Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Kulüpler uzun süredir yayıncı kuruluşla sorun yaşıyor. Çözümsüzlüğe giden temel neden ihale şartlarına uyulmaması.
Katarlı şirket beIN Sports, sürekli indirimler yaparak kulüplerin en önemli gelir kaynağını kesiyor.

Geçen yıl ödemesi gereken ücretin 142 milyonunun üzerine yattı! Bunun dışında sözleşmeye göre sezon başında yapılması öngörülen %25’lik ödemede bugüne dek yapılmadı.

Yeni başkan Ahmet Ağaoğlu, ilk toplantısında yayın sorunu başta olmak üzere tüm konuları masaya yatırdı. Kulüplerin ortak görüşü, artık “bıçak kemiğe dayandı” şeklinde. Dayanacak güçleri kalmadığı ortada. Yeni transferler, büyük ölçü de yayıncı kuruluş tarafından yapılacak ödemelerle şekillenecek.

Sezonun başlamasına az bir süre kala, Futbol Federasyonu'nu harekete geçirmek için bir mektup kaleme alındığı ve bunun en önemli maddesinin ise “Gerekirse maçlara çıkmayız” olduğu öğrenildi.

Bugüne dek, bu tür bir sert mektup ya da uyarı yapılmamıştı.

Kulüplerin federasyona gönderdiği mektupta, Merkez Hakem Komitesi ve kurulların seçiminde belirli kriterlerin olması hatta bunun kulüpler ile müzakere edilmesi de yer aldı.

Kulüpler baştan beri yabancı futbolcu sayısı konusunda federasyonla anlaşamıyor. Bu nedenle yabancı futbolcu sorunu; bir kez daha gündeme gelerek, kulüplerin isteği doğrultusunda karara bağlansın istendi.

Maçların yayınıyla ilgili yaşanan olumsuzlukların giderilmesi için, şirketleşmeye gitme ve yayın ihalesine girme kararı ise beklenen bir gelişmeydi.

4 maddelik mektup federasyonu harekete geçirir mi, bekleyip göreceğiz.

Şurası bir gerçek ki, işler yürümüyor. Parasızlık herkesin belini bükmüş durumda. Kulüplerin ayakta kalması için yapılan önerilerin dikkate alınması gerekiyor.

Katarlı şirkete nasıl bir yaptırım uygulanabilir sorusunu daha önce dile getirmiştik. İhale şartnamesine göre verilen teminat mektubunun kullanılması bir seçenekti. Ancak bu teminat mektubunun ortadan yok olduğunu yazdık. Bugüne dek konuyla ilgili bir açıklama yapılmadı.

Öğrendiğimiz kadarıyla, teminat mektubunun kullanılmasının mümkün olmadığı söyleniyor. Hukuki bir durum. Federasyon bu sorunu çözme adına mahkemeye gidebilir mi? Bu da başka bir bilmece…

Kulüp başkanları ile yaptığımız görüşmelerde ortaya çıkan sonuç: “Federasyon bizim adımıza görev yapıyor. Bu nedenle kulüplerin hakkını korumak ve savunmak zorunda.”

Hatta 4 büyük kulüp başkanı (Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor) bir araya gelerek, “Ne gerekiyorsa yapalım” kararı almakla karşı karşıyalar.

Gelişmeleri izliyoruz. Bu işin sonu karakola mı, mahkemeye mi gider? Yoksa bir orta yol bulunur mu?

Ya da bakanlık bir kez daha devreye girerek, arabuluculuk yapar mı? Soruların yanıtını vermek zor gözüküyor.

Futbol Federasyonu için zor günler diyebiliriz. Ya kulüplerin yanında yer alacak. Ya da daha önce olduğu gibi bildiğini okuyacak.

Ancak Kulüpler Birliği’nin mektubundan anladığımız kadarıyla, “Kulüpler lehine bir karar alınmaz ise, sonuna kadar direneceğiz” vurgusu bu güne dek gördüğümüz en somut ve ciddi kararlılık olarak gözüküyor…

Kulüpler Birliği yeni başkanını seçti. Trabzonspor Kulüp Başkanı Ahmet Ağaoğlu yeni göreve başlarken, birikmiş sorunların çözümü için başkanlarla uzun bir görüşme yaptı.

Çözüm bekleyen yayın sorunu ve ödenmeyen paralar karşısında nasıl bir tutum takınılacağı tartışmanın ana konusuydu. Kulüplerin ortak görüşü yayıncı kuruluşun yükümlülüklerini yerine getirmesi şeklinde oldu.

KULÜPLER BİRLİĞİ'NİN TFF'YE YOLLADIĞI MEKTUBUN TAM METNİ ŞÖYLE:

"Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı'na;

Aşağıda yer alan başlıklarda Türkiye Futbol Federasyonu tarafından alınan kararların ve yapılmakta olan uygulamaların yeniden gözden geçirilerek, bu hususlarda alınmış kararlardan aşağıda imzası bulunan kulüplerimizin talebi doğrultusunda geri dönülmesi ve yine kulüplerimizin istekleri doğrultusunda yeniden karar alınması talebimizi bilgilerinize sunarız.

- Türkiye Futbol Federasyonu ile yayıncı kuruluş arasındaki ciddiyetten uzak ilişkilerden ötürü sözleşmenin sürekli tadil edilerek kulüplerimizin her sene finansal zarar görmesi,
- Merkez Hakem Kurulu, Disiplin Kurulu ve Tahkim Kurullarının atama ve işleyişleri,
- Yabancı oyuncu sayısındaki kulüplerimizin taleplerinin göz ardı edilmesi,
- Kulüp Lisans Talimatı kriterlerinin ülkemiz gerçekleri dışında kalması,

Türk futbolunun sürdürülebilir olmasını artık imkansız kılmıştır.

Tüm bu gelişmelerden ötürü aşağıda imzası bulunan Süper Lig Kulüpleri olarak Türkiye Futbol Federasyonu'nun Kulüpler Birliği'nin uygunluğu olmadan alacağı kararları kabul etmeyeceğimizi bildiririz.

Yayın ihale sürecinin dünyada başarılı örneklerinde olduğu gibi tarafımızca yapılması ve yönetilmesi gerekliliğini öngörmekteyiz. Bu nedenle yayın ihalesinin tüm süreçlerinde Kulüpler Birliği'nin onayının aranmasını talep ediyoruz. Ayrıca gerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gerekse Kamu Denetçileri Kurumu'nun tavsiye kararı doğrultusunda; Türk futbol yargı sisteminin bağımsız ve Genel Kurul tarafından seçilerek oluşturulması, Merkez Hakem Kurulu'nda liyakatin esas olması, sistemle alınan kararların şeffaf olması, yabancı oyuncu sayısı konusunda alınan karardan ivedilikle geri dönülmesi, Kulüp lisans Talimatı kriterlerinin pandemi koşullarının oluşturduğu etki ve kulüplerimiz gerçekleri doğrultusunda yeniden oluşturulması, daha önce Kulüpler Birliği olarak başkanlığınıza ilettiğimiz ve cevap alamadığımız ya da olumsuz cevap aldığımız tüm resmi başvurularımızın yeniden değerlendirilmesi taleplerimizi bilgilerinize arz ederiz.

Bu taleplerimizin kabul görmemesi halinde, Türk futbolunun sürdürülebilirlikten uzak olacağı gerçeği göz önüne alınarak aşağıda imzası olan kulüpler olarak müsabakalara çıkmama dahil tüm seçenekleri değerlendireceğimizi bilgilerinize arz ederiz.

Saygılarımızla."