh ortamlar şu an 760 bine yakın dersliğimiz var. 200 bine düştüğünü varsaydık biraz önce, 357 bin derslerin. Bugün 760 bine çıkartmışız. Yani yaklaşık 500 bin civarında ilave derslik yapmışız. Bu çok önemli bir şey. Bu önemli bir parametre. İki, eğitime erişim konusunda sorun yaşanıyor. O tarihler için söylüyorum. Çocuklarımızın ilkokulu bitirdikten sonra ortaokula devam edebilecekleri bir mekanizma yok.
- Köyünden ilçe merkezine gelemiyor veyahut da benzeri problemler yaşanıyor. Şimdi eğitime erişimle ilgili sorunları aşabilmek için adımlar atıldı. Ne yaptık? Taşımalı sistem getirdik. Yani eğitimine devam etmek isteyen ama ulaşım problemleri yaş ayan öğrencilerimiz için taşımalı sistemi koyduk okullarımızın pansiyon kapasitesini arttırdık dolayısıyla eğitime erişimi bu anlamda Türkiye'yi uluslararası göstergeler açısından. Bakın şu anda yani 2002 yılında orta öğretime devam oranı yaklaşık yüzde 50'lerde iken şu an yüzde 90'ların üzerinde.
- 2002 yılında 540 bin öğretmenimiz varken bugün 1 milyon 260 bin özel okuldaki öğretmenlerle beraber öğretmenimiz var. Bu rakamlar çok önemli rakamlar. Yani öğretmen sayısı arttı. Altyapı düzeldi ve bu PISA skorlarına olumlu yansıdı. Sadece bunlar değil. 2001'den itibaren bu adımlar atıldı.
- Öğretmen nitelikleriyle ilgili olarak, 2014-2015 yılında öğretmen yeterlilikleriyle ilgili çok kapsamlı bir çalışma yaptık. Uluslararası göstergelerle uyumlu bir biçimde. Bu da çok önemli. Eğitimin ana felsefesi itibariyle okulda ne yapıyoruz biz? Ne yapmamız gerekiyor? 1980'li 1990'lı yıllarda okuldan başka, ders kitabından başka bilgiye erişim mekanizmamız yoktu. Yani internet, televizyon, cep telefonu bu tür şeyler yoktu.
- (Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli) Yüzde 30 oranında müfredatımızı hafiflettik. Bu haliyle müfredatımız hala biraz yoğun. Önümüzdeki yıl bütün öğretim kademelerinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne geçmiş olacağız.
- PISA başarımız dünyada gündem. 2015 sonrası skorlarımız yükseldi.
Eğitimi dershane vesayetinden kurtardık ve başarı geldi.
PISA konusunda ne okulları ne öğrencileri tespit ettik. Kendilerinin tespit ettiği steril bir ortamda sınavların uygulanmasıyla ilgili gerekli tedbirleri aldık
- Sınıfta cep telefonu kullanımını biraz abartan öğretmenlerimiz vardı. Öğretmen arkadaşlarımıza derste cep telefonu kullanmama konusunda uyarıda bulunduk.
- (Beyaz önlük uygulaması) Öğretmenlerimiz Devlet Memurları Kanunu'na tabi, Kılık Kıyafet Yönetmeliğinde öğretmenlerin nasıl giyineceği tanımlanmış.
- (Adrese dayalı kayıt sistemiyle ilgili) Herkes kendi adres bölgesindeki okula kayıt yaptıracak, onun dışındaki yerlere kaydı sınırlandırdık. Sahadan pozitif bir dönüş var. Veliler, adresine, evine en uygun okul diye tanımladığımız okula değil de başka bir okula kayıt yaptırmak istiyorsa, o illegal bir şey.
Ayrıntılar geliyor...