Hiç kitap okumayanlar bile adını duymuştur... İşte dünya klasikleri içinde mutlaka okumanız gereken 10 roman
Roman okumak sadece bir boş vakit geçirme aktivitesi değildir. Romanlar bize başka dünyaların mümkün olduğunu, insanın duygularının sınırsızlığını ve iç dünyamızın karakterimize nasıl yön verdiğini öğreten başlıca öğretmenlerdir. Peki, hiç kitap okumayanların bile adını muhakkak duyduğu o romanları siz ne kadar iyi biliyorsunuz?
Kitap okuma alışkanlığı çocuk yaşta kazanıldığında hayatınızın geri kalanında zaman zaman azalsa da bir şekilde yolunu sürdürmeyi başarıyor. Yetişkinlikte kitap okuma alışkanlığı kazanmak isteyenlerin ise imdadına romanlar koşuyor. İşte okumayı bir hayat pratiği haline getirmek isteyenler için ilk sayfasından itibaren sürüklenip gideceğiniz 10 dünya klasiği roman...
Don Kişot
İspanyol yazar Miguel de Cervantes, ilk kez 1605'te yayımladığı Don Quijote de la Mancha’sı, ya da dünyaca bilinen eseri Don Kişot ile batılı romancılığın temelini attı. Modern romanın doğuşu olarak kabul edilen Don Kişot, Don Quijote (Alonso Quijano) ile dünyadaki en sadık arkadaşı ve hatta yoldaşı Sancho Panza’nın maceraları eşliğinde erdemli bir yaşamın sırrının peşine düşer.
Oblomov
Tembelliğin kitabı olur mu? Ivan Goncharov’un Oblomov’u, yazıldığı günden bu yana tembellik üzerine çekilen nutuklarda muhakkak örnek verilen Ilya Ilyich Oblomov’un hikayesini anlatır. İlk kez 1859 ılında Rusya'da yayımlanan roman, Oblomov'un bitmek bilmeyen erteleme hâlini paravan olarak kullanıp toplumsal düzeni ve çıkmazları okurun önüne serer.
Suç ve Ceza
Dünyada roman denince verilecek ilk örneklerin çoğunun yazarı Fyodor Dostoyevski'nin şaheseri Suç ve Ceza okuyan herkesin hafızasında ömür boyu kalacak bir hikayeye ve betimlemelere sahiptir. Romanın başkahramanı Raskonikov'un sefalet içinde ve hastalıkla boğuştuğu günleirn birinde tefeciyi öldürmesiyle başlayan roman ahlak, vicdan ve kefaret konularını psikolojik derinliklere inerek ve oradan asla çıkamayarak işler.
Anna Karanina
Dostoyevski ile birlikte adı en çok anılan diğer Rus romancı Lev Tolstoy’un dünyaca en ünlü eserleirndne biri olan Anna Karenina, aşk romanı denince de akla ilk gelen romanlardan biri. 1877'de Rusya'da yayımlanan roman, tutku ile toplumsal öğretilerin büyük çarpışmasıyla derinleşir. Anna’nın kocası Alexei Karenin’le evliliği çökerken yaşadığı yasak aşk sonra dünya edebiyatında da pek çok romana ilham olmuştur.
İki Şehrin Hikayesi
Dünya klasikleri roman türünün ilk örnekleri olmasının yanı sıra işlediği konularla tarihin toplumsal hafızasına ayna tutmasıyla da önem taşır. Charles Dickens'ın İki Şehrin Hikâyesi romanı da buna en güzel örneklerden biridir. İlk defa 1859 yılında Birleşik Krallık'ta yayımlanan romanda Londra ve Paris arasında Fransız Devrimi’nin neden olduğu sarsıntılar konu edilir.
Sefiller
Fransız romancılığının en güzel örneklerindne biri kabul edilen Saefiller, yıllardır sinemada ve tiyatroda pek çok uyarlamaıs olmasına rağmen en çok okunan kitaplardan biri... Victor Hugo’nun 1862’de Fransa’da yayımlanan romanı Sefiller; Jean Valjean’ın acı dolu hayatını merkeze alarak suçun ve adaletin gerçekten anlamının ne olduğunu tartışmaya açar. Jean Valjean ile ve polis müfettişi Javert’le bitmeyen hesaplaşması oldukça etkileyicidir.
Germinal
İşte yine tarihsel bir olay etrafında şekillenen bir roman... Émile Zola'nın ilk defa 1885 yılında Fransa'da yayımlanan romanı Germinal, Fransa'nın siyasi tarihi açısından oldukça önemli bir konuyu anlatır: Montsou madenlerinde çalışan işçilerin sefaletini ve grevini. Sınıf mücadelesi, örgütlenme ve bastırılan öfkenin nelere yol açacağını işleyen roman Fransız romancılığının en önemli örneklerindendir.
Vadideki Zambak
Fransız romancılığının tarihi romanlar ile aşk romanları arasındaki savruluşuna bir eşsiz örnek de Honoré de Balzac’tan... Touraine vadisinde geçen imkânsız bir aşk hikayesini anlatan Vadideki Zambak ilk defa 1925 yılının Fransa'sında okurla buluştu. Balzac’ın psikolojij derinliklere inerek işlediği bu yasak aşk romanı da vazgeçilmez bir klasik kabul edilir.
Notre Dame’ın Kamburu
Fransız romancılığının en ünlü ismi Victor Hugo, listeye bir değil iki kitapla dahil oluyor çünkü Notre Dame’ın Kamburu, en az Sefiller kadar önemli bir roman. Ünlü yazarımız, Paris'in en ünlü yapılarından birini, Notre-Dame de Paris’i merkeze alır ve bu yapı üzerinden soyut bir karakter yaratır. İlk kez 1831’de Fransa’da yayımlanan roman, edebiyatta yaratıcılığın sınırları olmadığını en güzel göstergelerinden kabul edilir.
Ölü Canlar
Klasik romancılık deyince adını anmamız gerekn bir diğer isim de Nikolay Gogol. Tiyatro oyunlarıyla da oldukça ünlü olan Goggol'ün ilk defa 1842 yılı Rusya'sında yayımlanan Ölü Canlar romanı, Rusya'da bir taşra bölgesinde yaşayan Pavel Ivanovich Chichikov’un “ölü ruhları” uygun fiyata satın alma fikrini işler. Toplumsla bir eleştiri yapan romanda haksız zenginleşme ile yozlaşan toplumsal figürler hicvedilir.