Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Keşfet Her öfke nöbeti masum olmayabilir: Bir çocuğun şiddete meyilli olduğunu gösteren 11 ciddi işaret
        1

        Vurma, öfke patlamaları ve kontrolsüz tepkiler… Her çocukta görülebilen bu davranışlar, bazı durumlarda önemli sinyaller verebiliyor. Araştırmalar, şiddet eğiliminin nasıl geliştiğini ve nasıl önlenebileceğini ortaya koyuyor.

        2

        ÇOCUKLARDA BİR DÖNEM SALDIRGANLIK GÖRÜLEBİLİR

        Bilimsel çalışmalar, fiziksel saldırganlığın erken çocukluk döneminde ortaya çıktığını ve genellikle 2–4 yaş arasında en yüksek seviyeye ulaştığını gösteriyor.

        Bu dönemde çocukların dil becerileri ve duygu kontrolü henüz tam gelişmediği için fiziksel tepkiler daha sık görülüyor. Ancak çocukların bilişsel ve sosyal becerileri geliştikçe, bu davranışlar zamanla azalıyor.

        3

        KIZ VE ERKEK ÇOCUĞU BİRBİRİNDEN FARKLI TEPKİLER VERİYOR

        Bilimsel çalışmalara göre; çocuklarda saldırgan davranışlar cinsiyete ve ortaya çıkış biçimine göre değişiyor.

        Vurma, itme ve tekmeleme gibi fiziksel saldırganlık davranışları erkek çocuklarda daha sık görülüyor.

        Kız çocuklarda ise saldırgan davranışlar daha çok dolaylı yollarla kendini gösteriyor; dışlama, görmezden gelme ya da sosyal ilişkiler üzerinden verilen tepkiler öne çıkıyor.

        4

        BİR ÇOCUĞUN ŞİDDETE MEYİLLİ OLDUĞU NASIL ANLAŞILIR?

        1. Sürekli ve tekrarlayan fiziksel saldırganlık davranışları

        Erken çocukluk döneminde fiziksel agresyon belli ölçüde görülebilir. Ancak bu davranışların sürekli hale gelmesi önemli bir ayırt edici kriter olarak kabul edilir. Vurma, itme, ısırma, tekmeleme ya da nesne fırlatma gibi davranışların belirli bir durumla sınırlı kalmayıp tekrar eden bir örüntüye dönüşmesi, bunun geçici bir tepki olmadığını gösterir.

        5

        2. Davranışların yaş ilerledikçe azalmaması veya artması

        Fiziksel saldırganlığın gelişim sürecinde bir noktadan sonra azalması beklenir. Ancak bazı çocuklarda bu azalma görülmez; davranışlar aynı şekilde devam eder ya da daha da yoğunlaşır. Özellikle okul öncesi dönemden sonra da devam eden agresyon ciddi bir uyarıdır.

        6

        3. Saldırgan davranışların farklı ortamlarda tekrarlanması

        Davranışın sadece tek bir mekânda görülmesi ile farklı mekânlarda ortaya çıkması arasında önemli bir fark vardır. Evde, okulda ve sosyal çevrede benzer saldırgan davranışların görülmesi, bunun anlık bir durumdan ziyade daha yerleşik bir özellik olduğunu düşündürür.

        7

        4. Yoğun, ani ve kontrol edilmesi güç öfke tepkileri

        Saldırgan davranışlar çoğu zaman yoğun duygusal tepkilerle birlikte ortaya çıkar. Küçük bir duruma karşı aşırı öfke gösterme, öfkenin hızla yükselmesi ve uzun süre geçmemesi bu kapsamda öne çıkan işaretlerdir.

        8

        5. Dürtüsel ve düşünmeden gerçekleşen tepkiler

        Dürtü kontrolünün zayıf olması, saldırgan davranışların önemli bir parçası olarak görülür. Çocuğun davranıştan önce durup düşünmemesi, sonuçlarını değerlendirmemesi ve tepkisini erteleyememesi agresyonu kolaylaştırır. Bu tepkiler genellikle ani ve plansızdır ve çocuğun davranışlarını kontrol etme becerisinin sınırlı olduğunu gösterir.

        9

        6. Empati tepkilerinde belirgin zayıflık

        Araştırmalar, empati becerilerinin saldırgan davranışların kontrolünde önemli bir rol oynadığını ortaya koyuyor. Başkalarının duygularını anlama, verdiği zararın farkına varma ve buna uygun tepki verme becerilerinin zayıf olması, agresyonun sürmesine katkı sağlayabilir.

        10

        7. Sosyal etkileşimlerde sürekli çatışma ve agresif iletişim

        Saldırgan davranışlar, çocukların sosyal ilişkilerinde de kendini gösterir. Akranlarla sık çatışma yaşanması, oyun sırasında fiziksel ya da sözel agresyonun ortaya çıkması ve iletişimde sert tepkilerin öne çıkması dikkat çeken belirtiler arasındadır.

