Mehmet Çalışkan

İbrahim Büyükak...
'Çok Güzel Hareketler Bunlar' döneminde Yılmaz Erdoğan'ın edindirdiği öğretisinin vücut bulmuş hali.
O öğretilerden biri; 'Yazan, kendi kaderini de yazar.'
Diğeri; 'Yazarsanız birçok kişiye de ekmek kapısı açarsınız. Sadece oyuncu olursanız evde iş beklersiniz.' 

İbrahim Büyükak, hikâyesini oluşturup senaryosunu yazdığı ve başrolünde yer aldığı 4 filmle yazarlık adına kaderini yazdı.
Ve evde iş bekleme yerine kendisine de başkalarına da ekmek kapısı açtı.
Dolayısıyla varlık nedeni olan sektörün çarklarının dönmesi adına üretimde bulundu.

SENARYOSUNU YAZDIĞI VE ROL ALDIĞI FİLMLERİ
KÜÇÜK ESNAF (2016)
İzleyici Sayısı:
832.050
Hasılat: 9.017.874 ₺
YOL ARKADAŞIM (2017)
İzleyici Sayısı:
2.060.866
Hasılat: 22.603.509 ₺
YOL ARKADAŞIM 2 (2018)
İzleyici Sayısı:
2.343.218
Hasılat: 29.847.365 ₺
TOPLAM İZLEYİCİ SAYISI: 5.236.134
TOPLAM HASILAT: 61.468.748

DİĞER FİLMLERİ
NEŞELİ HAYAT (2009)
İzleyici Sayısı:
1.125.601
Hasılat: 9.661.268 ₺
ÇOK FİLİM HAREKETLER BUNLAR
İzleyici Sayısı: 1.141.844 (2010)
Hasılat: 9.501.115 ₺

İbrahim Büyükak'ın BKM yapımı yeni filmi 'Bayi Toplantısı', izleyiciyle 21 Şubat'ta buluşacak. Bedran Güzel'in yönettiği filmde Büyükak, başrolleri Doğu Demirkol, Onur Buldu, Büşra Pekin ve Safa Sarı ile paylaştı.

İbrahim Büyükak, 'Bayi Toplantısı'nın fikrini beyaz eşya bayisi olan babası Yusuf Büyükak'tan yola çıkarak oluşturdu. Sonra da hayal gücünü kullanarak senaryoyu bir suç komedisi üzerine kurdu.
Farklı şehirlerde bayilik yapan 3 kişi, bir kişisel gelişim uzmanı ve bir kötü adam...
İbrahim Büyükak, Habertürk HT Stüdyo için Mehmet Çalışkan'ın sorularını cevapladı.

'Bayi Toplantısı', senaryosunu yazıp başrolünde yer aldığın 4'üncü filmin. Neler hissediyorsun?
Her bir süreç insana yepyeni şeyler öğretiyor. Filmi çekerken Bedran (Güzel) ile de yepyeni bir süreç yaşadık. Çok kıymetli oyuncularla bir aradaydık. Hikâye benim içime çok sindi. Çok eğlenceli, çok komik oldu. İzleyicinin izlediğine pişman olmayacağını düşünüyorum. İnşallah da dediğim gibi olur.

'Küçük Esnaf'tan 'Bayi Toplantısı'na kadar olan süreçte kendini senarist olarak ne kadar geliştirdiğini düşünüyorsun?
Aslında dediğim gibi her süreç, insana yeni şeyler öğretiyor. İnsanın teorik olarak öğrenmesiyle sahaya çıkarak onu tecrübe ederek öğrenmesi arasında çok büyük fark var. 'Bayi Toplantısı', yazdığım ve rol aldığım 4'üncü film. Hepsinde ayrı süreçler yaşadık. Ayrı oyuncular girdi. Hepsinde ayrı hikâyeler anlatmaya çalıştık. Birlikte çalıştığım herkesten yeni bilgiler edindim. Dolayısıyla her bir süreç yepyeni karakterlere yepyeni hikâyelere, yepyeni dünyalara açılmama sebep oldu. Hani derler ya 'Tecrübe parayla satın alınamaz'... 4 film boyunca bu sözün sağlamasını yapmış gibi oldum. Dediğim gibi 'Bayi Toplantısı'nın da bambaşka hikâyesi var. Zaten bu hikâye 3 - 5 yıldır aklımdaydı ama hep erteliyordum. Çünkü diğer yazdıklarıma göre bir tık daha büyük bir hikâyeydi. 'Bayi Toplantısı'nın daha kalabalık bir kadrosu var. Bu yüzden 3 yıl kadar beklettim. Hatta Necati Ağabey'e de (Akpınar) bir yemek sırasında söylemiştim. 'Yol Arkadaşım 2'yi çektikten sonra dedim ki; 'Artık daha büyük bir film yapmanın zamanı geldi.' Sonra 'Bayi Toplantısı'nı gündemimize aldık. Ardından oyuncular filme dahil olmaya başladı. Yazdığım Konya bayisi karakteri bende Doğu'yu (Demirkol) çağrıştırdı. Sonrasında Onur (Buldu),Gaziantep bayisi olarak devreye girdi. Büşra (Pekin) kişisel gelişim uzmanı, Safa (Sarı) ise kötü karakter olarak hikâyenin içerisinde yer aldı. Hikâye bu şekilde bir piramit gibi yükselmeye başladı. Bu sefer şansımıza uzun bir kurgu dönemimiz oldu. Dolayısıyla da içimize biraz daha sine sine yaptık.

Senin her yeni filmin bir öncekinden fazla izlendi. 'Bayi Toplantısı' için üzerinde gişeye yönelik baskı var mı?
Filmlerimizi tabii ki daha fazla izleyiciyle buluşsun diye yapıyoruz. Film öyle bir şey ki... Bugün yapıyorsunuz, yarın uçaktan inerken biriyle karşılaşıyorsunuz. Diyor ki; 'Senin filmlerini izledim. Çok güldüm Çok eğlendim.' Aslında film yapmak geleceğe yatırım yapmak gibi. Film, sadece vizyonda olduğu anda değil, eğer iyi bir şey yapıyorsanız size her zaman bazı şeyler kazandırıyor. O yüzden ilk amacım iyi bir film yapmak. İşi sulandırmadan daha tatlı, daha dolu, daha görsel... İçerik olarak da, komedi düzeyi olarak da izleyicimize yüksek bir iş göstermeye çalışıyorum. İzleyicimiz de sağ olsun bu zamana kadar hep teveccüh gösterdi. Dolayısıyla da bir gişe baskısı hem oluyor hem olmuyor. Önemli olan filmin iyi ve güçlü olmasıdır. Filmin iyi olması ve gücü izleyiciye keyif, bize şevk verecektir.

'İbrahim Büyükak Komedi'sinin Türk sinemasındaki yerinin ne olduğunu düşünüyorsun?
En büyük hedefim, aklı başında, eli - yüzü düzgün, ne yaptığını, bir hikâyeyi nasıl anlatması gerektiğini bilen ve izleyiciyi yormayan filmler çekmek. Bugüne kadar da aldığım bütün yorumlar bu yönde oldu. Kendi sinemamda temiz filmler yapmak istiyorum. Sevdiğim, beğendiğim filmler gibi filmler yapmak istiyorum.