Kaybedilen Galatasaray maçı sonrası, teknik direktör tartışması yaşayan Fenerbahçe’den Antalyaspor karşısında farklı bir oyun bekleniyordu… Ne yazık ki, oyuncu grubu maça ağırlığını koyamadı. Coşkusu olmayan istek ve arzusu düşük bir karşılaşma izledik…

Oyuna karakter koyan futbolcu yoktu. Halbuki, bu tür maçlar da bir ya da birkaç oyuncunun ortaya çıkması beklenir. Skoru değiştirecek hamleleri yapacak oyuncular mesela…

İsyan edecek diye nitelendireceğimiz bir çıkış göremedik. Mücadele olarak iyi gözükseler de, skora yansıyan pozisyonlar yoktu…

Dış etkenler ne olursa olsun, futbolcuların herhangi bir bahaneye sığınmalarını anlamak mümkün değil. Fenerbahçe’nin büyüklüğüne yakışmayan bir karşılaşma izledik. Seyir zevki olmayan, izleyenleri heyecanlandırmayan bir oyun yapısı vardı sahada. Çabuk oynamayan, çok yan pas yapan, rakip savunmayı zorlayan pozisyon zenginliği yoktu. Sağ ve sol açığı olmayan bir takım var. Sağ bek diye bu kez Dirar forma giymişti. 34 yaşındaki ağır bir oyuncu olan Podolski karşısında resmen döküldü…

SAVUNMA SORUNU SÜRÜYOR

Savunma yine adam tutmak ve alan paylaşımında hatalar yaptı. Yenilen goller bunun en somut göstergesiydi…

Kapanan takımlara karşı bir oyun planı göremedik. Yeni bir diziliş denendi. Serdar dışında farklı isimlerden oluşan bir savunma yine hatalar yaptı. Bir takım savunmayı yapamıyorsa, işi baştan kaybetmiş sayılır. Şampiyonluğa oynayan takım öncelikle defansını iyi kurmalı. Bu her takım için vazgeçilmez koşuldur…

Şimdi Sarı-Lacivertlilerin önünde Trabzonspor ile oynayacakları kupa maçı var. Şampiyonluk umudunu büyük ölçüde yitiren Fenerbahçe’nin bu oyunla kupayı kazanmasını beklemek çok zor…

İşin bir başka yanı ise, Fenerbahçe’nin bu haftadan sonra oynayacağı 5 kolay maç var. Kağıt üzerinde bu maçları alması mümkün gibi gözüküyor. Ancak, Antalyaspor karşısında izlediğimiz coşkusuzluk açıkçası umut vermiyor… Bu ışığı görebilsek, liderle arasında ki 9 puan farkına rağmen iyi şeyler düşünebilirdik…

Antalyaspor karşısında ilk yarıyı 1-0 önde kapatma avantajını, ikinci yarı başlar başlamaz dezavantaja çevirdiler. Arka arkaya yedikleri goller tamamen savunma hatasıydı. Dikkat çeken bir başka durum ise, orta alan oyuncularının savunmaya geri dönüşleri çok yavaştı… Bu kadar kırılgan bir takımdan fazla bir şey beklemek, iyimserlik olur…

UZUN SÜREDİR OYNAMAYAN OYUNCULAR ETKİLİYDİ

Mehmet Ekici’nin neredeyse bir sezondur forma giymediğini bilmeyen yoktur. 90 dakika sahada kalan Mehmet elinden geldiğince oynamaya çalıştı. Uzun süredir forma giymeyen bir oyuncudan fazla bir etkinlik beklemek haksızlık olur. Pozisyon yaratma sorunu yaşayan Fenerbahçe aldığı bir puana sevinmeli mi?...
Kazanabilse başka bir senaryo gündeme gelebilirdi açıkçası…
Beraberlik golünü atan ve ortayı yapan iki oyuncunun uzun süredir forma şansı bulmayışı da bir başka dikkat çeken durumdu. Bunların yanıtını verecek tek isim teknik direktör Ersun Yanal’dır. Eldeki, oyuncu grubundan en olumlu şekilde yararlanmak teknik direktörün işi elbette. Kadro yapısının sorgulanmasının temel nedeni Antalyaspor maçında bir kez daha kendini gösterdi…