        11

        8. Sözel ifade yerine fiziksel tepki verme eğilimi

        Dil ve iletişim becerileri ile saldırgan davranışlar arasında doğrudan bir ilişki bulunur. Kendini ifade etmekte zorlanan çocukların, duygu ve ihtiyaçlarını fiziksel yollarla ortaya koyma eğiliminde olduğu belirtilir.

        12

        9. Sözel saldırganlık ve tehdit davranışları

        Saldırganlık yalnızca fiziksel davranışlarla sınırlı değildir. Bazı çocuklarda bağırma, hakaret etme, tehdit etme ya da korkutma gibi sözel davranışlar da görülebilir. Bu tür tepkiler, fiziksel agresyonla birlikte ya da onun yerine geçen bir saldırganlık biçimi olarak değerlendirilir.

        13

        10. Oyunda ve günlük etkileşimlerde zarar verici davranışların tercih edilmesi

        Bazı çalışmalarda, çocukların oyun sırasında sürekli olarak yıkıcı ya da zarar verici davranışlara yönelmesinin ayırt edici bir özellik olduğu belirtilir. Oyunun doğal akışı dışında, tekrar eden şekilde zarar verme eğilimi göstermesi, davranışın yerleşik hale geldiğini düşündürebilir.

        14

        11. Sosyal kuralları ve sınırları sürekli ihlal etme eğilimi

        Araştırmalar, saldırgan davranışların çoğu zaman kurallara uymama ve sınırları zorlamayla birlikte görüldüğünü ortaya koymaktadır. Uyarılara rağmen kuralları tekrar tekrar ihlal etme, başkalarının alanına müdahale etme ve sınır tanımama gibi davranışlar bu kapsamda değerlendirilir.

        15

        BİR ÇOCUK NEDEN ŞİDDETE MEYİLLİ OLUR?

        Aile içinde şiddete maruz kalma veya tanık olma

        Aile içinde yaşanan deneyimler de çocukların davranış gelişiminde önemli bir rol oynar. Bilimsel çalışmalar, aile içinde şiddete maruz kalan ya da şiddete tanık olan çocukların, bu davranışları öğrenme ve model alma yoluyla benimseyebildiğini gösteriyor. Şiddetin bir problem çözme yöntemi olarak gözlemlenmesi, çocukların benzer durumlarda aynı davranışları sergilemesine zemin hazırlayabilir.

        16

        Ebeveynlik biçimi ve disiplin yaklaşımları

        Ebeveynlik biçimi de saldırgan davranışların ortaya çıkmasında etkili bir diğer faktör olarak tanımlanıyor. Tutarsız disiplin uygulamaları, aşırı sert ya da kontrolün zayıf olduğu ebeveynlik yaklaşımlarının, çocukların davranışlarını düzenleme becerilerini etkileyebildiği belirtiliyor. Bu tür yaklaşımlar, çocuğun sınırları anlamasını zorlaştırmakta ve davranışlarını kontrol etmesini güçleştirebiliyor.

        17

        Dil gelişimi ve kendini ifade edememe

        Dil gelişimi de bu süreçte belirleyici faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Kendini sözlü olarak ifade etmekte zorlanan çocuklar, ihtiyaçlarını ve duygularını fiziksel yollarla ifade etme eğilimine girebilir. Bu durum, özellikle erken çocukluk döneminde agresyonun bir iletişim aracı olarak ortaya çıkmasına neden olabilir.

        18

        Aile içi stres ve çatışmalı ortam

        Yüksek stres düzeyine sahip ve çatışmanın yoğun olduğu aile ortamlarının da çocukların davranışları üzerinde etkili olduğu bir gerçektir. Sürekli gerginlik ve çatışma ortamında büyüyen çocukların, daha yüksek düzeyde saldırgan davranış gösterebildiği ve bu durumun, çocuğun duygusal güvenlik hissini ve davranış düzenleme süreçlerini etkilediği yapılan çalışmalarda belirtiliyor.

        19

        Doğum öncesi dönemine ait riskler

        Bazı çalışmalar, şiddet eğiliminin kökeninin daha erken dönemlere kadar uzanabileceğini gösteriyor. Buna göre; gebelikte annenin maruz kaldığı yüksek stres, sağlık sorunları ve olumsuz yaşam koşulları çocukların ilerleyen yaşlarda şiddete meyilli olmasına yol açabiliyor.

        20

        ÇOCUKLARDA ŞİDDET EĞİLİMİ NASIL AZALTILABİLİR?

        Erken dönemde fark edilmesi ve müdahale edilmesi

        Bilimsel çalışmalar, saldırgan davranışların erken yaşta fark edilmesinin müdahale açısından kritik olduğunu ortaya koyuyor.

