Şampiyonlar Ligi’nde oynayan ekip değişmişti. Fatih Terim, hafta sonu oynanacak olan Fenerbahçe maçını düşündü. 4 oyuncuyu sahaya sürmedi…

Mariano, Feghouli, Lemina ve Falcao ilk 11’de yoktular…

Galatasaray’ın geniş bir kadrosu olduğu gerçek. Zaman zaman kadroda rotasyon yapmak doğal. Malatya deplasmanında bazı oyuncuları dinlendirmeyi anlamak mümkün…

Ancak, işler iyi gitmediği anlarda kenar yönetimi sorunu çözecek hamleyi yapmalı. Onların işi bu. Taraftarın gördüğünü daha önce saptamak ve çözüm üretmek için varlar…

Fatih Terim, cezası nedeniyle yine sahada yoktu. Karşılaşmaya direkt müdahale şansı zordu. Ancak iletişim çağında Terim, istediği her an kenar yönetimine direktif verme şansına sahipti…

Buna rağmen, gerekli değişikliklerde hata yaptıkları ortada. İkinci yarıya daha diri başlayan ve gol atmak için var gücü ile saldıran Malatyaspor’a karşı nasıl bir önlem alındı? Ya da kaçan gollere bir çözüm bulmak için dünyanın sayılı golcüsü Falcao 90. dakikada mı oyuna alınmalıydı?..

Berabere biten maçın, daha doğrusu kaybedilen 2 puanın sorumlusu olarak teknik kadroyu tahtaya yazmak en doğrusudur. 5 net gol pozisyonunu harcayan bir forveti 90 dakika izlemenin hiçbir mantığı ve açıklaması olamaz…

Fenerbahçe derbisi için “dinlendirilen” oyuncular herhalde bir tek bizim ülkemize özgü. Ya da bizim teknik adamlara…

Henüz maç oynanmadan bir korku salıyor hepsini nedense. Falcao, takıma alışsın, uyum sağlasın diye her maç oynatılacağına kenar da bekletiliyorsa, bu anlayış teknik kadronun düşünsel iflasıdır…

EMRE MOR NEDEN OYNAMADI?

Mariano, Feghouli, Lemina, Falcao’nun yanı sıra kenarda bekleyen bir başka isim ise Emre Mor’du. Son Brugge karşılaşmasında oyuna girdikten sonra neler yaptığını gördük. Topu ayağına aldığında rakip savunmayı dağıtan, dengelerini bozan iyi çalım ve araya toplar atan Emre yoktu. Tam havaya girmişken bu oyuncu forma şansı bulamadı. Herhalde Emre Mor da “yorgun” olduğu için oynatılmadı. Bunu anlamak mümkün değil. Brugge karşısında 15 dakika oynayan bu oyuncu için yorgunluk diye bir şeyin söz konusu olmadığı ortada…

Fatih Terim’in kafasında Fenerbahçe maçı var. Burası kesin. Malatya maçının nasıl biteceği çok da önemli değildi. Asıl ezeli rakibi kendi sahasında yenmek için tüm kozlarını o maça sakladı. Bu kadro ve değişiklikleri görünce başka şekilde düşünmek mümkün değil…

ORTA SAHA SORUNU SÜRÜYOR

Belhanda’nın olmadığı bir orta saha üretmekte sıkıntı yaşıyor. Nzonzi, Seri, Ömer’den oluşan orta alan bir Belhanda yapmıyor. Biraz Ömer. O da mücadele gücü ve iyi niyeti ile daha öne çıkıyor. Yeniler ise tam olarak hazır gözükmediler. Orta alanın etkisiz kalışı Galatasaray’ın oyunu oturtamayaşındaki en büyük sorun…

5 net gol pozisyonu yakalamak önemli elbette. Başta Babel olmak üzere gol becerisinden çok uzaktılar. Bu fırsatları büyük golcü Falcao yakalasaydı ne olurdu?

Güzel bir futbol izledik aslında. Bol pozisyonlu, heyecanlı, zevkli bir maç oldu. Bunda en büyük neden Sergen Yalçın’ın pozitif futbol oynatma niyetiydi. Malatya takımı geriye düştükten sonra biraz bocalasa da son bölümde çok ataktı. Duran toptan attıkları gol ise çalışılmıştı. Galatasaray bu tür pozisyonlarda sorun yaşıyor. Yerleşik düzende gol yemeleri böylesine büyük takıma yakışmadı…

Maçın özeti; Galatasaray çok rahat kazanacağı maçtan bir puan aldığı için sevinmeli. İkinci yarı ev sahibi takım daha etkiliydi. Son dakikalarda iyi vuruş yapabilseler maçı alabilirlerdi. Her iki kaleci de kurtarışları ile öne çıktılar. Kalecilerin öne çıkması, takımların nasıl oynadığını da ortaya koyuyor…