Cezasız kalmadı... Eşine "eşek" diyen kocayı Yargıtay affetmedi
Bir süredir şiddetli geçimsizlik yaşayan çift, Aile Mahkemesi'nde karşılıklı boşanma davası açtı. Mahkeme, erkeğin her gün alkol aldığını, eşine küfür ettiğini ve "eşeksin, hayvansın" diyerek aşağıladığını belirterek erkeği tam kusurlu buldu ancak yeniden görülen davada tarafları eşit kusurlu sayarak kadının tazminat taleplerini reddetti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ise erkeğin eylemlerinin daha ağır kusur oluşturduğuna ve "eşeksin, hayvansın" ifadelerinin kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğuna hükmederek kararı bozdu
Bir boşanma davasının temyiz müracaatını değerlendiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşine ‘Eşeksin, hayvansın’ diyen kocayı ağır kusurlu saydı. Daire, ‘eşek’ kelimesinin kadının kişilik haklarına saldırı anlamına geldiğine dikkat çekerek, erkeğin maddi ve manevi tazminata çarptırılması gerektiğine hükmetti.
KARŞILIKLI DAVA AÇILDI
İHA'daki habere göre; bir süredir şiddetli geçimsizlik yaşayan genç çift, Aile Mahkemesi'nde karşılıklı boşanma davası açtı.
Tarafları dinleyen Mahkeme, davalı-karşı davacı erkeğin aile yaşantısını olumsuz yönde etkileyecek şekilde her gün alkol aldığını, eşine küfür ettiğini, "eşeksin, hayvansın" diyerek eşini aşağıladığını, hakaret edip küçük düşürdüğünü ve sorumsuz bir yapıda olduğunu belirterek erkeğin tam kusurlu olduğuna hükmetti.
YENİDEN GÖRÜLMESİNE KARAR VERİLDİ
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, Aile Mahkemesi'nin kararını kaldırarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verdi. Aile Mahkemesi, yeniden görülen davada tarafları eşit kusurlu bulurken kadının tazminat taleplerini reddetti.
Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ise emsal nitelikte bir karara imza attı.
O KELİME BAŞINA DERT AÇTI
Kararda, erkeğin eşine yönelik kullandığı "eşeksin, hayvansın" ifadelerinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu vurgulandı. Yargıtay, erkeğin alkol kullanması, küfür etmesi, eşini aşağılaması ve hakaretlerde bulunmasının süreklilik gösterdiğine dikkat çekerek tarafların eşit kusurlu kabul edilmesinin doğru olmadığına hükmetti.
Kararda şöyle denildi:
"İlk Derece Mahkemesi tarafından erkeğe yüklenilen, davacının aile yaşantısını olumsuz yönde etkileyecek şekilde her gün alkol aldığı, eşine karşı küfür ettiği, ‘eşeksin, hayvansın’ diyerek eşini aşağıladığı, hakaretlerde bulunduğuna dair eylemlerinin sürekliliği, kadının da erkeğe karşı şiddet eyleminin bir kereye mahsus olması nedeni ile, boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu yönünde kusur belirlemesi yanlıştır.
Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara ve özellikle kadına yüklenen fiziksel şiddetin karşılıklı olmasına göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davalı karşı davacı erkeğin, davacı karşı davalı kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir."
Yargıtay, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini belirterek, kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmesi gerektiğine karar verdi.
Kararda, "Evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır" denildi.
Yargıtay, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hakkaniyet kuralları dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu.
FOTOĞRAF: Shutterstock