        Araştırmalara göre fiziksel agresyon çocukların ilk yıllarında görülebiliyor ancak çoğu çocukta zamanla azalıyor. Bu nedenle erken yaşta sık ve yoğun şekilde devam eden agresif davranışların tespit edilmesi, ileride ortaya çıkabilecek daha ciddi davranış sorunlarının önüne geçilmesi açısından önemli kabul ediliyor.

        21

        Ebeveynlik yaklaşımlarının düzenlenmesi

        Araştırmalar, ebeveynlik biçimlerinin çocukların davranış gelişimi üzerinde doğrudan etkili olduğunu gösteriyor.

        Tutarsız disiplin, aşırı sert ya da tamamen kontrolsüz ebeveynlik yaklaşımlarının saldırgan davranışlarla bağlantılı olduğu belirtiliyor. Buna karşılık, daha tutarlı, öngörülebilir ve sınırların net olduğu yaklaşımların bu davranışların azalmasıyla ilişkili olduğu ifade ediliyor.

        Çocuğun hangi davranışın kabul edilebilir olduğunu net şekilde anlamasını sağlayan bir yapı oluşturulmasının, davranışlarını düzenleme becerisini desteklediği vurgulanıyor.

        22

        Duygu düzenleme becerilerinin desteklenmesi

        Saldırgan davranışlar ile duygu düzenleme yeteneği arasında direkt bir bağlantı var.

        Bu nedenle çocukların öfke, hayal kırıklığı gibi yoğun duygularını tanıması, ifade etmesi ve yönetebilmesi önemli. Duygusal tepkilerini kontrol edebilen çocuklar daha düşük düzeyde fiziksel agresyon sergiliyor.

        Bu becerilerin gelişmesi, davranışların kontrol altına alınmasında büyük bir etkisi var.

        23

        Empati ve sosyal becerilerin geliştirilmesi

        Başkalarının duygularını anlama, sosyal kuralları kavrama ve buna uygun tepkiler geliştirme becerilerinin desteklenmesinin, agresyonun düşmesiyle direkt bağlantılı.

        Sosyal becerileri gelişen çocuklar, çatışma anlarında fiziksel tepki vermek yerine farklı çözüm yolları geliştiriyor.

        24

        Aile ortamının düzenlenmesi

        Çocukların içinde büyüdüğü aile ortamının davranış gelişiminde belirleyici bir role sahip.

        Aile içinde şiddetin azaltılması, çatışma ve stresin düşürülmesi ve daha dengeli bir ortamın sağlanmasının, saldırgan davranışların azalmasıyla ilişkili olduğu belirtiliyor.

        Çocuğun gördüğü davranışları model aldığı; bu nedenle aile ortamındaki değişimlerin doğrudan çocuk davranışlarına yansıdığı ifade ediliyor.

        25

        İletişim becerilerinin güçlendirilmesi

        Çalışmalar, dil gelişimi ile saldırgan davranışlar arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu gösteriyor.

        Kendini ifade etmekte zorlanan çocukların, duygu ve ihtiyaçlarını fiziksel yollarla ortaya koyma eğiliminde olduğu belirtiliyor. Bu nedenle dil ve iletişim becerilerinin desteklenmesinin, fiziksel agresyonun azalmasıyla ilişkili olduğu ifade ediliyor.

        Çocuğun kendini sözlü olarak ifade edebilmesi, davranışlarını düzenlemesine yardımcı olan önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.

        26

        Fotoğraf kaynak: ShutterStock

        Haber kaynak: National Library Of Medicine -Şiddete Yol Açan Erken Dönem Sağlık Risk Faktörleri: Kavramsallaştırma, Kanıtların Gözden Geçirilmesi ve Sonuçlar 2011

        Child Neuropsychology Magazine - Çocukluk döneminde saldırgan davranışlar: Doğum öncesi risk faktörleri, olumsuz duygu durumu ve bilişsel işlevlerin birbirine bağlı etkileri (2019)

        Enviromental Research and Public Healt - Aileler, Ebeveynlik ve Saldırgan Okul Öncesi Çocuklar: Okul Öncesi Saldırganlıkla İlişkili Aile Değişkenlerini İnceleyen Çalışmaların Kapsamlı Bir İncelemesi 2022

        Child Encyclopedia - Yaşamın İlk Beş Yılında Saldırganlığın Gelişimi ve Sosyalleşmesi 2022

        ÖNERİLEN VİDEO

        Baykuş ile çiftçinin 20 yıllık dostluğu

        Ordu'da yaşayan Atilla Karakaya'nın serendisi (ambar), yaklaşık 20 yıldır yumurta bırakıp yavrularını büyüten baykuşa yuva oldu. Baykuşlarla yakından ilgilenen Karakaya bu yıl yumurtadan çıkan 3 yavruya Pamuk, Ateş ve Pusu isimlerini verdiğini aktardı.(İHA)

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