Habertürk yazarı Esra Boğazlıyan’ın moderatörlüğünü üstlendiği oturumda; İTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nden Prof. Dr. Azime Tezer, su politikaları uzmanı Dursun Yıldız,  Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı Kıdemli Danışmanı Hitoshi Baba, İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu konuştu.  Afete karşı dirençli şehirler kurulması gerektiğinin altını çizen uzmanlar,  özellikle İstanbul’daki plansız yapılaşmaya ve riskli yapılara dikkat çekti.

 

 ‘TOPLANMA ALANLARI KAPALI OLMALI’

Su politikaları uzmanı  Dursun Yıldız, deprem sonrasında yaşanabilecek su sıkıntısı için dikkat çeken bilgiler verdi: “Deprem sonrasında 2.5 milyon insan evsiz ve susuz kalma tehlikesiyle karşı karşıya. İstanbul’daki su kaynaklarının, arıtma tesislerinin 3/2’si zarar görecek. Deprem sonrası çıkacak yangınlar için de su gerekli. Zira 3 bin yangın çıkacağına dair senaryolar var. Dünyada deniz suyu kullanarak yangın söndürme örnekleri var. İstanbul’da su yönetimi master planı hazırlanıyor. Depremde su yönetimi çok önemli.”

Oturumda konuşan Mikdat Kadıoğlu da İstanbul için kabul edilemez, yönetilemez riskler olduğunu anlattı: “İstanbul’da 34 bin bina ağır hasarlı olacak.  Afet yönetimi bu 34 bini 34’e indirmektir. Biz parayı risk azaltmaya değil, müdahaleye harcıyoruz.” Mikdat Kadıoğlu,  5.8’lik depremin ardından çok tartışılan toplanma alanları konusunda da çarpıcı bir açıklama yaptı: “Park ve bahçeler 1. Derece toplanma alanı değildir. Kapalı toplanma alanları olmalı. Toplanma alanlarında su tankları, foseptik olmalı.”